Telefon görüşmelerinde kiminle konuştuğumuza bağlı olarak kullandığımız dil değişir; bir arkadaşımızla konuşurken samimi (informal), bir şirket veya çağrı merkeziyle görüşürken resmî (formal) ifadeler seçeriz. Bu hafta 'On The Phone' ünitesinde resmî-samimi telefon diyaloglarını, akıllı telefon kullanım amaçlarını, çağrı merkezi görüşmelerini ve konuşma anında alınan kararları ('will') pekiştiriyoruz.
Formal and Informal Phone Conversations (Resmî ve Samimi Görüşmeler)
Telefon görüşmelerinde iş yerleri, sekreterler, öğretmenler veya tanımadığımız kişilerle konuşurken formal (resmî ve kibar) ifadeler kullanılır. Arayan kişi kendini 'Hello, this is ... calling.' şeklinde tanıtır ve birini telefona isterken 'May I speak to Mr. Parker, please?' veya 'Could you put me through to the manager?' (Beni müdüre bağlayabilir misiniz?) der.
Resmî bir görüşmede telefonu açan sekreter veya görevli, karşı tarafı bekletmek için 'Can you hold on a moment, please?' (Biraz bekler misiniz lütfen?); aranan kişi müsait değilse 'I am afraid he is not available at the moment. Would you like to leave a message?' (Korkarım şu an müsait değil. Mesaj bırakmak ister misiniz?) kalıbını kullanır. İsim veya numara teyidi için 'Could you spell your surname, please?' (Soyadınızı harf harf kodlar mısınız?) sorulur.
Aile bireyleri ve yakın arkadaşlarla yapılan görüşmelerde ise informal (samimi / günlük) dil tercih edilir: 'Hi! It's Sally. Is Jane in / there?' (Selam, ben Sally. Jane orada mı?), 'Hang on a minute, I'll get her.' (Bir dakika bekle, onu çağırayım), 'She has gone out. Tell her to call me back.' (Dışarı çıktı. Beni geri aramasını söyle) ve vedalaşırken 'I'll talk to you soon / Keep in touch!' denir.
Expressing Purposes, Reasons & Spontaneous Decisions (Amaç, Sebep ve 'Will')
İnsanların akıllı telefonları (smartphones) ve uygulamaları (applications / apps) hangi amaçla kullandıklarını anlatırken 'to + V1' (-mek/-mak için) yapısı kullanılır: 'I use my smartphone to keep in touch with my friends' (Arkadaşlarımla iletişimde kalmak için), 'to practice foreign languages' (yabancı dil pratiği yapmak için), 'to do online shopping and pay the bills' (internetten alışveriş yapmak ve fatura ödemek için), 'to find my way in traffic' (trafikte yolumu bulmak için).
Tercih sebeplerini açıklarken 'because' (çünkü) bağlacından yararlanılır: 'I prefer sending text messages to making phone calls because it is easier, faster and cheaper.' Akıllı telefonların avantajları (pros / advantages) hızlı iletişim, kolay taşınabilirlik ve acil durumlarda (emergency) yardım çağırmak iken; dezavantajları (cons / disadvantages) ekran bağımlılığı (addiction), yüz yüze iletişimin (face-to-face communication) azalması ve güvenlik riskleridir.
Konuşma anında önceden planlamadan aldığımız ani kararları (decisions taken at the time of speaking) ifade ederken 'will ('ll) + V1' kullanılır: Telefon çaldığında 'The phone is ringing. I will take that.' (Telefon çalıyor, ben bakarım); hat meşgulse 'The line is engaged. I'll call her back in an hour.' (Hat meşgul, bir saat sonra onu geri ararım); buluşma teklifinde 'We'll meet at the café tomorrow, then.' (Öyleyse yarın kafede buluşuruz).
Call Center Dialogues, Memos & Unit 4 Revision (Çağrı Merkezi ve Genel Tekrar)
Müşteri hizmetleri (customer service) ve çağrı merkezleri (call centers) ile yapılan görüşmelerde görevli (agent / operator) konuşmayı 'Hello, how can I help you?' sorusuyla başlatır. Müşteriler çağrı merkezini çeşitli amaçlarla arar: 'make a complaint' (şikâyette bulunmak), 'return a broken / damaged product' (bozuk/hasarlı ürünü iade etmek), 'book or change a flight ticket' (uçak bileti ayırtmak/değiştirmek), 'report a delivery problem' (teslimat sorununu bildirmek) veya 'learn more about a service' (bir hizmet hakkında bilgi almak).
Bir şirketi aradığımızda telesekreter veya santral görevlisi 'Please dial the extension number' (Lütfen dahili numarayı tuşlayınız) veya 'For English, press nine' yönlendirmesi yapar. Aranan kişi yerinde yoksa sekreter arayanın adını (caller), aranan kişiyi (receiver) ve bırakılan mesajı küçük bir not kâğıdına (memo) kaydeder.
Ünitenin eş anlamlı (synonyms) ve zıt anlamlı (antonyms) temel kelimelerini bilmek okuma sorularını kolaylaştırır: pick up = answer the phone (telefonu açmak) x hang up = end a call (kapatmak); hold on = hang on = wait (beklemek); put through = connect (bağlamak); get in touch = keep in touch = contact = communicate (iletişim kurmak); engaged = busy = in use (meşgul) x available = free (müsait).
Örnekler
Örnek 1'Secretary: Good afternoon, Star Company. How can I help you? / Mr. Green: Hello, this is David Green. Could you put me through to Mr. White, please?' diyaloğu resmî (formal) mi yoksa samimi (informal) mi bir görüşmedir? Neden?
Cevabı göster
Şirket sekreteriyle yapıldığı ve 'How can I help you?', 'Could you put me through to Mr. White, please?' gibi kibar ve kurumsal kalıplar kullanıldığı için resmî (formal) bir telefon görüşmesidir.
Örnek 2Çağrı merkezini arayan bir müşteri 'I bought a headphones online yesterday, but it doesn't work properly.' diyorsa aramasının amacı (purpose of calling) nedir?
Cevabı göster
Aldığı kulaklık düzgün çalışmadığı için bozuk bir ürünü bildirmek / iade etmek veya şikâyette bulunmak ('to report a broken product / to make a complaint / to return a damaged item') amacıyla aramıştır.
Örnek 3'A: Hi, is Kevin there? / B: I'm afraid he has gone out. Would you like to leave a message? / A: No, thanks. ___' diyaloğunda konuşma anında alınan bir kararla boşluk nasıl tamamlanabilir?
Cevabı göster
Konuşma anında alınan karar 'will ('ll)' ile ifade edilir: 'I'll call him back in an hour.' (Onu bir saat sonra geri ararım) veya 'I'll text him later.' (Ona daha sonra mesaj atarım).
Örnek 4Akıllı telefonların (smartphones) günlük yaşamımızdaki olumlu (pros) ve olumsuz (cons) yönlerine ikişer örnek yazınız.
Cevabı göster
Olumlu yönleri (Pros): Easy and fast communication (kolay ve hızlı iletişim), finding our way and helping in emergencies (yol bulma ve acil durumlarda yardım). Olumsuz yönleri (Cons): Screen addiction (ekran bağımlılığı), reducing face-to-face communication (yüz yüze iletişimi azaltması).
Örnek 5Bir telefon notunda (Memo) 'To: Mrs. Carter / From: Mr. Miller / Message: The meeting is at 3 p.m. tomorrow. Please call back. / Tel: 555-0192' yazıyorsa arayan (caller) ve aranan (receiver) kimdir?
Cevabı göster
Arayan kişi (Caller / From): Mr. Miller'dır. Aranan ve kendisine mesaj bırakılan kişi (Receiver / To) ise Mrs. Carter'dır.
Örnek 6'Hold on', 'Put through', 'Pick up' ve 'Engaged' ifadelerinin İngilizce eş anlamlılarını (synonyms) yazınız.
Cevabı göster
Hold on = hang on / wait (beklemek); Put through = connect (bağlamak); Pick up = answer the phone (telefonu açmak); Engaged = busy / in use (meşgul).
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Customer Service: 'Hello, Tech Store Call Center. How can I help you?' / Customer: 'Hello, I bought a laptop two days ago, but the screen is broken. ___' diyaloğunda boşluğa hangi ifade gelmelidir?
Ekranı kırık bir bilgisayar alan müşteri, hasarlı ürünü iade etmek istediğini ('I would like to return the damaged product') belirtir.
2Secretary: 'May I ask who is calling, please?' / Caller: 'This is Mark Taylor. Could you put me through to the manager?' / Secretary: '___ He is in a meeting now. Would you like to leave a message?' boşluğuna hangisi uygundur?
Müdür şu an toplantıda olduğu için sekreter 'Korkarım şu an müsait değil' ('I am afraid he is not available at the moment') yanıtını verir.
3Aşağıdaki cümlelerin hangisinde akıllı telefon kullanmanın amacı (purpose) diğerlerinden farklı bir alanda (eğitim/dil öğrenimi) belirtilmiştir?
'to practice foreign languages' (yabancı dil pratiği yapmak için) ifadesi akıllı telefonun eğitim amacıyla kullanımını gösterir.
4Paul: 'Hello, is Brian in?' / Brian's Mum: 'Sorry, Paul. He has gone to the library.' / Paul: 'Oh, I see. ___' diyaloğunda Paul konuşma anında aldığı kararı nasıl ifade eder?
Brian'ın evde olmadığını öğrenen Paul, konuşma anında aldığı kararı 'will' ve 'then' kullanarak ('I will call him back on his mobile phone, then') söyler.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 'Could you put me through to Mr. Brown, please?' cümlesi resmî (formal) bir telefon görüşmesinde birini bağlatmak için kullanılır.
- 'Pick up the phone' ifadesi telefon görüşmesini sonlandırıp ahizeyi kapatmak ('hang up') anlamına gelir.
- Hat meşgul olduğunda 'The line is engaged' veya 'The line is busy' ifadeleri kullanılır.
- Konuşma esnasında telefon çaldığında 'I will take that' demek geçmişte yaşanmış bir alışkanlığı anlatır.
- İnsanlarla iletişimi sürdürmek anlamında 'keep in touch with' ve 'contact' kelimeleri birbirinin yerine kullanılabilir.
- 'Could you put me through to Mr. Brown, please?' cümlesi resmî (formal) bir telefon görüşmesinde birini bağlatmak için kullanılır.
6Aşağıdaki telefon iletişimi ifadelerini eş anlamlıları veya açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- I can't hear you well because it is a line; could you speak louder, please?
- Mr. Wilson is in a meeting now; would you like to leave a for him?
- To speak to the accounting department, please dial the number 204.
- Many teenagers use smartphones to in touch with their friends and share photos.
- The phone is ringing in the living room; hang on a second, I answer it.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir şirketi arayan müşterinin (Caller) müdürle görüşmek istediği, sekreterin (Secretary) müdürün müsait olmadığını söyleyip mesaj teklif ettiği ve müşterinin konuşma anında geri arama kararı aldığı kısa bir resmî (formal) telefon diyaloğunu nasıl kurgulayacağınızı açıklayınız.
1. ipucu: Arayan kişinin kendini 'Hello, this is ... calling' ile tanıtmasını ve 'Could you put me through to the manager?' ricasını yazınız.
2. ipucu: Sekreterin 'Can you hold on a moment, please?' dedikten sonra 'I am afraid he is not available. Would you like to leave a message?' yanıtını ekleyiniz.
3. ipucu: Müşterinin 'will' kullanarak 'No, thanks. I will call him back in the afternoon, then.' cümlesiyle konuşmayı tamamlamasını sağlayınız.
Cevap: Diyalog şu şekilde kurulur: Caller: 'Good morning, this is Emma Watson calling. Could you put me through to the manager, please?' — Secretary: 'Can you hold on a moment, please? I'll check. ... I am afraid he is not available at the moment. He is in a meeting. Would you like to leave a message?' — Caller: 'No, thank you. I will call him back in the afternoon, then. Have a nice day!'
Kısaca
- Formal vs. Informal Calls: Resmî görüşmelerde 'This is ... calling / May I speak to ...? / Could you put me through to ...?'; samimi görüşmelerde ise 'Hi, it's ... / Is ... in? / Hang on a minute' kullanılır.
- Leaving a Message: Aranan kişi müsait değilse ('not available / gone out / in a meeting'), 'Would you like to leave a message?' diye sorulur ve kısa not ('memo') alınır.
- Purposes & Pros/Cons: Akıllı telefon amaçları 'to + V1' ('to keep in touch, to do online shopping, to practice foreign languages') ile anlatılır; hızı avantaj (pro), bağımlılık (addiction) ise dezavantajdır (con).
- Decisions with 'Will': Konuşma anında alınan ani kararlar 'will ('ll)' ile ifade edilir: 'I will take that', 'I'll get back to you in an hour', 'We'll meet later, then.'
- Call Center & Key Words: Çağrı merkezleri 'to make a complaint / return a product / book a ticket' için aranır; 'pick up (answer), hang up (end), hold on (wait), engaged (busy)' temel kelimelerdir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı