Günlük yaşamda ve iş dünyasında telefon görüşmelerini doğru ve kibarca yürütmek temel bir iletişim becerisidir. Bu haftaki dersimizde 'Unit 4: On The Phone' konusuna giriş yaparak telefon konuşmalarını takip etme kalıplarını (Following phone conversations), telefonda sık kullanılan deyimsel fiilleri (pick up, hold on, put through, hang up) ve konuşma anında verilen kararları bildiren 'will' yapısını öğreneceğiz.
Following Phone Conversations (Telefon Konuşmalarını Takip Etme)
İngilizcede bir telefon görüşmesine başlarken arayan kişi veya telefonu açan kişi adını söylerken 'I am...' yerine 'Hello! This is ... calling' (Merhaba! Ben ... arıyorum) veya 'Hi, ... speaking' (Merhaba, ben ... konuşuyorum) kalıplarını kullanır. Ardından görüşmek istediği kişiyi sormak için 'Is ... in?' (... içeride mi / evde mi?), 'Is ... there?' (... orada mı?), 'May I speak to ...?' veya 'Could I talk to ...?' (... ile görüşebilir miyim?) sorularını yöneltir.
Telefonu açan kişi aranan kişiyi telefona bağlayacaksa veya çağıracaksa 'Hang on a minute; I'll get him/her.' (Bir dakika bekleyin, onu çağıracağım), 'Can you hold on a moment, please?' (Lütfen bir an hatta kalabilir misiniz?) ya da 'I'll put you through.' (Sizi bağlıyorum) ifadelerini kullanır.
Eğer aranan kişi o sırada uygun değilse 'I'm afraid he/she is not available at the moment.' (Korkarım şu anda müsait değil), 'He has gone out.' (Dışarı çıktı) veya 'The line is engaged / busy.' (Hat meşgul) denir. Hemen ardından arayan kişiye 'Would you like to leave a message?' (Bir mesaj bırakmak ister misiniz?) diye sorulur; telefonu açan kişi ise 'Can I take a message / memo?' (Mesajınızı / bir not alabilir miyim?) ifadesini kullanır.
Phone Phrases & Phrasal Verbs (Telefon Terimleri ve Deyimsel Fiiller)
Telefon görüşmelerinde eylemleri ifade eden deyimsel fiiller (phrasal verbs) büyük önem taşır: pick up (telefonu açmak / cevaplamak), hang on / hold on (hatta beklemek = wait), hang up (telefonu kapatmak), put someone through (birini telefona bağlamak = connect), get back to someone (birine daha sonra geri dönmek / tekrar aramak) ve get / keep in touch (iletişim kurmak / iletişimde kalmak).
Numara çevirmek veya tuşlamak için dial, bir kurum içindeki dahili hat numarası için extension (örneğin: Extension 204), kısa yazılı not için ise memo kelimesi kullanılır. Hattın meşgul olduğunu belirtmek için engaged (= busy / in use), kişinin görüşmeye uygun olduğunu belirtmek için ise available (= free) sıfatları seçilir.
Görüşme sırasında hat kötüyse (It's a bad line) ve karşı tarafın sesi duyulmuyorsa kibarca (polite) şu ricalarda bulunulur: 'I can't hear you well. Could you speak up, please?' (Sizi iyi duyamıyorum. Lütfen daha yüksek sesle konuşur musunuz?) veya 'Could you repeat that, please?' (Lütfen bunu tekrar eder misiniz?).
Stating Decisions Taken at the Time of Speaking (Konuşma Anındaki Kararlar: will)
Önceden planlanmamış, telefon görüşmesi sırasında veya bir durum karşısında konuşma anında verilen ani kararları (spontaneous decisions) ifade etmek için 'will ('ll) + V1 (fiilin yalın hâli)' yapısı kullanılır. Örneğin telefon çaldığında ([The phone rings]) orada bulunan birinin 'I will take that.' veya 'I'll pick it up.' (Ben bakarım / Ben açarım) demesi konuşma anında alınan bir karardır.
Görüşme esnasında karşı tarafın verdiği bilgiye göre anlık karar bildirirken cümlenin sonunda sıklıkla 'then' (öyleyse, o hâlde) zarfı kullanılır: 'I'll see you at the café tomorrow, then.' (Öyleyse yarın kafede görüşürüz), 'We'll meet next Saturday, then.' (O hâlde gelecek cumartesi buluşuruz), 'I'm sorry to hear that. We'll meet up later, then.' (Bunu duyduğuma üzüldüm. Öyleyse daha sonra buluşuruz).
Bir görüşmeyi sonlandırırken veya geri dönüş sözü verirken de 'will' tercih edilir: 'I'll talk to you soon.' (Yakında seninle konuşuruz), 'I'll get back to you in an hour.' (Bir saat içinde sana geri döneceğim), 'I'll call you back later.' (Seni daha sonra tekrar arayacağım) ve 'I'll tell him that you called.' (Ona senin aradığını söyleyeceğim).
Örnekler
Örnek 1Secretary: 'Good morning, Star Company. How can I help you?' — Caller: 'Hello! This is David calling. ___?' diyaloğunda arayan kişi müdürle görüşmek istediğini nasıl ifade eder?
Cevabı göster
'May I speak to the manager, please?' veya 'Could you put me through to the manager?' diyerek müdürle görüşmek istediğini kibarca belirtir.
Örnek 2'I'm afraid Mr. Parker is not available at the moment. He has gone out. Would you like to leave a message?' diyen bir sekreter arayan kişiye hangi bilgileri vermektedir?
Cevabı göster
Bay Parker'ın şu anda müsait olmadığını ve dışarı çıktığını bildirmekte, arayan kişiye bir mesaj bırakmak isteyip istemediğini sormaktadır.
Örnek 3'I tried to call my aunt three times, but the line was engaged.' cümlesindeki 'engaged' kelimesinin anlamını ve eş anlamlısını açıklayınız.
Cevabı göster
'Engaged' telefon hattının 'meşgul' olduğunu ifade eder; eş anlamlısı 'busy' veya 'in use' kelimeleridir.
Örnek 4Anne mutfakta yemek yaparken salondaki telefon çalar ([The phone rings]). Oğlu Emre konuşma anında telefonu açmaya karar verdiğini İngilizce nasıl söyler?
Cevabı göster
Konuşma anında verilen ani bir karar olduğu için 'will' kullanarak 'I will take that, Mom!' veya 'I'll pick it up!' der.
Örnek 5A: 'I have a terrible headache, so I can't come to the cinema today.' — B: 'I'm sorry to hear that. We'll meet up later, then.' diyaloğunda B kişisinin cümlesini Türkçeye çeviriniz.
Cevabı göster
'Bunu duyduğuma üzüldüm. Öyleyse (o hâlde) daha sonra buluşuruz.' şeklinde çevrilir.
Örnek 6Telefon görüşmesinde karşı tarafın sesini çok kısık duyan bir kişi hangi kibar rica cümlesini kullanmalıdır?
Cevabı göster
'It's a bad line. I can't hear you well. Could you speak up, please?' (Hat kötü, sizi iyi duyamıyorum. Lütfen daha yüksek sesle konuşur musunuz?) cümlesini kullanmalıdır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1A: 'Hello, this is Pelin calling. Is Ceren there?' — B: 'I'm afraid she isn't available right now. She has gone to the library. ___?' diyaloğunda boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Aranan kişi (Ceren) evde/müsait olmadığında telefonu açan kişi arayana 'Would you like to leave a message?' (Bir mesaj bırakmak ister misiniz?) sorusunu yöneltir.
2Secretary: 'Can you ___ a moment, please? I'll put you through to the director.' cümlesinde boş bırakılan yere 'hatta beklemek' anlamında hangi ifade gelmelidir?
'Hold on' (veya 'hang on') telefonda 'hatta beklemek' demektir. 'Hang up' ise telefonu kapatmak anlamına gelir.
3[The phone rings] — Mother: 'My hands are covered in flour.' — Daughter: 'Don't worry, Mom. ___.' diyaloğunda konuşma anında alınan kararı ifade eden doğru seçenek hangisidir?
Telefon çaldığı anda verilen ani kararlar 'will ('ll)' ile ifade edilir: 'I will take that' (Ben bakarım / telefonu ben açarım).
4Aşağıdaki telefon iletişimi kelimelerinden hangisinin eş anlamlısı veya açıklaması yanlış verilmiştir?
'Pick up' çalan telefonu açmak (answer a phone call) demektir; telefonu kapatmak ise 'hang up' ile ifade edilir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 'Hang on a minute; I'll get him.' cümlesi arayan kişiden kısa bir süre hatta beklemesini ister.
- 'The line is engaged' ifadesi aranan kişinin şu anda konuşmaya tamamen müsait olduğunu bildirir.
- Konuşma anında alınan kararları bildirirken 'will ('ll)' yardımcı fiilinden sonra fiilin yalın hâli (V1) kullanılır.
- 'Could you speak up, please?' sorusu karşı taraftan telefonu hemen kapatmasını istemek için kullanılır.
- 'Get in touch' ve 'keep in touch' ifadeleri birisiyle iletişim kurmak ve iletişimi sürdürmek anlamına gelir.
- 'Hang on a minute; I'll get him.' cümlesi arayan kişiden kısa bir süre hatta beklemesini ister.
6Aşağıdaki İngilizce telefon ifadelerini Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- I'm afraid Dr. Smith is not at the moment; he is examining a patient.
- Please don't hang up; on a minute and I will connect you to the office.
- To reach the customer service directly, please the number and press extension 5.
- I am very busy right now, so I get back to you in an hour.
- The secretary wrote a short to remind the boss about the afternoon call.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir arkadaşınızı telefonla aradığınızda onun evde olmadığını öğrenip mesaj bıraktığınız ve akşam tekrar arayacağınızı söylediğiniz kısa bir diyaloğun hangi temel kalıplarla kurulacağını açıklayınız.
1. ipucu: Görüşmeye 'Hello! This is ... calling. Is ... in / there?' kalıbıyla başlayınız.
2. ipucu: Karşı tarafın 'I'm afraid he/she isn't available. Would you like to leave a message?' sorusuna mesajınızı söyleyerek yanıt veriniz.
3. ipucu: Konuşma anında aldığınız tekrar arama kararını 'I'll call him/her back in the evening, then.' cümlesiyle ifade ediniz.
Cevap: Diyalog şu adımlarla kurulur: 1) Arayan kişi: 'Hello! This is Ali calling. May I speak to Burak?' der. 2) Telefonu açan kişi: 'I'm afraid he is not available at the moment. He has gone out. Would you like to leave a message?' diye sorar. 3) Arayan kişi: 'Yes, please. Can you tell him to contact me? I'll get back to him this evening, then. Thank you!' diyerek hem mesajını bırakır hem de 'will' ile anlık kararını bildirir.
Kısaca
- Starting a Call: Telefonda kendini tanıtırken 'Hello! This is ... calling' ve birini isterken 'May I speak to ...? / Is ... in?' kalıpları kullanılır.
- Waiting & Connecting: Hatta bekletirken 'Hold on / Hang on a minute', bağlarken ise 'I'll put you through / I'll get him' denir.
- Unavailability & Messages: Kişi uygun değilse 'He/She isn't available' veya 'The line is engaged' denir ve 'Would you like to leave a message?' sorulur.
- Key Phrasal Verbs: 'pick up' (açmak), 'hang up' (kapatmak), 'put through' (bağlamak), 'get back' (geri dönmek) ve 'keep in touch' (iletişimde kalmak) temel fiillerdir.
- Spontaneous Decisions (will): Konuşma anında alınan kararlar 'will ('ll) + V1' ile kurulur: '[The phone rings] I will take that.' / 'I'll see you tomorrow, then.'
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı