Unit 5: The Internet konusunun üçüncü haftasındayız. Önceki haftalarda internet kelimelerini, teklifleri kabul edip reddetmeyi ve internet alışkanlıklarımızı anlatmayı öğrendik. Bu hafta bu bilgileri gerçek hayatta kullanmaya odaklanıyoruz: kısa konuşmaları dinleyip genel anlamı (gist) yakalayacak, e-posta ve ek dosyalarla (attachments) çalışacak, çevrim içi buluşmalar için öneride bulunacak (Why don't we...? / How about...?) ve bahanelerimizi sebepleriyle (have to, because) anlatacağız. Kayıt formları, bildirimler ve hata mesajları gibi gerçek internet metinlerinden bilgi bulmayı ve internetin avantajları ile dezavantajları hakkında fikir alışverişi yapmayı da haftamızda öğreneceğiz.
1. Listening for Gist and Key Phrases in Online Conversations
Bir konuşmayı dinlerken iki farklı şey arayabiliriz. Gist (genel anlam), konuşmanın genel olarak ne hakkında olduğudur: Kimler konuşuyor? Konu ne? Konuşmanın sonunda ne oluyor? Specific information (belirli bilgi) ise saat, gün, isim ya da sebep gibi ayrıntılardır. Gist soruları genellikle şöyledir: 'What are the speakers talking about?' (Konuşmacılar ne hakkında konuşuyor?), 'Does Ali accept the offer?' (Ali teklifi kabul ediyor mu?), 'Why is Elif calling?' (Elif neden arıyor?). İlk dinlemede bilmediğimiz kelimelere takılırsak konuşmanın akışını kaçırırız; bu yüzden önce genel resmi görmeye çalışırız.
Genel anlamı hızlıca yakalamanın en kolay yolu key phrases (anahtar ifadeler) tanımaktır. Bir konuşmada 'Would you like to join our WhatsApp group?' duyduğumuzda bunun bir teklif (offer) olduğunu anlarız. Arkasından 'Yes, sure.' ya da 'That sounds great.' geliyorsa teklif kabul edilmiştir; 'No, thanks. I am really busy.' ya da 'I'm sorry, but I can't.' geliyorsa reddedilmiştir. 'What do you mean? Do you mean the Internet connection?' cümlesi ise konuşmacının bir şeyi tam anlamadığını ve açıklama istediğini (asking for clarification) gösterir.
Kısa bir örnek dinleyelim: Ece: 'Hi Mert! Would you like to watch the film online with us tonight?' Mert: 'I'd love to, but I can't. I have to finish my project.' Bu konuşmanın gist'i şudur: Ece, Mert'i birlikte çevrim içi film izlemeye davet ediyor; Mert daveti kibarca reddediyor. Specific information ise Mert'in bahanesidir: projesini bitirmek zorundadır. Dikkat: 'I'd love to' (çok isterdim) olumlu başlasa da arkasından 'but' geldiği için cevap bir rettir. Konuşmacının ses tonu da ipucu verir: yükselen tonla söylenen kısa bir 'Sorry?' ret değil, 'Efendim, tekrar eder misin?' anlamındadır.
| Duyduğun İfade | İşlevi | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| Would you like to join our group? | Offer / Invitation (teklif, davet) | Grubumuza katılmak ister misin? |
| Why don't we chat online? | Suggestion (öneri) | Hadi çevrim içi sohbet edelim. |
| Yes, sure. / That sounds great! | Accepting (kabul etme) | Evet, tabii. / Kulağa harika geliyor! |
| I'd love to, but I can't. | Refusing politely (kibarca reddetme) | Çok isterdim ama yapamam. |
| What do you mean? | Asking for clarification (açıklama isteme) | Ne demek istiyorsun? |
| It isn't working properly. | Talking about a problem (sorun bildirme) | Düzgün çalışmıyor. |
2. E-mails and Attachments: Writing, Sending and Answering Messages
E-posta (e-mail), okulda ve günlük hayatta en çok kullandığımız internet araçlarından biridir. Bir e-postanın bölümleri şunlardır: To (Kime, alıcının adresi), Subject (Konu satırı), greeting (hitap: 'Hi Zeynep,' ya da 'Dear Mr. Yılmaz,'), body (mesajın kendisi) ve closing (kapanış: 'Best wishes,', 'See you soon,' ve ad). E-postayla birlikte gönderdiğimiz fotoğraf, belge ya da sunum gibi dosyalara attachment (ek, ek dosya) denir. Bir dosyayı e-postaya eklemek ise attach fiiliyle anlatılır; ekranda bu işlem genellikle bir ataç simgesiyle gösterilir.
E-postayla ilgili temel fiiller şunlardır: send (göndermek), receive (almak), reply (cevaplamak), reply all (tümünü yanıtlamak), forward (başka birine iletmek), delete (silmek) ve download (ek dosyayı bilgisayara indirmek). Gelen e-postalar inbox (gelen kutusu) içinde toplanır; istenmeyen reklam e-postaları ise spam klasörüne düşer. Örnek cümleler: 'I'm sending our project as an attachment.' (Projemizi ek olarak gönderiyorum.), 'I can't open the attachment. Can you send it again?' (Eki açamıyorum. Tekrar gönderebilir misin?), 'Please reply to this e-mail before Friday.' (Lütfen bu e-postaya cuma gününden önce cevap ver.)
Bir web sitesine kayıt olduğumuzda (register) site bize genellikle bir e-posta gönderir: 'Please confirm your e-mail address.' (Lütfen e-posta adresini onayla.) Confirm (onaylamak) için e-postadaki bağlantıya tıklarız ve hesabımız açılır. Kısa bir örnek e-posta: 'Subject: Science Project. Hi Berk, I'm sending the slides as an attachment. Please download them and check the pictures. Reply to me before Thursday, please. Best wishes, Ada' Güvenlik açısından, tanımadığımız kişilerden gelen ekleri indirmemeli ve şüpheli e-postaları silmeliyiz.
| Kelime | Türkçe Anlamı | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| attachment (-s) | ek, ek dosya | There are two attachments in this e-mail. |
| attach | eklemek | I attach the photos to my e-mail. |
| inbox | gelen kutusu | I have five new e-mails in my inbox. |
| subject | konu (satırı) | The subject of the e-mail is 'Science Project'. |
| forward | iletmek | Can you forward this message to Ali? |
| confirm | onaylamak | Please confirm your new account. |
| reply / reply all | cevaplamak / tümünü yanıtlamak | I replied to my teacher's e-mail. |
3. Making Suggestions and Arranging Online Meetings
Arkadaşlarımızla çevrim içi bir etkinlik planlarken öneride bulunuruz. İngilizcede en sık kullanılan öneri kalıpları şunlardır: Why don't we + V1? ('Why don't we chat online at two o'clock?' — Saat ikide çevrim içi sohbet edelim mi?), Let's + V1 ('Let's make a video call.' — Hadi görüntülü arama yapalım.), Shall we + V1? ('Shall we meet online after dinner?' — Akşam yemeğinden sonra çevrim içi buluşalım mı?) ve How about + V-ing? ('How about joining the online quiz?' — Çevrim içi bilgi yarışmasına katılmaya ne dersin?). Birini bir şeye davet ederken ise Would you like to + V1? kalıbını kullanırız: 'Would you like to join our WhatsApp group?'
Önerilere olumlu cevap vermek için 'Good idea!' (İyi fikir!), 'That sounds great!' (Kulağa harika geliyor!), 'Sure, why not?' (Tabii, neden olmasın?) ve 'OK. See you online at two.' (Tamam, saat ikide çevrim içi görüşürüz.) diyebiliriz. Olumsuz cevap için 'I'm sorry, but I can't.', 'I'd love to, but I'm really busy.' ve 'No, thanks. Maybe next time.' kullanılır. Buluşmanın ayrıntılarını netleştirmek için de sorular sorarız: 'What time?' — 'At two o'clock.', 'Where? On which app?' — 'In our class group.', 'What do you want to talk about?' — 'I want to tell you something important.'
Şimdi bütün bu yapıların birlikte kullanıldığı bir konuşmayı inceleyelim. Arda: 'Why don't we chat online at two o'clock? I want to tell you something important.' Duru: 'I'm sorry, but I can't. My internet is broken.' Arda: 'What do you mean? Do you mean the Internet connection?' Duru: 'Yes. It isn't working properly.' Arda: 'Oh, I see. How about talking on the phone, then?' Duru: 'That sounds great!' Görüldüğü gibi ilk öneri bir bahaneyle reddedilmiş, Arda açıklama istemiş ve sonunda yeni bir öneriyle (alternative) konuşma olumlu bitmiştir. İyi bir iletişimde ret, konuşmanın sonu değildir.
| Yapı | Formül | Örnek Cümle | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|---|
| Why don't we...? | Why don't we + V1? | Why don't we chat online at two? | Saat ikide çevrim içi sohbet edelim mi? |
| Let's... | Let's + V1 | Let's make a video call. | Hadi görüntülü arama yapalım. |
| Shall we...? | Shall we + V1? | Shall we start the online game? | Çevrim içi oyuna başlayalım mı? |
| How about...? | How about + V-ing? | How about watching a documentary online? | Çevrim içi belgesel izlemeye ne dersin? |
| Would you like to...? | Would you like to + V1? | Would you like to join our group? | Grubumuza katılmak ister misin? |
4. Giving Reasons for Excuses: Have to, Need to and Because
Bir teklifi ya da öneriyi reddederken yalnızca 'No.' demek kaba görünür. Kibar bir ret genellikle dört parçadan oluşur: 1) Regret (üzüntü bildirme): 'I'm sorry,' / 'I'd love to,'; 2) Refusal (ret): 'but I can't.'; 3) Reason (sebep, bahane): 'I have to study for my exam.'; 4) Alternative (alternatif öneri): 'How about tomorrow?' / 'Maybe another time.' Bu dört parçayı birleştirdiğimizde şu cümle ortaya çıkar: 'I'm sorry, but I can't. I have to study for my exam. How about tomorrow?' (Üzgünüm ama yapamam. Sınavıma çalışmak zorundayım. Yarına ne dersin?)
Bahanemizi anlatırken birkaç basit yapı kullanırız. have to / has to + V1 (-mek zorunda olmak): 'I have to visit my grandmother.', 'She has to finish her homework.' need to + V1 (-mesi gerekmek): 'I need to help my mother this evening.' because (çünkü) ile ret ve sebebi tek cümlede birleştirebiliriz: 'I can't join the video call because my laptop is broken.' (Dizüstü bilgisayarım bozuk olduğu için görüntülü aramaya katılamam.) Bazen durumu anlatan basit bir cümle de yeterlidir: 'I am really busy.', 'I don't feel well.', 'I have a lot of homework.'
İnternet konusunda en sık kullanılan bahaneler teknik sorunlarla ilgilidir: 'My internet is broken.' (İnternetim bozuk.), 'The connection isn't working properly.' (Bağlantı düzgün çalışmıyor.), 'My computer is very slow.' (Bilgisayarım çok yavaş.), 'My phone's battery is low.' (Telefonumun şarjı az.), 'I forgot my password, so I can't log in.' (Şifremi unuttum, bu yüzden giriş yapamıyorum.) Karşımızdaki kişi bahanemizi duyduğunda ona anlayışla cevap verir: 'That's OK.' (Sorun değil.), 'No problem. Maybe next time.' (Problem değil, belki bir dahaki sefere.), 'Never mind.' (Boş ver, önemli değil.)
| Durum | Bahane Cümlesi | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| Exam (sınav) | I'm sorry, but I can't. I have to study for my exam. | Üzgünüm, yapamam. Sınavıma çalışmak zorundayım. |
| Broken internet | I'd love to, but my internet is broken. | Çok isterdim ama internetim bozuk. |
| Low battery | Sorry, I can't talk now. My phone's battery is low. | Şu an konuşamam, telefonumun şarjı az. |
| Forgotten password | I can't log in because I forgot my password. | Şifremi unuttuğum için giriş yapamıyorum. |
| Family (aile) | No, thanks. I need to help my mother this evening. | Hayır, teşekkürler. Bu akşam anneme yardım etmem gerek. |
| Busy (meşgul) | Sorry, I'm really busy. How about tomorrow? | Üzgünüm, çok meşgulüm. Yarına ne dersin? |
5. Reading Real-Life Internet Texts: Sign-Up Forms, Notifications and Error Messages
İnternette her gün kısa ama önemli metinlerle karşılaşırız: sign-up forms (kayıt formları), notifications (bildirimler) ve error messages (hata mesajları). Bu metinleri okurken amacımız genellikle specific information (belirli bilgi) bulmaktır; bu yüzden metni tararız (scanning). Bir kayıt formunda şu alanlar bulunur: username (kullanıcı adı), e-mail address (e-posta adresi), password (şifre), confirm password (şifreyi tekrar girerek onayla), date of birth (doğum tarihi) ve 'I agree to the terms.' (Kullanım koşullarını kabul ediyorum.) kutucuğu. Formu doldurduktan sonra Sign up ya da Register düğmesine basarız. Hesabı zaten olanlar için ekranda 'Already have an account? Log in.' (Zaten hesabın var mı? Giriş yap.) yazar.
Bildirimler bize yeni bir şey olduğunu haber verir: 'You have 3 new messages.' (3 yeni mesajın var.), 'Ece commented on your photo.' (Ece fotoğrafına yorum yaptı.), 'Your download is complete.' (İndirme işlemin tamamlandı.), 'Your account is ready. Please confirm your e-mail.' (Hesabın hazır. Lütfen e-postanı onayla.) Hata mesajları ise bir sorun olduğunu söyler: 'No Internet connection.' (İnternet bağlantısı yok.), 'Wrong password. Please try again.' (Yanlış şifre. Lütfen tekrar dene.), 'Page not found.' (Sayfa bulunamadı.), 'The file is too large to upload.' (Dosya yüklemek için çok büyük.), 'Please log in again.' (Lütfen yeniden giriş yap.)
Bu tür metinleri okurken iki soruya cevap ararız: Mesaj bana ne söylüyor? ve Ne yapmam gerekiyor? İkinci sorunun cevabı genellikle bir emir cümlesidir (imperative): try again (tekrar dene), check your Wi-Fi (Wi-Fi'ını kontrol et), confirm your e-mail (e-postanı onayla). Örneğin ekranda 'Upload failed. The file is too large. Maximum size: 10 MB.' yazıyorsa ve soru 'Why can't the user upload the file?' ise cevap 'Because the file is too large.' olur; kullanıcının yapması gereken ise 10 MB'tan küçük bir dosya yüklemektir. Sayılara (10 MB, 3 messages, 2 attempts) ve 'too' (çok, fazla), 'wrong' (yanlış), 'not' (değil) gibi kelimelere dikkat etmek doğru bilgiyi bulmamızı sağlar.
| Ekrandaki Mesaj | Türkçe Anlamı | Ne Yapmalıyız? |
|---|---|---|
| No Internet connection. | İnternet bağlantısı yok. | Check your Wi-Fi or modem. |
| Wrong password. Please try again. | Yanlış şifre. Lütfen tekrar dene. | Type your password carefully. |
| Page not found. | Sayfa bulunamadı. | Check the web address. |
| The file is too large. | Dosya çok büyük. | Upload a smaller file. |
| Please confirm your e-mail address. | Lütfen e-posta adresini onayla. | Click the link in your inbox. |
| You have 3 new notifications. | 3 yeni bildirimin var. | Check your notifications. |
6. The Internet: Advantages, Disadvantages and Sharing Opinions
İnternet hakkında bilgi alışverişi yapmak (exchanging information) yalnızca alışkanlıklarımızı anlatmak değildir; internetin iyi ve kötü yanları hakkında fikirlerimizi de paylaşırız. Advantages (avantajlar, faydalar) şunlardır: Bilgiye hızlıca ulaşırız ('We can find information quickly.'), uzaktaki akrabalarımızla ve arkadaşlarımızla iletişim kurarız ('We can chat with our relatives abroad.'), evden çevrim içi derslere katılırız ('We can take online lessons.'), e-book, müzik ve video indiririz. Ayrıca internet zaman kazandırır: 'Online shopping saves time.' (Çevrim içi alışveriş zaman kazandırır.)
İnternetin disadvantages (dezavantajlar, zararlar) yanları da vardır. Bazı insanlar internete bağımlı hâle gelir: 'Some people are addicted to the Internet.' Ekran başında çok fazla zaman geçirmek gözlerimize ve uykumuza zarar verir: 'Too much screen time is bad for our eyes.' İnternetteki bütün bilgiler doğru değildir: 'Some news on the Internet is fake.' (İnternetteki bazı haberler yalandır.) Bazı kullanıcılar başkalarına kaba mesajlar göndererek cyberbullying (siber zorbalık) yapar. Ayrıca bazı insanlar yüz yüze daha az konuşur: 'People spend less time face to face.'
Fikirlerimizi söylerken şu ifadeleri kullanırız: 'I think...' (Bence...), 'In my opinion...' (Benim fikrime göre...), 'I agree with you.' (Sana katılıyorum.), 'I don't agree, because...' (Katılmıyorum, çünkü...), 'You're right, but...' (Haklısın ama...), 'What do you think about online lessons?' (Çevrim içi dersler hakkında ne düşünüyorsun?) Kısa bir örnek: Kaan: 'I think the Internet is very useful. We can learn new things every day.' Zehra: 'You're right, but some information online is fake, so we should check it.' Kaan: 'I agree with you.' Görüldüğü gibi 'but' zıt bir fikir eklerken, 'so' bir sonuç bildirir.
| Advantage (Avantaj) | Disadvantage (Dezavantaj) |
|---|---|
| We can find information quickly. | Some information online is fake. |
| We can chat with friends far away. | People spend less time face to face. |
| We can take online lessons at home. | Too much screen time is bad for our eyes. |
| We can download e-books and music. | Some downloads have viruses. |
| Online shopping saves time. | Some people waste a lot of time online. |
| We can share our ideas with many people. | Cyberbullying can hurt people. |
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki konuşmayı bir dinleme metni gibi okuyunuz ve soruları cevaplayınız: Ozan: 'Hi Selin! We have a new online study group for the maths exam. Would you like to join it?' Selin: 'I'd love to, but I can't today. My laptop isn't working properly.' Ozan: 'What do you mean? Is it the Internet connection?' Selin: 'No, the connection is fine. The screen is broken.' Ozan: 'Oh, no! Why don't you join from your phone, then?' Selin: 'That sounds great! Thanks, Ozan.' a) What are the speakers talking about? (gist) b) What is Selin's first answer? c) What is wrong with her laptop? d) What does Ozan suggest and does Selin accept it?
Cevabı göster
1. adım (gist): Konuşmanın başına ve sonuna bakarız. Ozan bir teklif yapıyor, sonunda Selin 'That sounds great!' diyor. a) They are talking about an online study group for the maths exam. (Matematik sınavı için çevrim içi çalışma grubundan bahsediyorlar.) 2. adım (anahtar ifadeler): 'I'd love to, but I can't' bir rettir. b) She refuses the offer at first because her laptop isn't working properly. 3. adım (ayrıntı): Ozan bağlantıyı soruyor; Selin 'No, the connection is fine. The screen is broken.' diyor. c) The screen of her laptop is broken. (Sorun internet bağlantısı değil, ekrandır.) 4. adım: 'Why don't you...?' bir öneridir. d) Ozan suggests joining from her phone, and Selin accepts it.
Örnek 2Aşağıdaki e-postada boş bırakılan yerleri şu kelimelerle tamamlayınız: subject, attachment, download, confirm, reply To: berk@mail.com (1) ______: Our History Project Hi Berk, I'm sending our project slides as an (2) ______. Please (3) ______ it and check the pictures. Can you (4) ______ that you can open the file? Please (5) ______ to this e-mail before Thursday. Best wishes, Ada
Cevabı göster
1. adım: Her boşluğun önündeki ve arkasındaki kelimelere bakarak hangi tür kelime gerektiğini belirleriz. (1) Subject → Konu satırıdır; e-postanın başında 'Our History Project' konusunu gösterir. (2) attachment → 'an' artikelinden sonra bir isim gelir; dosya ek olarak gönderilmektedir. (3) download → 'Please ... it' yapısında fiil gerekir; eki bilgisayara indirmesi istenir. (4) confirm → 'Can you ... that...?' Dosyayı açabildiğini onaylamasını ister. (5) reply → 'reply to this e-mail' kalıbı: bu e-postaya cevap ver. Türkçesi: Proje slaytlarımızı ek olarak gönderiyorum. Lütfen indir ve resimleri kontrol et. Dosyayı açabildiğini onaylar mısın? Lütfen perşembeden önce bu e-postaya cevap ver.
Örnek 3Aşağıdaki önerileri Why don't we...?, How about...? ve Shall we...? kalıplarıyla yeniden yazınız; ardından her öneriye bir olumlu, bir olumsuz cevap veriniz. a) Let's make a video call tonight. b) Let's watch a science documentary online.
Cevabı göster
1. adım: Formülleri hatırlarız: Why don't we + V1?, How about + V-ing?, Shall we + V1? a) Why don't we make a video call tonight? How about making a video call tonight? Shall we make a video call tonight? b) Why don't we watch a science documentary online? How about watching a science documentary online? Shall we watch a science documentary online? 2. adım (cevaplar): Olumlu: 'Good idea! What time?' / 'That sounds great!' Olumsuz: 'I'm sorry, but I can't. I have to visit my aunt tonight.' / 'I'd love to, but my internet connection is very slow.' Dikkat: How about kalıbında fiile -ing eklendi (making, watching); diğer kalıplarda fiil yalın kaldı.
Örnek 4Aşağıdaki tekliflere kibar ret formülüyle (üzüntü + ret + sebep + alternatif) cevap veriniz: a) Friend: 'Would you like to play an online game now?' (Fen sınavına çalışman gerekiyor.) b) Friend: 'Why don't we chat online at nine?' (İnternetin bozuk.) c) Friend: 'How about watching a film online tonight?' (Babana yardım etmen gerekiyor.)
Cevabı göster
1. adım: Formülü yazarız: I'm sorry / I'd love to + but I can't + sebep + alternatif öneri. 2. adım: Sebebi uygun yapıyla anlatırız: have to, need to ya da durum cümlesi. a) I'm sorry, but I can't. I have to study for my science exam. Why don't we play at the weekend? (Üzgünüm ama yapamam. Fen sınavıma çalışmak zorundayım. Hafta sonu oynayalım mı?) b) I'd love to, but I can't. My internet is broken. How about talking on the phone instead? (Çok isterdim ama yapamam. İnternetim bozuk. Onun yerine telefonda konuşsak?) c) Sorry, I can't tonight because I need to help my father. Maybe another time. (Üzgünüm, bu akşam babama yardım etmem gerektiği için yapamam. Belki başka bir zaman.)
Örnek 5Aşağıdaki ekran mesajlarını okuyunuz ve soruları cevaplayınız: 1) 'Wrong password. Please try again. (2 attempts left)' 2) 'Upload failed: The file is too large. Maximum size: 25 MB.' 3) 'Welcome, Ela! Please confirm your e-mail address to complete your registration.' 4) 'You have 4 new messages and 2 new comments.' a) How many more times can the user try the password? b) Why can't the user upload the file? c) What does Ela have to do? d) How many new comments are there?
Cevabı göster
1. adım (scanning): Her soru için anahtar kelimeyi belirleriz: 'how many more times' → attempts left, 'why' → too large, 'have to do' → please confirm, 'comments' → 2 new comments. a) Two more times. ('2 attempts left' = 2 deneme hakkı kaldı.) b) Because the file is too large. The maximum size is 25 MB. c) She has to confirm her e-mail address to complete her registration. (Kaydını tamamlamak için e-posta adresini onaylamalı.) d) There are two new comments. (Dikkat: 4 sayısı mesajlara aittir, yorumlara değil.)
Örnek 6Aşağıdaki konuşma cümlelerini anlamlı bir sıraya koyunuz: a) — Yes. It isn't working properly. b) — Why don't we chat online at two o'clock? I want to tell you something important. c) — What do you mean? Do you mean the Internet connection? d) — I'm sorry, but I can't. My internet is broken. e) — Oh, I see. How about calling me on the phone, then? f) — That sounds great! I'll call you at two.
Cevabı göster
1. adım: Konuşmayı başlatan cümleyi buluruz: Bir öneri ile başlar → b) Why don't we chat online at two o'clock? 2. adım: Öneriye cevap: ret ve bahane → d) I'm sorry, but I can't. My internet is broken. 3. adım: Bahaneyi tam anlamayan kişi açıklama ister → c) What do you mean? Do you mean the Internet connection? 4. adım: Açıklama → a) Yes. It isn't working properly. 5. adım: Yeni bir öneri → e) How about calling me on the phone, then? 6. adım: Kabul → f) That sounds great! I'll call you at two. Doğru sıra: b – d – c – a – e – f
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Kerem: 'Why don't we chat online at two o'clock?' Ayşe: '________ My internet connection isn't working properly.' Which option completes the dialogue?
Ayşe'nin ikinci cümlesi internet bağlantısının çalışmadığını söylüyor; bu bir bahanedir. Bahaneden önce ret ifadesi gelmelidir: 'I'm sorry, but I can't.' Diğer seçenekler kabul bildirdiği için bahaneyle çelişir.
2'Hi Mrs. Demir, I'm sending my homework as an ________. Please download it and check it.' Which word completes the e-mail?
E-postayla birlikte gönderilen ve indirilebilen dosyaya 'attachment' (ek dosya) denir. Search engine arama motoru, browser tarayıcı, connection ise bağlantıdır; bunlar e-postayla gönderilmez.
3Read the screen message: 'No Internet connection. Please check your modem and try again.' What should the user do?
Mesajın ikinci kısmı kullanıcıdan ne istendiğini emir kipiyle söyler: 'Please check your modem and try again.' (Modemini kontrol et ve tekrar dene.) Bu yüzden doğru cevap 'Check the modem.' seçeneğidir. Diğer seçenekler mesajda yer almaz.
4Which sentence is a DISADVANTAGE of the Internet?
İnternette çok fazla zaman geçirip iyi uyuyamamak bir zarardır (disadvantage). Diğer üç seçenek hızlı bilgi, uzaktakilerle iletişim ve çevrim içi dersler gibi internetin faydalarını (advantages) anlatır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- 'Why don't we chat online?' is a suggestion, not a question about a reason.
Doğrudur; 'Why don't we + V1?' kalıbı sebep sormaz, 'Hadi ... yapalım mı?' anlamında bir öneridir.
- 'How about join our online group?' is a correct sentence.
Yanlıştır; 'How about' kalıbından sonra fiil -ing alır. Doğrusu: 'How about joining our online group?'
- An attachment is a file that you send with an e-mail.
Doğrudur; e-postayla birlikte gönderilen fotoğraf, belge ya da sunum gibi dosyalara attachment denir.
- 'I'd love to, but I can't.' is a way of accepting an offer.
Yanlıştır; 'but I can't' kısmı cevabı rede çevirir. Bu cümle bir teklifi kibarca reddetmek için kullanılır.
- 'Page not found.' is an error message on a website.
Doğrudur; aranan sayfanın bulunamadığını bildiren bir hata mesajıdır. Genellikle adres yanlış yazıldığında görülür.
- 'Why don't we chat online?' is a suggestion, not a question about a reason.
6Match the phrases on the left with their explanations on the right.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Why don't we online at two o'clock? I want to tell you something important.
- I'm sending the photos of our trip as an .
- Please your e-mail address to complete your registration.
- How about a video call after dinner?
- I'm sorry, but I can't. I to study for my exam.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arkadaşın Deniz sana şu mesajı gönderdi: 'Hi! Would you like to join our online quiz game tonight at eight? It's really fun!' Ancak yarın matematik sınavın var ve tabletinin şarj aleti bozuk. Deniz'e 5-6 cümlelik kibar bir İngilizce cevap yaz: teşekkür et, üzüntünü bildir, teklifi reddet, iki sebep söyle, bir alternatif öner ve mesajı kibarca bitir.
1. ipucu: 1. adım: Selamlayıp teşekkür et ve üzüntünü bildir: 'Hi Deniz! Thanks for the invitation. I'd love to, but...'
2. ipucu: 2. adım: Reddet ve sebepleri have to ve because ile anlat: 'I have to study for my maths exam.', '...because my tablet's charger is broken.'
3. ipucu: 3. adım: 'Why don't we...?' ya da 'How about + V-ing?' ile bir alternatif öner (örneğin hafta sonu) ve 'See you!' gibi bir kapanışla bitir.
Cevap: Sample Answer: 'Hi Deniz! Thanks for the invitation. I'd love to join the quiz game, but I can't tonight. I have to study for my maths exam tomorrow. I also can't use my tablet because its charger is broken. Why don't we play the game together at the weekend? See you at school!' Açıklama: 'Thanks for the invitation' teşekkür, 'I'd love to..., but I can't' kibar ret ifadesidir. 'I have to study' zorunluluk bildiren birinci sebep, 'because its charger is broken' teknik bir sorun bildiren ikinci sebeptir. 'Why don't we play... at the weekend?' alternatif öneridir ve fiil yalın kullanılmıştır. 'See you at school!' samimi bir kapanıştır. Böylece mesaj kibar ret formülünün dört parçasını da (üzüntü, ret, sebep, alternatif) içerir.
Kısaca
- Gist için dinleme: İlk dinlemede her kelimeye takılmadan 'Kim konuşuyor, konu ne, teklif kabul mü ediliyor reddediliyor mu?' sorularına cevap ararız; 'Would you like...?', 'That sounds great!', 'Sorry, but I can't.' gibi anahtar ifadeler konuşmanın yönünü gösterir.
- E-posta: Bir e-postada To (kime), Subject (konu), hitap, mesaj ve kapanış bölümleri bulunur; dosyaları attachment (ek) olarak göndeririz ve gelen e-postaya reply (cevapla), forward (ilet) ya da delete (sil) ile işlem yaparız.
- Öneri kalıpları: Why don't we + V1?, Let's + V1, Shall we + V1? ve How about + V-ing? kalıplarıyla çevrim içi buluşma ve etkinlik önerir; 'Good idea!', 'Sure, why not?' ya da 'Sorry, but I can't.' ile cevap veririz.
- Kibar ret formülü: Üzüntü (I'm sorry / I'd love to) + ret (but I can't) + sebep (I have to study / my internet is broken) + alternatif öneri (How about tomorrow?) sırasıyla kurulan cevap, kaba bir 'No.' yerine kullanılır.
- Gerçek internet metinleri: Kayıt formlarındaki alanları (username, password, confirm password), bildirimleri (You have 3 new messages.) ve hata mesajlarını (No Internet connection., Wrong password.) tarayarak (scanning) gereken bilgiyi bulur ve mesajın bizden ne yapmamızı istediğini anlarız.
- Fikir alışverişi: İnternetin avantajlarını (hızlı bilgi, uzaktakilerle iletişim, çevrim içi dersler) ve dezavantajlarını (bağımlılık, yalan haber, siber zorbalık) 'I think...', 'In my opinion...', 'I agree / I don't agree' ifadeleriyle tartışırız.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 8. Sınıf İngilizce 4. Hafta Çalışma Kâğıdı: Hoşlandıklarını ve Hoşlanmadıklarını Anlatma, Günlük Etkinlikleri Sorma Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 3. Hafta Çalışma Kâğıdı: Davet Metinleri, Kabul–Ret ve Özür Dileyerek Gerekçe Bildirme Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Arkadaşlık, Davet ve Gerekçeli Cevaplar Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 7. Hafta Çalışma Kâğıdı: Describing Simple Processes, Expressing Preferences & Making Simple Inquiries (Cooking Methods, Kitchen Tools & Sequence Linkers) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 8. Hafta Çalışma Kâğıdı: Cooking Methods (bake, boil, fry, grill, roast, steam), Kitchen Tools, Ingredients & Sequence Linkers (First, Second, Next, Then, After that, Finally - E8.3) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Personal Traits, Making Simple Inquiries, Accepting & Refusing with Reasons Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 5. Hafta Çalışma Kâğıdı: Unit 2: Teen Life — Expressing Preferences (Prefer + V-ing + to / Would Rather + V1 + than), Stating Personal Opinions & Camping Equipment (E8.2.L1, E8.2.SI1, E8.2.SP1, E8.2.R1, E8.2.W1) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 6. Hafta Çalışma Kâğıdı: Expressing Likes, Dislikes (fond of, keen on, can’t stand), Preferences (prefer ... to ...) and Stating Personal Opinions (terrific, unbearable, ridiculous - E8.2) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 9. Hafta Çalışma Kâğıdı: Describing Simple Processes (How to Make an Omelette & Pasta), Imperatives, Sequence Linkers & Reading Recipes (E8.3) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 10. Hafta Çalışma Kâğıdı: Reading and Writing Recipes, Food Preferences, Kitchen Habits & Unit 3 General Revision (E8.3) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 11. Hafta Çalışma Kâğıdı: Following Phone Conversations, Phone Vocabulary & Phrasal Verbs, Stating Spontaneous Decisions (will) (E8.4) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 12. Hafta Çalışma Kâğıdı: Making a Phone Call, Formal and Informal Phone Conversations, Expressing Reasons and Purposes & Unit 4 Revision (E8.4) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 13. Hafta Çalışma Kâğıdı: Communication Habits, Emergency Calls, Smartphone Applications & Introduction to Internet Habits (E8.4 & E8.5) Çalışma kâğıdı
- 8. Sınıf İngilizce 14. Hafta Çalışma Kâğıdı: Following Phone Conversations: Hello! This is ... calling, is ... in? May I speak to ...? and Stating Decisions Taken at the Time of Speaking Çalışma kâğıdı