Okulumuzu gezmeye devam ediyoruz; ama bu hafta yalnızca anlatmakla kalmayıp okulda iletişim kuruyoruz. Bir arkadaşımızdan kapıyı açmasını, öğretmenimizden bir kâğıt almayı ya da kalemimizi uzatmayı Arapça söyleyeceğiz: اِفْتَحْ, أَغْلِقْ, خُذْ, أَعْطِ. Ricalarımıza مِنْ فَضْلِكَ (lütfen) ekleyecek, bize yöneltilen ricalara بِسُرُورٍ (memnuniyetle) diye cevap vereceğiz. Okula yeni gelen bir öğrenciye kütüphanenin, mescidin ve laboratuvarın yerini tarif edecek, okul günümüzü ثُمَّ (sonra) gibi bağlaçlarla akıcı bir şekilde sıralayacağız. Haftayı ve dönemi, öğrendiklerimizi yansıttığımız bir 'Yapabiliyorum' çalışmasıyla kapatacağız.
Okulda Yönergeler: İftah, Ağlik, Huz, A'ti
Okulda gün boyunca birbirimize küçük ricalar ve yönergeler iletiriz: 'Kapıyı aç', 'Pencereyi kapat', 'Defteri al', 'Kalemi ver'. Arapçada karşımızdaki kişiye bir işi yapmasını söylerken emir fiil (fi'l-i emr) kullanılır. Geçen hafta 'ben' bildiren أَكْتُبُ, أَدْخُلُ gibi muzâri fiilleri öğrenmiştik; bu hafta doğrudan karşımızdakine seslenen biçimleri öğreniyoruz. Hedef fiillerimiz dört tanedir: اِفْتَحْ (aç), أَغْلِقْ (kapat), خُذْ (al) ve أَعْطِ (ver). Arapçada emir fiil, konuşulan kişinin cinsiyetine ve sayısına göre değişir: bir erkeğe اِفْتَحْ, bir kıza اِفْتَحِي, bir topluluğa اِفْتَحُوا denir. Plandaki اِفْتَحْ/ــي gösterimi de bu ayrımı anlatır: eğik çizginin sağındaki ek, kıza seslenirken eklenen ـي harfidir.
Emir fiil, 'sen' anlamı taşıyan muzâri fiilden türetilir. تَفْتَحُ (açarsın) fiilinin başındaki تَ atılır, son harf cezmlenir; ilk harf sakin kaldığı için okunabilmesi amacıyla başa bir elif eklenir: تَفْتَحُ → اِفْتَحْ. Bu elifin harekesi, muzârideki orta harfin harekesine bağlıdır. Orta harf üstün ya da esre ise elif esreyle okunur: تَذْهَبُ → اِذْهَبْ (git), تَرْجِعُ → اِرْجِعْ (dön). Orta harf ötre ise elif ötreyle okunur: تَكْتُبُ → اُكْتُبْ (yaz), تَدْخُلُ → اُدْخُلْ (gir), تَخْرُجُ → اُخْرُجْ (çık). Bu elif vasl elifidir; cümlenin başında okunur, ortasında ise okunmaz: يَا عَلِيُّ وَافْتَحْ ifadesinde 've'ftah' diye bağlanarak söylenir.
Geçmiş zamanı dört harfli olan أَغْلَقَ (kapattı) ve أَعْطَى (verdi) fiillerinde durum farklıdır. Bunların muzârisi ötreyle başlar: تُغْلِقُ, تُعْطِي. Emir yapılırken başa üstünlü bir kat' hemzesi gelir ve bu hemze cümlenin neresinde olursa olsun okunur: أَغْلِقْ, أَعْطِ. أَعْطِ fiilinde muzârinin sonundaki ي harfi emirde düşer ve son harf esreyle kalır; kıza söylerken ي geri gelir: أَعْطِي. 'Bana ver' demek için sona نِي eklenir: أَعْطِنِي (erkeğe), أَعْطِينِي (kıza). خُذْ ise أَخَذَ (aldı) fiilinin düzensiz emridir; elif almaz ve kısa biçimiyle ezberlenir: خُذْ, خُذِي, خُذُوا. Topluluk biçimlerinde sona eklenen وا grubundaki elif yazılır ama okunmaz.
| Geçmiş | Muzâri (Sen) | Erkeğe | Kıza | Topluluğa | Anlamı |
|---|---|---|---|---|---|
| فَتَحَ | تَفْتَحُ | اِفْتَحْ | اِفْتَحِي | اِفْتَحُوا | aç |
| أَغْلَقَ | تُغْلِقُ | أَغْلِقْ | أَغْلِقِي | أَغْلِقُوا | kapat |
| أَخَذَ | تَأْخُذُ | خُذْ | خُذِي | خُذُوا | al |
| أَعْطَى | تُعْطِي | أَعْطِ | أَعْطِي | أَعْطُوا | ver |
| ذَهَبَ | تَذْهَبُ | اِذْهَبْ | اِذْهَبِي | اِذْهَبُوا | git |
| كَتَبَ | تَكْتُبُ | اُكْتُبْ | اُكْتُبِي | اُكْتُبُوا | yaz |
| دَخَلَ | تَدْخُلُ | اُدْخُلْ | اُدْخُلِي | اُدْخُلُوا | gir |
Rica Et, Memnuniyetle Karşıla: Min Fadlik ve Bi-Surûr
Emir fiil tek başına söylendiğinde kesin bir buyruk gibi duyulabilir. Okulda arkadaşlarımızla ve öğretmenlerimizle konuşurken ricamızı nazikçe dile getirmek isteriz. Bunun için cümlenin sonuna مِنْ فَضْلِكَ (lütfen) ekleriz. Bu ifade de konuşulan kişiye göre değişir: erkeğe مِنْ فَضْلِكَ (min fadlike), kıza مِنْ فَضْلِكِ (min fadliki) denir. Seslenmek için ismin başına يَا getirilir: يَا عَلِيُّ، اِفْتَحِ الْبَابَ مِنْ فَضْلِكَ (Ali, kapıyı aç lütfen), يَا مَرْيَمُ، أَغْلِقِي النَّافِذَةَ مِنْ فَضْلِكِ (Meryem, pencereyi kapat lütfen). Öğretmenimize seslenirken يَا أُسْتَاذُ (erkek öğretmen) ya da يَا أُسْتَاذَةُ (kadın öğretmen) deriz.
Bu dersin hedef sosyal ifadesi بِسُرُورٍ kelimesidir. Kelime, 'ile' anlamındaki بِـ harf-i ceri ile 'sevinç, mutluluk' anlamındaki سُرُورٌ isminden oluşur; kelime kelime 'sevinçle' demektir ve Türkçede 'memnuniyetle, seve seve, tabii ki' karşılığını taşır. Bir arkadaşımız bizden bir şey rica ettiğinde ya da öğretmenimiz bir görev verdiğinde بِسُرُورٍ diyerek isteği gönül hoşluğuyla kabul ettiğimizi gösteririz: اِفْتَحِ النَّافِذَةَ مِنْ فَضْلِكَ. - بِسُرُورٍ يَا أُسْتَاذُ. İstenen şeyi uzatırken تَفَضَّلْ (erkeğe) ya da تَفَضَّلِي (kıza) 'buyur' deriz. Teşekkür için شُكْرًا ya da شُكْرًا جَزِيلًا (çok teşekkürler), teşekküre cevap için عَفْوًا (rica ederim) kullanılır. Böylece rica-kabul-teşekkür-cevap zinciri tamamlanır.
Yönergeleri doğru seslendirmek için bir okunuş inceliğine dikkat etmeliyiz. Erkeğe söylenen emir fiil cezmle (sükûnla) biter. Ardından ال ile başlayan bir isim gelirse iki sakin harf yan yana gelir; Arapça bunu sevmediği için fiilin sonundaki cezm esreye döner: اِفْتَحْ + الْبَابَ → اِفْتَحِ الْبَابَ (iftahi'l-bâbe), أَغْلِقِ النَّافِذَةَ (ağliki'n-nâfizete), خُذِ الدَّفْتَرَ (huzi'd-deftere). Nesne olan isim üstünle okunur. Kıza söylenen biçimde fiil zaten ي ile bittiği için yazıda değişiklik olmaz: اِفْتَحِي الْبَابَ. Bir işi yapmamasını rica etmek için muzârinin başına لَا getirilir ve son harf cezmlenir: لَا تَفْتَحِ النَّافِذَةَ (Pencereyi açma), لَا تَخْرُجْ مِنَ الصَّفِّ (Sınıftan çıkma).
| Durum | Arapça | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| Rica (erkeğe) | اِفْتَحِ الْبَابَ مِنْ فَضْلِكَ | iftahi'l-bâbe min fadlike | Kapıyı aç lütfen. |
| Rica (kıza) | أَغْلِقِي النَّافِذَةَ مِنْ فَضْلِكِ | ağlikî'n-nâfizete min fadliki | Pencereyi kapat lütfen. |
| Rica (bana) | أَعْطِنِي الْقَلَمَ مِنْ فَضْلِكَ | a'tinî'l-kaleme min fadlike | Kalemi bana ver lütfen. |
| Kabul | بِسُرُورٍ | bi-surûrin | Memnuniyetle, seve seve. |
| Uzatırken | تَفَضَّلْ / تَفَضَّلِي | tefaddal / tefaddalî | Buyur. |
| Teşekkür | شُكْرًا جَزِيلًا | şukran cezîlen | Çok teşekkürler. |
| Cevap | عَفْوًا | afven | Rica ederim. |
| Olumsuz rica | لَا تَخْرُجْ مِنَ الصَّفِّ | lâ tahruc mine's-saffi | Sınıftan çıkma. |
Okulumda Yol Tarifi: Mekânların Konumunu Anlatmak
Geçen hafta أَيْنَ ...؟ sorusuna فِي ile cevap vermeyi öğrenmiştik: الْمُدَرِّسُ فِي الْمُخْتَبَرِ. Ancak okula yeni gelen bir öğrenci kütüphanenin hangi katta ve neyin yanında olduğunu da bilmek ister. Bunun için yer zarflarını kullanırız: أَمَامَ (önünde), خَلْفَ (arkasında), بِجَانِبِ (yanında), بَيْنَ ... وَ... (... ile ... arasında), مُقَابِلَ (karşısında). Bu kelimeler kendilerinden sonraki isimle bir tamlama kurar; bu yüzden ardından gelen isim esreli okunur: الْمَسْجِدُ بِجَانِبِ الْحَدِيقَةِ (Mescit bahçenin yanındadır), الْمَقْصِفُ مُقَابِلَ الْمَلْعَبِ (Kantin spor sahasının karşısındadır), الْمُخْتَبَرُ بَيْنَ الْمَكْتَبَةِ وَغُرْفَةِ الْمُدَرِّسِينَ (Laboratuvar kütüphane ile öğretmenler odasının arasındadır).
