Teen Life ünitesinde (5 ve 6. haftalar) gençlerin günlük etkinliklerini anlattın; love, like, enjoy ve can’t stand ile neyden hoşlanıp hoşlanmadığını, “I prefer …” ile neyi tercih ettiğini söyledin. Bu hafta Unit 3: In the Kitchen ile mutfağa giriyorsun. Önce mutfak fiillerini (peel, chop, slice, mix, pour, boil, fry, bake), malzemeleri, mutfak araçlarını ve tat sıfatlarını öğreneceksin; sonra First, Then, After that ve Finally gibi sıralama sözcükleri ve emir cümleleriyle basit bir yemeğin nasıl yapıldığını anlatacak, kısa bir tarif okuyacak, hangi yemeği tercih ettiğini söyleyecek ve mutfakta basit sorular soracaksın. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bu haftanın perşembesine denk geliyor; ders günü az olduğu için bu özet, ünitenin ilk haftasında işlenecek temel sözcük ve kalıpları tek parça hâlinde toparlıyor.
Mutfak fiilleri: peel, chop, boil, fry, bake
Bir yemeğin nasıl yapıldığını anlatmak için önce mutfakta yapılan işleri söyleyen fiilleri bilmen gerekir. Ünitenin temel fiilleri şunlardır: peel (kabuğunu soymak), chop (küçük parçalara doğramak), slice (dilimlemek), mix (karıştırmak), add (eklemek), pour (dökmek), boil (kaynatmak, haşlamak), fry (yağda kızartmak) ve bake (fırında pişirmek). Tarifte hepsi emir biçiminde, yani yalın hâliyle kullanılır: “Peel the potatoes.” “Chop the onions.” “Pour the milk into the bowl.”
Pişirme fiillerini nerede ve neyle pişirdiğine göre ayır. Boil suda pişirmektir: “Boil the eggs for ten minutes.” Fry tavada, yağda pişirmektir: “Fry the potatoes in hot oil.” Bake fırında pişirmektir: “Bake the cake for forty minutes.” Genel anlamda pişirmek için cook kullanılır: “Cook the tomatoes for five minutes.” Yani her yemek cook edilir; ama yalnızca suda pişen yemek boil, yağda pişen yemek fry, fırına giren yemek bake edilir.
Kesme fiilleri de birbirinden farklıdır. Peel kabuğu almaktır; chop bıçakla küçük parçalara doğramaktır; slice ise ekmeği, domatesi ya da limonu ince dilimler hâlinde kesmektir. Bu yüzden “Slice the bread.” denir ama soğan için çoğunlukla “Chop the onion.” kullanılır. Mix ile stir de sık karıştırılır: mix, malzemeleri bir araya getirip karıştırmaktır (“Mix the eggs and the milk.”); stir, kaptaki yemeği kaşıkla karıştırmaktır (“Stir the soup.”).
Tarifte sık geçen başka fiiller de vardır: heat (ısıtmak), crack (yumurta kırmak), cut (kesmek), grate (rendelemek), serve (servis etmek) ve put (koymak). Bunların çoğunu zaten biliyorsun; yeni olanları tablodan görsel sözlüğüne ekle. Fiili öğrenirken yanına bir malzeme yaz: peel the potatoes, chop the onions, slice the bread, boil the water, fry the eggs, bake the bread.
| Verb | Türkçesi | Example |
|---|---|---|
| bake | fırında pişirmek | Bake the cake for forty minutes. |
| boil | kaynatmak, haşlamak | Boil the eggs for ten minutes. |
| chop | küçük parçalara doğramak | Chop the onions. |
| fry | yağda kızartmak | Fry the potatoes in hot oil. |
| mix | karıştırmak, birleştirmek | Mix the eggs and the milk in a bowl. |
| peel | kabuğunu soymak | Peel the potatoes. |
| pour | dökmek | Pour the mixture into the pan. |
| slice | dilimlemek | Slice the bread. |
| add | eklemek | Add some salt. |
| heat | ısıtmak | Heat some oil in a pan. |
| stir | kaşıkla karıştırmak | Stir the soup. |
| serve | servis etmek, sofraya koymak | Serve it with fresh bread. |
Malzemeler, mutfak araçları ve tatlar
Bir tarifte kullandığın yiyeceklere ingredients (malzemeler) denir; tarifler genellikle önce malzemeleri sayar: “You need two eggs, some cheese and a little salt.” Ünitenin temel malzeme sözcükleri flour (un), oil (sıvı yağ), salt (tuz), sugar (şeker), butter (tereyağı), egg (yumurta), cheese (peynir), milk (süt) ve onion (soğan). Meal öğün ya da yemek demektir: breakfast, lunch ve dinner birer meal’dir; “Enjoy your meal!” afiyet olsun anlamına gelir.
Mutfakta kullandığın eşyalara kitchen tools (mutfak araçları) denir: knife (bıçak), spoon (kaşık), fork (çatal), plate (tabak), bowl (kâse), pan (tava), pot (tencere), oven (fırın), cooker (ocak) ve glass (bardak). Aracı, onunla yapılan işle birlikte öğren: “Slice the bread with a knife.” “Stir the soup with a spoon.” “Mix the eggs in a bowl.” “Fry the eggs in a pan.” “Bake the cake in the oven.” Bir araçla yapıldığını söylerken with, bir kabın içinde yapıldığını söylerken in kullanılır.
Tat bildiren sıfatlar bir yemeğin nasıl olduğunu söyler: sweet (tatlı), salty (tuzlu), sour (ekşi), bitter (acı; kahve, zeytin acısı), spicy (acılı, baharatlı), tasty (lezzetli) ve delicious (çok lezzetli). Bu sıfatlar be ya da taste fiiliyle kullanılır: “Lemons are sour.” “Chips are salty.” “This soup tastes great.” “Adana kebab is really spicy.” Fazlalık için too eklenir: “The tea is too sweet.” (Çay fazla şekerli.)
Bir yemeğin tadını sormak için “What does it taste like?” ya da “How does it taste?” dersin; cevap bir sıfatla gelir: “It’s a bit sour, but it’s tasty.” Görüşünü güçlendirmek için Teen Life ünitesinden bildiğin terrific ve amazing sıfatlarını da ekleyebilirsin: “Grandma’s börek is terrific.”
| Word | Türkçesi | Example |
|---|---|---|
| ingredients | malzemeler | You need these ingredients. |
| flour | un | two cups of flour |
| oil | sıvı yağ | a spoon of oil |
| salt | tuz | a pinch of salt |
| sugar | şeker | two spoons of sugar |
| butter | tereyağı | a little butter |
| meal | öğün, yemek | Enjoy your meal! |
| knife | bıçak | slice with a knife |
| spoon | kaşık | stir with a spoon |
| fork | çatal | beat the eggs with a fork |
| plate | tabak | put it on a plate |
| bowl | kâse | mix in a bowl |
| pan | tava | fry in a pan |
| pot | tencere | boil in a pot |
| oven | fırın | bake in the oven |
| sweet | tatlı | Baklava is sweet. |
| salty | tuzlu | Chips are salty. |
| sour | ekşi | Lemons are sour. |
| bitter | acı (kahve, zeytin acısı) | Black coffee is bitter. |
| spicy | acılı, baharatlı | Chili sauce is spicy. |
| tasty | lezzetli | This soup is tasty. |
Bir süreci anlatma: First, Then, After that, Finally
Bir yemeğin yapılışı, bir oyunun kuralı ya da bir cihazın kullanımı gibi adım adım ilerleyen işlere process (süreç) denir. Süreci anlatırken adımları sıraya koyan sözcükler kullanırsın: First (önce), Second (ikinci olarak), Then (sonra), Next (ardından), After that (ondan sonra) ve Finally (son olarak). Bu sözcükler cümlenin başına gelir ve arkalarından virgül konur: “First, peel the potatoes.”
Adımların kendisi emir cümlesiyle (imperative) yazılır. Emir cümlesinde özne söylenmez; fiil yalın hâliyle cümlenin başında durur: “Chop the onions.” “Heat some oil in a pan.” Olumsuz adım için don’t kullanılır: “Don’t add too much salt.” Bir adımda iki iş varsa and ile bağlanır: “Peel the tomatoes and chop them into small pieces.”
Basit bir omlet tarifi şöyle anlatılır: “First, crack two eggs into a bowl. Second, add a little milk and salt. Then, beat the eggs with a fork. After that, heat some butter in a pan. Finally, pour the eggs into the pan and cook them for three minutes.” Dikkat et: First ilk adımda, Finally yalnızca son adımda kullanılır; aradaki adımlar için Then, Next ve After that birbirinin yerine geçebilir.
Tarife kısa bir giriş cümlesiyle başlayabilirsin: “Making an omelette is really easy.” ya da “Here is how I make my favourite breakfast.” Sonuna da bir kapanış cümlesi iyi gider: “Enjoy your meal!” ya da “It’s delicious with fresh bread.” Dinlerken ve okurken sıralama sözcükleri sana adımların yerini söyler; bir adımın kaçıncı olduğunu bulmak için önce bu sözcüklere bak.
Okuma: How to make menemen
Şimdi kısa bir tarif oku. İlk okumada metnin genel anlamını yakala: Hangi yemek yapılıyor, hangi malzemeler gerekiyor, kaç adım var? Ayrıntılara ikinci okumada geç; her sıralama sözcüğünün yanına adımın numarasını yazarsan metni daha kolay takip edersin.
“Menemen is a popular Turkish breakfast dish, and it is very easy to make. You need two tomatoes, two green peppers, three eggs, some oil and a little salt. First, peel the tomatoes and chop them into small pieces. Second, slice the peppers. Then, heat some oil in a pan and fry the peppers for two minutes. After that, add the tomatoes and cook them for five minutes. Next, crack the eggs into the pan and stir everything with a wooden spoon. Finally, add some salt and serve it hot with fresh bread. It tastes great!”
Metni okuduktan sonra şu soruları cevapla: What do you need to make menemen? What do you do first? How long do you cook the tomatoes? What do you stir the eggs with? Cevaplar metinde sırayla duruyor: iki domates, iki yeşil biber, üç yumurta, biraz yağ ve az tuz gerekir; önce domateslerin kabuğu soyulup küçük parçalara doğranır; domatesler beş dakika pişirilir; yumurtalar tahta kaşıkla karıştırılır. How long süre sorar, cevabı for ile verilen süredir: “For five minutes.”
Bilmediğin sözcükleri sözlüğe bakmadan önce tahmin etmeyi dene. “Crack the eggs into the pan.” cümlesinde yumurtalar tavaya giriyor; yumurta tavaya girmeden kırılır, öyleyse crack kırmak demektir. “Stir everything with a wooden spoon.” cümlesinde wood tahta demektir; wooden spoon tahta kaşıktır. “Serve it hot with fresh bread.” son adımdır; yemek bitince sofraya konur, demek ki serve servis etmek anlamındadır. Sözcüğün yanındaki malzeme, araç ve sıralama sözcüğü sana anlamı fısıldar.
Tercih bildirme: prefer … to … ve would rather
Teen Life ünitesinde “I prefer hip-hop concerts.” gibi cümlelerle neyi tercih ettiğini söylemiştin; mutfakta da aynı kalıp işine yarar. İki şey arasında soru sormak için or kullanılır: “Do you prefer pizza or pasta?” “Which do you prefer, tea or coffee?” “Do you prefer baking cakes or frying potatoes?” Bu sorulara yes/no ile değil, seçtiğin şeyle cevap verirsin: “I prefer pasta.” “I usually prefer home-made meals.”
İki şeyi karşılaştırarak tercih bildirirken prefer … to … kalıbı kullanılır; prefer’dan sonra isim ya da -ing gelir, karşılaştırılan şey to ile bağlanır: “I prefer pasta to pizza.” “I prefer baking to frying.” “My father prefers cooking at home to eating out.” Than ile kurmak yanlıştır: “I prefer tea than coffee.” denmez, “I prefer tea to coffee.” denir. Üçüncü tekil kişide fiil prefers olur.
Would rather (kısaca ’d rather) da tercih bildirir; ama ardından fiilin yalın hâli gelir ve karşılaştırma than ile yapılır: “I’d rather eat soup than salad.” “She’d rather bake a cake than fry potatoes.” Olumsuzu would rather not biçimindedir: “I’d rather not eat spicy food.” To ya da -ing eklemek yanlıştır: “I’d rather to cook” ve “I’d rather cooking” denmez.
Tercihini bir gerekçeyle ya da bir tat sıfatıyla güçlendirebilirsin: “I prefer home-made pizza to fast food because it’s healthier.” “I’d rather have lemonade than cola; it’s sour and fresh.” Hoşlanma fiilleri de aynı cümlede kullanılabilir: “I love baking cookies, but I hate washing the dishes.”
Mutfakta basit sorular sorma
Bir tarifi yaparken ya da birine yardım ederken kısa sorular sorarsın. İki seçenek arasında kalınca or’lu soru kullanılır: “Do I use butter or oil?” “Do I need two or three eggs?” “Do I boil the pasta for eight or ten minutes?” Cevap, seçeneklerden biridir: “Use oil.” “You need three.” “Ten minutes is better.”
Hangi aracı ya da malzemeyi kullanacağını sormak için what can / what should I use to … kalıbı vardır; to’dan sonra fiilin yalın hâli gelir: “What should I use to slice the bread?” “What can I use to mix the eggs?” “What should I use to make the soup thick?” Cevaplar: “You should use a sharp knife.” “You can use a fork.” “Add a spoon of flour.”
Miktar sorarken sayılabilen isimler için how many, sayılamayan isimler için how much kullanılır: “How many eggs do I need?” — “Three.” “How much flour do I need?” — “Two cups.” Flour, oil, milk, salt, sugar ve water sayılamaz; egg, tomato, onion, potato ve spoon sayılabilir. Süre için how long sorulur: “How long do I bake it?” — “For thirty minutes.”
Yapılacak bir adımı onaylatmak için should ile soru sorarsın: “Should I peel the tomatoes?” — “Yes, you should.” / “No, you don’t have to.” Can ile izin ya da olasılık sorarsın: “Can I use milk instead of water?” — “Yes, you can.” Bu soru ve cevapları sınıfta ikili çalışmada kullanacaksın: biri tarifi anlatır, diğeri malzemeleri ve adımları sorar.
Yazma: kendi tarifini yaz
Bu haftanın yazma görevi sevdiğin bir yemeğin tarifi; plan, bunu bir poster olarak hazırlamanı ister: üstte yemeğin adı ve resmi, altta malzemeler ve yapılış adımları. Bir tarif dört bölümden oluşur: başlık (How to make …), malzeme listesi (You need …), sıralama sözcükleriyle yazılmış adımlar ve bir kapanış cümlesi.
Şablon: “How to make ___. You need ___, ___ and ___. First, ___. Second, ___. Then, ___. After that, ___. Finally, ___. Enjoy your meal!” Her boşluğa bir emir cümlesi gelir ve her cümle fiille başlar. Adım sayın beşten az ya da çoksa aradaki Then, Next ve After that sözcüklerini azaltıp çoğaltabilirsin; First ve Finally hep birer tane olur.
Örnek bir öğrenci yazısı: “How to make cheese toast. You need two slices of bread, some cheese and a little butter. First, put the cheese between the slices of bread. Then, heat a little butter in a pan. After that, fry the toast for two minutes on each side. Finally, slice it and serve it hot. It’s tasty and really easy!” Yazını bitirince kontrol et: Her adım fiille mi başlıyor? Sıralama sözcüklerinden sonra virgül var mı? Malzeme listesindeki her şey adımlarda kullanılıyor mu?
Posterde malzemeleri liste hâlinde, adımları numaralı ya da sıralama sözcüklü cümlelerle ver; her adımın yanına küçük bir resim çizersen görsel sözlüğün de büyür. Sunum yaparken arkadaşların “How many eggs do I need?” ya da “What should I use to chop the onions?” gibi sorular sorabilir; cevapların hazır olsun.
Örnekler
Örnek 1Bir tarifin adımları karışık verilmiştir: (a) Finally, put the eggs in cold water. (b) First, put the eggs in a pot of water. (c) Then, boil them for ten minutes. Doğru sıra nedir?
Cevabı göster
Sıra b – c – a olur. First ilk adımı, Finally son adımı gösterir; Then aradaki adımdır. Yumurtalar önce tencereye konur, sonra on dakika kaynatılır, en son soğuk suya alınır.
Örnek 2“___, pour the mixture into the hot pan and cook it for three minutes.” Bu cümle tarifin son adımıdır. Boşluğa hangi sıralama sözcüğü gelir?
Cevabı göster
Finally gelir: “Finally, pour the mixture into the hot pan and cook it for three minutes.” Son adım için Finally kullanılır; First yalnızca ilk adımda, Then ve After that aradaki adımlarda kullanılır.
Örnek 3“___ the potatoes in hot oil.” cümlesinde boşluğa boil mu, fry mı, bake mi gelir? Neden?
Cevabı göster
Fry gelir: “Fry the potatoes in hot oil.” Yağda pişirmek fry, suda pişirmek boil, fırında pişirmek bake’tir. Cümledeki in hot oil ifadesi yağda kızartmayı gösterir.
Örnek 4Ece limonata yapıyor ve “The lemonade is too ___, so I’ll add some sugar.” diyor. Boşluğa hangi tat sıfatı gelir?
Cevabı göster
Sour gelir. Limon ekşidir; Ece şeker ekliyor, çünkü limonata fazla ekşi olmuş. Salty tuzlu, bitter kahve acısı, spicy baharat acısı demektir; limonatayı bunlar anlatmaz.
Örnek 5“Do you prefer pizza or pasta?” sorusuna bir öğrenci “I prefer pasta than pizza.” diye cevap veriyor. Cümlede hata var mı?
Cevabı göster
Var. Prefer kalıbında karşılaştırılan şey to ile bağlanır: “I prefer pasta to pizza.” Than, would rather ile kullanılır: “I’d rather eat pasta than pizza.”
Örnek 6“How ___ eggs do I need?” ve “How ___ milk do I need?” sorularında boşluklara much mı, many mi gelir?