Okul binalarında mekânlar farklı katlarda bulunur. Kat anlamındaki kelime طَابِقٌ kelimesidir: الطَّابِقُ الْأَرْضِيُّ (zemin kat), الطَّابِقُ الْأَوَّلُ (birinci kat), الطَّابِقُ الثَّانِي (ikinci kat). Bulunma bildirdiği için yine فِي ile kullanılır ve esreli okunur: الْمَكْتَبَةُ فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ (Kütüphane birinci kattadır), الْمَسْجِدُ فِي الطَّابِقِ الْأَرْضِيِّ (Mescit zemin kattadır). Yön bildirmek için عَلَى الْيَمِينِ (sağda) ve عَلَى الْيَسَارِ (solda) ifadeleri kullanılır: الْمَقْصِفُ عَلَى الْيَمِينِ. Uzaklık ve yakınlık için قَرِيبٌ مِنْ (-e yakın) ve بَعِيدٌ عَنْ (-den uzak) kalıpları vardır; bunlar sıfat olduğu için nitelenen mekânın cinsiyetine uyar: الْمَكْتَبَةُ قَرِيبَةٌ مِنَ الصَّفِّ, الْمَلْعَبُ بَعِيدٌ عَنِ الْمَسْجِدِ.
Bir yol tarifinde bu bölümde öğrendiğimiz emir fiiller ile yer ifadeleri birleşir. Okula yeni gelen bir erkek öğrenciye şöyle deriz: اُدْخُلْ مِنَ الْبَابِ الْكَبِيرِ، ثُمَّ اِذْهَبْ مُسْتَقِيمًا. الْمَكْتَبَةُ عَلَى الْيَسَارِ. (Büyük kapıdan gir, sonra dümdüz git. Kütüphane soldadır.) Aynı tarifi bir kız öğrenciye yaparken fiiller değişir: اُدْخُلِي مِنَ الْبَابِ الْكَبِيرِ، ثُمَّ اِذْهَبِي مُسْتَقِيمًا. Buradaki مُسْتَقِيمًا 'dümdüz, doğruca' anlamında bir zarftır ve tıpkı صَبَاحًا gibi tenvinli üstün alır. Tarifin sonunda karşımızdaki kişi teşekkür ederse عَفْوًا deriz; yanında gitmeyi teklif etmek için de بِسُرُورٍ، أَذْهَبُ مَعَكَ (Memnuniyetle, seninle gelirim) diyebiliriz.
| Arapça | Okunuşu | Anlamı | Okul Bağlamında Örnek |
|---|---|---|---|
| أَمَامَ | emâme | önünde | الطُّلَّابُ أَمَامَ الْمَدْرَسَةِ (Öğrenciler okulun önündedir.) |
| خَلْفَ | halfe | arkasında | الْمَلْعَبُ خَلْفَ الْمَدْرَسَةِ (Spor sahası okulun arkasındadır.) |
| بِجَانِبِ | bi-cânibi | yanında | الْمَكْتَبَةُ بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ (Kütüphane laboratuvarın yanındadır.) |
| بَيْنَ ... وَ... | beyne ... ve ... | arasında | الْمَسْجِدُ بَيْنَ الْبَابِ وَالْحَدِيقَةِ (Mescit kapı ile bahçe arasındadır.) |
| مُقَابِلَ | mukâbile | karşısında | الْمَقْصِفُ مُقَابِلَ الْمَلْعَبِ (Kantin spor sahasının karşısındadır.) |
| عَلَى الْيَمِينِ | ale'l-yemîni | sağda | غُرْفَةُ الْمُدِيرِ عَلَى الْيَمِينِ (Müdürün odası sağdadır.) |
| عَلَى الْيَسَارِ | ale'l-yesâri | solda | الْمَكْتَبَةُ عَلَى الْيَسَارِ (Kütüphane soldadır.) |
| فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ | fi't-tâbiki'l-evveli | birinci katta | الْمُخْتَبَرُ فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ (Laboratuvar birinci kattadır.) |
Okul Günümü Sıralıyorum: Evvelen, Summe, Ba'de Zâlike
Geçen hafta okul günümüzü tek tek cümlelerle anlatmıştık: أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحًا, أُصَلِّي فِي الْمَسْجِدِ ظُهْرًا. Bu hafta bu cümleleri sıralama bağlaçlarıyla birbirine bağlayarak akıcı bir anlatım oluşturuyoruz. İlk işi bildirmek için أَوَّلًا (önce, ilk olarak), ardından gelen işler için ثُمَّ (sonra) ve بَعْدَ ذَلِكَ (bundan sonra), son işi bildirmek için وَأَخِيرًا (ve son olarak) kullanılır: أَوَّلًا أَخْرُجُ مِنَ الْبَيْتِ، ثُمَّ أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ، بَعْدَ ذَلِكَ أَدْخُلُ الصَّفَّ، وَأَخِيرًا أُسَلِّمُ عَلَى الْمُدَرِّسِ. (Önce evden çıkarım, sonra okula giderim, bundan sonra sınıfa girerim ve son olarak öğretmene selam veririm.)
وَ ile ثُمَّ arasında ince bir fark vardır. وَ (ve) iki işi yalnızca birbirine ekler; işlerin hangi sırayla yapıldığını kesin olarak bildirmez: أَقْرَأُ وَأَكْتُبُ (Okurum ve yazarım). ثُمَّ ise bir işin öbüründen sonra yapıldığını açıkça gösterir: أَقْرَأُ الدَّرْسَ ثُمَّ أَكْتُبُ الْوَاجِبَ (Dersi okurum, sonra ödevi yazarım). Okul günümüzü daha ayrıntılı anlatmak için bazı zaman ifadeleri de ekleriz: قَبْلَ الدَّرْسِ (dersten önce), بَعْدَ الدَّرْسِ (dersten sonra), فِي الِاسْتِرَاحَةِ (teneffüste), كُلَّ يَوْمٍ (her gün). قَبْلَ ve بَعْدَ de yer zarfları gibi tamlama kurar; ardından gelen isim esrelidir: أَقْرَأُ فِي الْمَكْتَبَةِ بَعْدَ الدَّرْسِ (Dersten sonra kütüphanede okurum).
Cümle kurarken kullanışlı bir sıra izleyebiliriz: fiil + (harf-i cer) + mekân + zaman. Örneğin أَذْهَبُ + إِلَى الْمَقْصِفِ + فِي الِاسْتِرَاحَةِ: 'Teneffüste kantine giderim.' Bir arkadaşımızın gününü öğrenmek için مَاذَا (ne?) soru kelimesini 'sen' bildiren fiille kullanırız: erkeğe مَاذَا تَفْعَلُ صَبَاحًا؟ (Sabahleyin ne yaparsın?), kıza مَاذَا تَفْعَلِينَ ظُهْرًا؟ (Öğleyin ne yaparsın?). Cevap, öğrendiğimiz birinci tekil fiillerle verilir: أُصَلِّي فِي الْمَسْجِدِ ظُهْرًا. Böylece أَيْنَ ile yeri, مَتَى ile zamanı, مَاذَا ile işi sorarak bir okul gününü baştan sona konuşabiliriz.
| Sıra | Bağlaç / Zaman | Örnek Cümle | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| 1 | أَوَّلًا + صَبَاحًا مُبَكِّرًا | أَوَّلًا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحًا مُبَكِّرًا | Önce sabah erkenden okula giderim. |
| 2 | ثُمَّ | ثُمَّ أَدْخُلُ الصَّفَّ | Sonra sınıfa girerim. |
| 3 | فِي الِاسْتِرَاحَةِ | أَذْهَبُ إِلَى الْمَقْصِفِ فِي الِاسْتِرَاحَةِ | Teneffüste kantine giderim. |
| 4 | بَعْدَ ذَلِكَ + ظُهْرًا | بَعْدَ ذَلِكَ أُصَلِّي فِي الْمَسْجِدِ ظُهْرًا | Bundan sonra öğleyin mescitte namaz kılarım. |
| 5 | بَعْدَ الدَّرْسِ | أَقْرَأُ فِي الْمَكْتَبَةِ بَعْدَ الدَّرْسِ | Dersten sonra kütüphanede okurum. |
| 6 | وَأَخِيرًا + مَسَاءً | وَأَخِيرًا أَرْجِعُ إِلَى الْبَيْتِ مَسَاءً | Ve son olarak akşamleyin eve dönerim. |
Dinleme-Okuma Metni: Yeni Öğrenciye Okulu Tanıtıyorum
Bu haftanın dinleme ve okuma metni, okula yeni gelen Hasan ile okulu iyi tanıyan Yusuf arasında geçen bir diyalogdur. Metni dinlemeden önce kendimize hazırlık soruları soralım: Yeni gelen biri okulda neleri merak eder? Hangi mekânların yerini sorar? Hangi nezaket ifadelerini duymayı bekleriz? Ardından metni okuyalım: Hasan: اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ. أَنَا طَالِبٌ جَدِيدٌ، اِسْمِي حَسَنٌ. أَيْنَ الصَّفُّ التَّاسِعُ مِنْ فَضْلِكَ؟ Yusuf: وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ، أَهْلًا وَسَهْلًا. الصَّفُّ التَّاسِعُ فِي الطَّابِقِ الثَّانِي. Hasan: وَأَيْنَ الْمَكْتَبَةُ؟ Yusuf: الْمَكْتَبَةُ فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ، بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ. هِيَ كَبِيرَةٌ وَوَاسِعَةٌ. أَقْرَأُ فِيهَا فِي الِاسْتِرَاحَةِ. Hasan: وَأَيْنَ الْمَسْجِدُ؟ Yusuf: الْمَسْجِدُ فِي الطَّابِقِ الْأَرْضِيِّ، بِجَانِبِ الْحَدِيقَةِ. أُصَلِّي فِيهِ ظُهْرًا. Hasan: وَأَيْنَ الْمُدَرِّسُ؟ Yusuf: هُوَ فِي غُرْفَةِ الْمُدَرِّسِينَ. يَا حَسَنُ، أَغْلِقِ الْبَابَ مِنْ فَضْلِكَ. Hasan: بِسُرُورٍ. شُكْرًا جَزِيلًا يَا يُوسُفُ. Yusuf: عَفْوًا.
Türkçesi: Hasan: 'Selamün aleyküm. Ben yeni bir öğrenciyim, adım Hasan. Dokuzuncu sınıf nerede, lütfen?' Yusuf: 'Aleyküm selam, hoş geldin. Dokuzuncu sınıf ikinci kattadır.' Hasan: 'Ya kütüphane nerede?' Yusuf: 'Kütüphane birinci katta, laboratuvarın yanındadır. Büyük ve geniştir. Teneffüste orada okurum.' Hasan: 'Ya mescit nerede?' Yusuf: 'Mescit zemin katta, bahçenin yanındadır. Öğleyin orada namaz kılarım.' Hasan: 'Ya öğretmen nerede?' Yusuf: 'O, öğretmenler odasında. Hasan, kapıyı kapat lütfen.' Hasan: 'Memnuniyetle. Çok teşekkürler Yusuf.' Yusuf: 'Rica ederim.' Metindeki فِيهَا 'onda (dişil)' ve فِيهِ 'onda (eril)' anlamındadır: فِيهَا kütüphaneye, فِيهِ mescide işaret eder.
Metni anlamlandırmak için bilgileri bir araya getirelim. Mekân ve konum: dokuzuncu sınıf ikinci katta; kütüphane birinci katta, laboratuvarın yanında; mescit zemin katta, bahçenin yanında; öğretmen öğretmenler odasında. Nitelik: kütüphane كَبِيرَةٌ وَوَاسِعَةٌ. Eylem ve zaman: Yusuf teneffüste kütüphanede okur, öğleyin mescitte namaz kılar. Nezaket: مِنْ فَضْلِكَ, بِسُرُورٍ, شُكْرًا جَزِيلًا, عَفْوًا. Metne dayalı sorular ve cevapları: هَلْ حَسَنٌ طَالِبٌ جَدِيدٌ؟ → نَعَمْ، هُوَ طَالِبٌ جَدِيدٌ; أَيْنَ الْمَكْتَبَةُ؟ → فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ، بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ; مَتَى يُصَلِّي يُوسُفُ؟ → يُصَلِّي ظُهْرًا. Yusuf'tan söz ederken 'o kılar' anlamındaki يُصَلِّي kullanıldığına dikkat edin.
| Soru | Metne Göre Cevap | Türkçesi |
|---|---|---|
| أَيْنَ الصَّفُّ التَّاسِعُ؟ | فِي الطَّابِقِ الثَّانِي | Dokuzuncu sınıf nerede? - İkinci katta. |
| أَيْنَ الْمَكْتَبَةُ؟ | بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ | Kütüphane nerede? - Laboratuvarın yanında. |
| كَيْفَ الْمَكْتَبَةُ؟ | هِيَ كَبِيرَةٌ وَوَاسِعَةٌ | Kütüphane nasıl? - Büyük ve geniş. |
| أَيْنَ الْمَسْجِدُ؟ | بِجَانِبِ الْحَدِيقَةِ | Mescit nerede? - Bahçenin yanında. |
| مَتَى يُصَلِّي يُوسُفُ؟ | يُصَلِّي ظُهْرًا | Yusuf ne zaman namaz kılar? - Öğleyin. |
| مَاذَا قَالَ حَسَنٌ لِيُوسُفَ؟ | بِسُرُورٍ، شُكْرًا جَزِيلًا | Hasan Yusuf'a ne dedi? - Memnuniyetle, çok teşekkürler. |
Dönem Sonu Yansıtma: Okulumu Yazıyorum, Okulumu Konuşuyorum
Birinci dönemin sonuna geldik. Okuldayım ünitesi kapsamında önce Sınıfım dersinde sınıf eşyalarını, işaret isimlerini, renkleri, 1-12 sayılarını, çoğul isimleri ve sahiplik diyaloglarını öğrendik. Ardından Okulum dersinde okulun mekânlarını, birinci tekil şahıs fiilleri, أَيْنَ ...؟ فِي ... kalıbını, كَبِيرٌ ve وَاسِعٌ sıfatlarını, günün vakitlerini ve bu hafta da emir fiilleri, بِسُرُورٍ ifadesini, yol tarifini ve sıralama bağlaçlarını ekledik. Şimdi bu bilgileri bir araya getirerek hem yazılı hem sözlü olarak kendimizi ifade etme zamanı. Yansıtma, yalnızca 'neyi öğrendim?' sorusunu değil, 'neyi yapabiliyorum, nerede zorlanıyorum, ne hissediyorum?' sorularını da cevaplamaktır.
Yazma çalışması için bir model paragraf: اِسْمِي مَرْيَمُ. أَنَا طَالِبَةٌ فِي الصَّفِّ التَّاسِعِ. مَدْرَسَتِي كَبِيرَةٌ وَجَمِيلَةٌ. الْمَكْتَبَةُ فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ، وَهِيَ وَاسِعَةٌ. أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحًا مُبَكِّرًا، ثُمَّ أَدْخُلُ الصَّفَّ وَأُسَلِّمُ عَلَى صَدِيقَاتِي. أَقْرَأُ فِي الْمَكْتَبَةِ فِي الِاسْتِرَاحَةِ، وَأَرْجِعُ إِلَى الْبَيْتِ مَسَاءً. أُحِبُّ مَدْرَسَتِي كَثِيرًا. (Adım Meryem. Dokuzuncu sınıfta öğrenciyim. Okulum büyük ve güzeldir. Kütüphane birinci kattadır ve geniştir. Sabah erkenden okula giderim, sonra sınıfa girer ve arkadaşlarıma selam veririm. Teneffüste kütüphanede okurum, akşamleyin eve dönerim. Okulumu çok severim.) Kendi paragrafınızı yazarken şu sırayı izleyin: tanıtma, okulun nitelikleri, mekânlar ve konumları, sıralı bir okul günü, duygu cümlesi. Erkek öğrenciler طَالِبَةٌ yerine طَالِبٌ, صَدِيقَاتِي yerine أَصْدِقَائِي kullanmalıdır.
Konuşma ve öz değerlendirme için أَسْتَطِيعُ أَنْ... (... yapabilirim) kalıbını kullanırız. أَسْتَطِيعُ 'gücüm yeter, yapabilirim' anlamındadır; ardından gelen أَنْ ve fiil, yapabildiğimiz işi bildirir: أَسْتَطِيعُ أَنْ أَصِفَ مَدْرَسَتِي (Okulumu tanıtabilirim). Duygularımızı da basit cümlelerle ifade edebiliriz: أَنَا سَعِيدٌ فِي مَدْرَسَتِي (Okulumda mutluyum; kız öğrenci سَعِيدَةٌ der), أُحِبُّ دَرْسَ اللُّغَةِ الْعَرَبِيَّةِ (Arapça dersini severim). Dönemi kapatırken ünitenin veciz sözünü bir kez daha hatırlayalım: اَلْمَدْرَسَةُ مِفْتَاحُ النَّجَاحِ (Okul başarının anahtarıdır). Bir dönem boyunca öğrendiğimiz her kelime ve kalıp, bu anahtarın bir dişi gibidir; ikinci dönemde yeni kapılar açmak için onları kullanmaya devam edeceğiz.
| Beceri | Yapabiliyorum Cümlesi | Türkçesi |
|---|---|---|
| Okuma-anlamlandırma | أَسْتَطِيعُ أَنْ أَفْهَمَ نَصًّا عَنِ الْمَدْرَسَةِ | Okulla ilgili bir metni anlayabilirim. |
| Sözcük kullanma | أَسْتَطِيعُ أَنْ أَصِفَ مَدْرَسَتِي | Okulumu tanıtabilirim. |
| Konuşma-iletişim | أَسْتَطِيعُ أَنْ أَسْأَلَ عَنْ مَكَانِ الْمُدَرِّسِ | Öğretmenin yerini sorabilirim. |
| Dil bilgisi | أَسْتَطِيعُ أَنْ أُعْطِيَ تَعْلِيمَاتٍ بَسِيطَةً | Basit yönergeler verebilirim. |
| Yazma | أَسْتَطِيعُ أَنْ أَكْتُبَ عَنْ يَوْمِي فِي الْمَدْرَسَةِ | Okul günüm hakkında yazabilirim. |
| Sınıfım dersi | أَسْتَطِيعُ أَنْ أَعُدَّ مِنْ وَاحِدٍ إِلَى اثْنَيْ عَشَرَ | Birden on ikiye kadar sayabilirim. |
Örnekler
Örnek 1اِفْتَحِ الْبَابَ ve اُكْتُبِ الدَّرْسَ yönergelerini önce bir kız öğrenciye, sonra bütün sınıfa söylenecek şekilde dönüştürünüz.
Cevabı göster
1. adım: Erkeğe söylenen biçimdeki esre, ال ile başlayan nesne yüzünden cezmin değişmiş hâlidir; asıl biçimler اِفْتَحْ ve اُكْتُبْ. 2. adım: Kıza söylerken sona ـِي eklenir: اِفْتَحِي الْبَابَ (Kapıyı aç), اُكْتُبِي الدَّرْسَ (Dersi yaz). 3. adım: Topluluğa söylerken sona ـُوا eklenir: اِفْتَحُوا الْبَابَ, اُكْتُبُوا الدَّرْسَ. 4. adım: Baştaki elifin harekesi değişmez; اِفْتَحْ esreli, اُكْتُبْ ötreli kalır. Nesneler (الْبَابَ, الدَّرْسَ) üstünle okunur.
Örnek 2تَدْخُلُ, تَرْجِعُ ve تُغْلِقُ fiillerinden erkeğe söylenen emri türetiniz ve baştaki harekenin nedenini açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: تَدْخُلُ → تَ atılır, son harf cezmlenir: دْخُلْ. Orta harf (خ) ötreli olduğu için başa ötreli elif gelir: اُدْخُلْ (gir). 2. adım: تَرْجِعُ → رْجِعْ; orta harf (ج) esreli olduğu için elif esreli olur: اِرْجِعْ (dön). 3. adım: تُغْلِقُ dört harfli أَغْلَقَ fiilinden gelir; bu tür fiillerde başa üstünlü ve her zaman okunan kat' hemzesi gelir: أَغْلِقْ (kapat). 4. adım: Sonuç: اُدْخُلْ, اِرْجِعْ, أَغْلِقْ.
Örnek 3Ahmet, Zeynep'e şöyle diyor: 'Zeynep, kalemi bana ver lütfen.' Zeynep de kalemi uzatıp 'Memnuniyetle, buyur.' diyor. Bu konuşmayı Arapçaya çeviriniz.
Cevabı göster
1. adım: Seslenme يَا ile yapılır: يَا زَيْنَبُ. 2. adım: Konuşulan kişi kız olduğu için 'bana ver' أَعْطِينِي olur; nesne üstünlüdür: أَعْطِينِي الْقَلَمَ. 3. adım: 'Lütfen' kıza مِنْ فَضْلِكِ şeklinde söylenir. Ahmet: يَا زَيْنَبُ، أَعْطِينِي الْقَلَمَ مِنْ فَضْلِكِ. 4. adım: Zeynep bir erkeğe konuştuğu için 'buyur' تَفَضَّلْ olur. Zeynep: بِسُرُورٍ، تَفَضَّلْ.
Örnek 4Krokiye göre şu bilgiler veriliyor: Kütüphane birinci katta ve laboratuvarın yanında; mescit zemin katta ve bahçenin yanında; kantin sağda. أَيْنَ الْمَكْتَبَةُ؟, أَيْنَ الْمَسْجِدُ؟, أَيْنَ الْمَقْصِفُ؟ sorularını tam cevaplarla yanıtlayınız.
Cevabı göster
1. adım: Kütüphane dişildir, zamiri هِيَ; kat فِي ile, konum بِجَانِبِ ile verilir ve ardından gelen isimler esrelidir: هِيَ فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ، بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ. 2. adım: Mescit erildir, zamiri هُوَ: هُوَ فِي الطَّابِقِ الْأَرْضِيِّ، بِجَانِبِ الْحَدِيقَةِ. 3. adım: Kantin erildir; yön عَلَى الْيَمِينِ ile verilir: الْمَقْصِفُ عَلَى الْيَمِينِ.
Örnek 5'Önce okula giderim, sonra sınıfa girerim. Teneffüste kantine giderim, bundan sonra kütüphanede okurum.' paragrafını Arapçaya çeviriniz.
Cevabı göster
1. adım: 'Önce okula giderim' = أَوَّلًا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ. 2. adım: 'Sonra sınıfa girerim' = ثُمَّ أَدْخُلُ الصَّفَّ; أَدْخُلُ doğrudan nesne alır. 3. adım: 'Teneffüste kantine giderim' = أَذْهَبُ إِلَى الْمَقْصِفِ فِي الِاسْتِرَاحَةِ. 4. adım: 'Bundan sonra kütüphanede okurum' = بَعْدَ ذَلِكَ أَقْرَأُ فِي الْمَكْتَبَةِ. Sonuç: أَوَّلًا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ، ثُمَّ أَدْخُلُ الصَّفَّ. أَذْهَبُ إِلَى الْمَقْصِفِ فِي الِاسْتِرَاحَةِ، بَعْدَ ذَلِكَ أَقْرَأُ فِي الْمَكْتَبَةِ.
Örnek 6Okula yeni gelen kız öğrenci Elif'e şu yol tarifini Arapça yapınız: 'Büyük kapıdan gir, sonra dümdüz git. Kütüphane soldadır, laboratuvarın yanındadır.'
Cevabı göster
1. adım: 'Gir' kıza söylenir: تَدْخُلِينَ → اُدْخُلِي; 'büyük kapıdan' = مِنَ الْبَابِ الْكَبِيرِ (sıfat, belirli isme uyarak ال alır). 2. adım: 'Dümdüz git' = اِذْهَبِي مُسْتَقِيمًا, iki cümle ثُمَّ ile bağlanır. 3. adım: 'Kütüphane soldadır' = الْمَكْتَبَةُ عَلَى الْيَسَارِ; 'laboratuvarın yanındadır' = بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ. Sonuç: اُدْخُلِي مِنَ الْبَابِ الْكَبِيرِ، ثُمَّ اِذْهَبِي مُسْتَقِيمًا. الْمَكْتَبَةُ عَلَى الْيَسَارِ، بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Öğretmen, Zeynep'ten pencereyi kapatmasını istiyor. Öğretmenin söylemesi gereken cümle aşağıdakilerden hangisidir?
Zeynep kız olduğu için emir fiil ي alır: أَغْلِقِي النَّافِذَةَ (Pencereyi kapat). A erkeğe, D topluluğa söylenir; C ise 'pencereyi aç' anlamındadır.
2Bir arkadaşınız size أَعْطِنِي الدَّفْتَرَ مِنْ فَضْلِكَ dedi. En uygun cevap aşağıdakilerden hangisidir?
Arkadaşınız defteri rica ediyor; ricayı بِسُرُورٍ (memnuniyetle) ile kabul edip defteri uzatırken تَفَضَّلْ (buyur) demek uygundur. Diğer seçenekler selamlaşma, yer bildirme ve vedalaşma ifadeleridir.
3'Kütüphane laboratuvarın yanındadır.' cümlesinin doğru Arapça karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
'Yanında' بِجَانِبِ ile ifade edilir ve ardından gelen isim esreli okunur: بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ. A 'önünde', B 'arkasında' anlamındadır; C'de isim yanlışlıkla ötreli okunmuştur.
4أَدْخُلُ الصَّفَّ ___ أُسَلِّمُ عَلَى الْمُدَرِّسِ cümlesinde 'sonra' anlamı vermek için boşluğa hangisi gelmelidir?
ثُمَّ bir işin öbüründen sonra yapıldığını bildirir: 'Sınıfa girerim, sonra öğretmene selam veririm.' أَيْنَ 'nerede?', مَتَى 'ne zaman?' soru kelimeleridir; فِي ise bulunma bildiren harf-i cerdir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- اُكْتُبْ fiilinin baştaki elifi ötrelidir, çünkü muzârisi تَكْتُبُ orta harfi ötreyle okunur.
Orta harfi ötreli muzârilerden türeyen emirlerde başa ötreli elif gelir: اُكْتُبْ, اُدْخُلْ, اُخْرُجْ.
- أَعْطِ fiili bir kıza söylenirken أَعْطِي biçimini alır.
Erkeğe söylenirken düşen ي, kıza söylenen biçimde geri gelir: أَعْطِي; 'bana ver' için أَعْطِينِي denir.
- بِسُرُورٍ ifadesi 'teşekkür ederim' anlamına gelir.
بِسُرُورٍ 'memnuniyetle, seve seve' demektir; teşekkür için شُكْرًا kullanılır.
- 'Kütüphanenin önünde' ifadesi أَمَامَ الْمَكْتَبَةُ şeklinde doğru yazılmıştır.
Yer zarfından sonra gelen isim esreli okunur: أَمَامَ الْمَكْتَبَةِ.
- خُذْ fiili أَخَذَ fiilinin düzensiz emir biçimidir.
أَخَذَ fiilinin emri kurala uymadan kısalır ve elif almaz: خُذْ, خُذِي, خُذُوا.
- اُكْتُبْ fiilinin baştaki elifi ötrelidir, çünkü muzârisi تَكْتُبُ orta harfi ötreyle okunur.
6Aşağıdaki Arapça ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Meryem'e 'Kapıyı aç.' demek için الْبَابَ denir.
- Bir ricayı memnuniyetle kabul ettiğimizi göstermek için deriz.
- 'Mescit bahçenin yanındadır.' cümlesi الْمَسْجِدُ الْحَدِيقَةِ şeklinde kurulur.
- Bir işin öbüründen sonra yapıldığını bildirmek için bağlacı kullanılır.
- Ali'ye 'Kalemi al.' demek için الْقَلَمَ denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Okulunuza Elif adında yeni bir kız öğrenci geldi. Elif size dokuzuncu sınıfın ve kütüphanenin yerini soruyor. Bilgiler: Dokuzuncu sınıf ikinci katta; kütüphane birinci katta, laboratuvarın yanında. Önce Elif'in iki sorusunu Arapça yazınız, sonra cevaplarını veriniz. Ardından Elif'ten nazikçe kapıyı kapatmasını isteyiniz ve Elif'in memnuniyetle kabul ettiği cevabı yazınız. Son olarak Elif'in teşekkürünü ve sizin cevabınızı ekleyiniz.
1. ipucu: 1. adım: Soruları أَيْنَ + ötreli belirli isimle kurun: أَيْنَ الصَّفُّ التَّاسِعُ؟, أَيْنَ الْمَكْتَبَةُ؟; nezaket için مِنْ فَضْلِكَ / مِنْ فَضْلِكِ ekleyin.
2. ipucu: 2. adım: Cevaplarda katı فِي الطَّابِقِ..., konumu بِجَانِبِ ile verin; her iki yapıdan sonra isimleri esreli okuyun. Kütüphane dişil olduğu için هِيَ kullanın.
3. ipucu: 3. adım: Elif kız olduğu için 'kapat' أَغْلِقِي olur; ricaya بِسُرُورٍ, teşekküre عَفْوًا ile cevap verilir.
Cevap: Elif: أَيْنَ الصَّفُّ التَّاسِعُ مِنْ فَضْلِكَ؟ (Dokuzuncu sınıf nerede, lütfen?) Siz: الصَّفُّ التَّاسِعُ فِي الطَّابِقِ الثَّانِي. (Dokuzuncu sınıf ikinci kattadır.) Elif: وَأَيْنَ الْمَكْتَبَةُ؟ (Ya kütüphane nerede?) Siz: هِيَ فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ، بِجَانِبِ الْمُخْتَبَرِ. (O birinci katta, laboratuvarın yanındadır.) Siz: يَا إِلِيفُ، أَغْلِقِي الْبَابَ مِنْ فَضْلِكِ. (Elif, kapıyı kapat lütfen.) Elif: بِسُرُورٍ. (Memnuniyetle.) Elif: شُكْرًا جَزِيلًا. (Çok teşekkürler.) Siz: عَفْوًا. (Rica ederim.) Not: Siz kız öğrenciyseniz Elif مِنْ فَضْلِكِ der. أَغْلِقِي kıza söylenen emirdir ve başındaki hemze okunur; فِي ve بِجَانِبِ kelimelerinden sonraki isimler esrelidir.
Kısaca
- Emir fiil: 'Sen' bildiren muzâriden baştaki تَ atılır, son harf cezmlenir ve gerekirse başa elif eklenir: تَفْتَحُ → اِفْتَحْ, تَكْتُبُ → اُكْتُبْ; dört harfli fiillerde başa okunan hemze gelir: أَغْلِقْ, أَعْطِ.
- Cinsiyet ve sayı: Erkeğe اِفْتَحْ, kıza اِفْتَحِي, topluluğa اِفْتَحُوا denir; خُذْ düzensiz kısa bir emirdir, أَعْطِ fiilinde son harf düşer.
- Nezaket: Rica مِنْ فَضْلِكَ / مِنْ فَضْلِكِ ile yumuşatılır; ricaya بِسُرُورٍ (memnuniyetle) diye cevap verilir, bir şey uzatırken تَفَضَّلْ / تَفَضَّلِي (buyur) denir.
- Okunuş inceliği: Cezmli emirden sonra ال ile başlayan bir isim gelirse cezm esreye döner: اِفْتَحِ الْبَابَ, أَغْلِقِ النَّافِذَةَ, خُذِ الدَّفْتَرَ.
- Yol tarifi: أَمَامَ, خَلْفَ, بِجَانِبِ, بَيْنَ, مُقَابِلَ gibi yer zarflarından sonra gelen isim esreli okunur; katlar فِي الطَّابِقِ الْأَوَّلِ gibi ifadelerle, yönler عَلَى الْيَمِينِ / عَلَى الْيَسَارِ ile verilir.
- Sıralama ve yansıtma: أَوَّلًا, ثُمَّ, بَعْدَ ذَلِكَ, وَأَخِيرًا bağlaçları okul gününü akıcı bir paragrafa dönüştürür; أَسْتَطِيعُ أَنْ... (yapabilirim) kalıbıyla dönem boyunca kazanılan beceriler ifade edilir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 9. Sınıf Arapça Yıllık Planı (Anadolu imam hatip lisesi) (2026-2027) Yıllık plan
- 9. Sınıf Arapça Günlük Planları (Anadolu imam hatip lisesi) (2026-2027) Ders planı
- 9. Sınıf Arapça 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma ve Arapça Yazıya Başlangıç Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Arapça 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma (التَّحِيَّة): Hedef Harfler, Bitişme Kuralları, Harekeler, Sükûn, Şedde, Tenvin ve Selamlaşma Diyalogları Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Arapça 3. Hafta Çalışma Kâğıdı: Tanışma (التَّعَارُف): İsim, Memleket ve Uyruk Sorma, Ayrı ve Bitişik Zamirler, İşaret İsimleri (هٰذَا / هٰذِهِ) Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Arapça 4. Hafta Çalışma Kâğıdı: Med (Uzatma) Harfleri (ا، و، ي), Sınıf İçi Yönergeler (اِقْرَأْ، اُكْتُبْ، أَعِدْ، اِسْتَمِعْ), Memnuniyet ve Vedalaşma İfadeleri Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Arapça 5. Hafta Çalışma Kâğıdı: Ders 1: Selamlaşma ve Tanışma Diyalogları, Tekil Kişi Zamirleri, Müzekker-Müennes Uyumu ve Sosyal İfadeler Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Arapça 6. Hafta Çalışma Kâğıdı: Tanışma (التَّعَارُف): İşaret İsimleri, Şahıs Zamirleri, Belirlilik Takısı (El-) ve Emir Fiiller Çalışma kâğıdı
- 9. Sınıf Arapça 7. Hafta Çalışma Kâğıdı: Ders 2: Tanışma (التَّعَارُفُ) — Ülkeler, Milliyetler, Meslekler, Soru Edatları ve Bitişik Zamirler Çalışma kâğıdı