Cevabı göster
İlkine many, ikincisine much gelir: “How many eggs do I need?” “How much milk do I need?” Egg sayılabilir bir isimdir (one egg, two eggs); milk sayılamaz, miktarı a glass of milk gibi ölçülerle söylenir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1“___ the onions into small pieces and put them in the pan.” Boşluğa hangi fiil gelir?
Into small pieces (küçük parçalara) ifadesi doğramayı anlatır: chop. Peel kabuk soymak, pour dökmek, boil kaynatmaktır.
2Aşağıdaki adımlar bir tarife aittir: 1. Finally, serve it with bread. 2. First, chop the tomatoes. 3. Then, add the eggs and stir. Doğru sıralama hangisidir?
First ilk, Then orta, Finally son adımı gösterir; bu yüzden sıra 2 – 3 – 1 olur.
3Deniz: “What should I use to slice the bread?” Hangi cevap bu soruya uygundur?
Soru hangi aracı kullanacağını sorar; cevapta bir mutfak aracı beklenir: a sharp knife. Diğer cevaplar sayı, tercih ya da evet/hayır bildirir.
4İfadelerden hangilerinin doğru, hangilerinin yanlış olduğunu belirleyiniz; ardından açıklamalarla kontrol ediniz.
- Boil ve fry aynı anlama gelir.
Boil suda kaynatmak, fry yağda kızartmaktır.
- Finally sözcüğü tarifteki son adımı gösterir.
Finally (son olarak) yalnızca son adımda kullanılır.
- Emir cümlesinde özne söylenmez: “Mix the eggs.”
Tarif adımları özne olmadan, yalın fiille başlar.
- “I prefer tea than coffee.” doğru kurulmuş bir cümledir.
Prefer kalıbında to kullanılır: “I prefer tea to coffee.”
- Flour bir mutfak aracıdır.
Flour (un) bir malzemedir; mutfak araçları knife, spoon, pan gibi eşyalardır.
- Boil ve fry aynı anlama gelir.
5Mutfak araçlarını onlarla yapılan işlerle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.
- You should the water for ten minutes before you add the pasta.
- Please the milk into the glass slowly.
- Don’t the cake for more than forty minutes.
- Use a fork to the eggs and the sugar.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Bir arkadaşın omlet tarifini şöyle yazmış: “First, pour the eggs into the pan. Then, heat the oil. Finally, mix the eggs in a bowl.” Sıralama sözcükleri doğru ama tarif yine de yanlış. Sorun nedir ve adımları nasıl sıralarsın?
1. ipucu: Yumurtalar tavaya dökülmeden önce neler yapılmalı?
2. ipucu: Sıralama sözcüklerini koru, adımların yerini değiştir.
Cevap: Adımlar mantık sırasına uymuyor: yumurta önce kâsede karıştırılır, sonra yağ ısıtılır, en son tavaya dökülür. Doğrusu: “First, mix the eggs in a bowl. Then, heat the oil. Finally, pour the eggs into the pan.”
8Mert mutfakta “How much eggs do I need?” diye soruyor, sonra da “I’d rather frying potatoes than bake a cake.” diyor. İki cümledeki hataları bul ve düzelt.
1. ipucu: Egg sayılabilen bir isim mi?
2. ipucu: Would rather’dan sonra fiil hangi biçimde gelir?
Cevap: Egg sayılabildiği için how many kullanılır: “How many eggs do I need?” Would rather’dan sonra yalın fiil gelir: “I’d rather fry potatoes than bake a cake.”
Kısaca
- Mutfak fiilleri: peel soymak, chop doğramak, slice dilimlemek, mix karıştırmak, pour dökmek; boil suda, fry yağda, bake fırında pişirmektir.
- Malzemelere ingredients, mutfak eşyalarına kitchen tools denir; tatlar sweet, salty, sour, bitter, spicy ve tasty sıfatlarıyla söylenir; bitter kahve acısı, spicy baharat acısıdır.
- Bir süreç First, Second, Then, After that ve Finally sıralama sözcükleri ile emir cümleleriyle anlatılır; sıralama sözcüğünden sonra virgül gelir, fiil yalın kalır.
- Tercih için prefer … to … (isim ya da -ing) ve would rather + yalın fiil + than kullanılır; or’lu sorulara seçeneklerden biriyle cevap verilir.
- Mutfakta soru sorarken what should I use to …, how many (sayılabilen), how much (sayılamayan) ve how long (süre) kalıpları kullanılır; bir tarif başlık, malzeme listesi, sıralı adımlar ve kapanış cümlesinden oluşur.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı