İçeriğe geç

8. sınıf · İngilizce · 14. hafta (21-25 Aralık 2026)

Following Phone Conversations: Hello! This is ... calling, is ... in? May I speak to ...? and Stating Decisions Taken at the Time of Speaking

Unit 4: On The Phone teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Unit 4: On The Phone ünitesinin bu haftaki bölümünde, telefon konuşmalarını adım adım takip etmeyi (Following phone conversations), telefonda kendimizi tanıtıp birisiyle görüşmeyi istemeyi ('Hello! This is ... calling, is ... in?', 'May I speak to ...?'), aranan kişi müsait olmadığında mesaj bırakıp mesaj almayı ve konuşma esnasında aldığımız ani kararları ('will / 'll') ifade etmeyi öğreneceğiz.

1. Starting a Phone Call: Introducing Yourself and Asking for Someone

İngilizcede bir telefon görüşmesini başlatırken kendimizi tanıtma biçimimiz yüz yüze iletişime göre farklılık gösterir. Arayan kişi (caller) kendini tanıtırken 'I am...' demek yerine 'Hello! This is ... calling' (Merhaba! Ben ... arıyorum) veya telefonu açan kişi 'Hello, ... speaking' (Merhaba, ben ... konuşuyorum) kalıbını kullanır.

Görüşmek istediğimiz kişiyi sorarken muhatabımızla olan yakınlığımıza göre ifade seçeriz. Arkadaşlarımızı veya ailemizi aradığımızda 'Is ... in?' (… içeride mi / evde mi?) ya da 'Is ... there?' (… orada mı?) soruları oldukça yaygındır. Resmi görüşmelerde ise 'May I speak to ...?' (… ile konuşabilir miyim?), 'Could I talk to ...?' veya santral görevlisine söylenen 'Could you put me through to ...?' (Beni …'ya bağlayabilir misiniz?) kalıpları tercih edilir.

İletişim Amacıİngilizce Kalıp İfadeTürkçe Anlamı
Kendini TanıtmaHello! This is Sinan calling.Merhaba! Ben Sinan, arıyorum.
Samimi İstekIs Defne in? / Is Defne there?Defne içeride mi? / Defne orada mı?
Resmi İstekMay I speak to Mrs. Yılmaz, please?Bayan Yılmaz ile konuşabilir miyim lütfen?
Bağlanma TalebiCould you put me through to the manager?Beni müdüre bağlayabilir misiniz?
Dahili NumaraExtension 245, please.Dahili 245 lütfen.
UNIT 4: ON THE PHONE — STARTING A PHONE CONVERSATION Introducing Yourself (Kendini Tanıtma) • "Hello! This is Arda calling." (Merhaba! Ben Arda, arıyorum.) • "Hi! Emily speaking." (Selam! Ben Emily, konuşuyorum.) • "Good morning, XYZ Call Center. How may I help you?" (Telefonda "I am..." yerine "This is..." kullanılır!) Asking for Someone (Birini İsteme) • "Is Emre in?" / "Is Emre there?" (Emre içeride mi / orada mı? — Samimi) • "May / Can / Could I speak to Mr. Kaya?" (Bay Kaya ile konuşabilir miyim? — Resmi) • "Could you put me through to the manager?" (Beni müdüre bağlayabilir misiniz?) put someone through = connect (bağlamak)
🔍 Büyütmek için dokunun

2. Holding the Line, Connecting and Stating Unavailability

Aranan kişi uygunsa (available), telefonu açan kişi arayanı kısa bir süre hatta bekletir ve görüşeceği kişiye bağlar. Bu durumda 'Hang on a minute; I'll get him/her' (Bir dakika bekleyin; onu çağıracağım), 'Hold on a moment, please' (Bir an hatta kalın lütfen), 'Don't hang up the phone' (Telefonu kapatmayın) ve 'I'll put you through' (Sizi bağlıyorum) ifadeleri kullanılır.

Eğer aranan kişi o sırada görüşmeye uygun değilse (unavailable / busy), bu durum kibarca açıklanır: 'I'm afraid he/she is not available at the moment' (Korkarım şu anda müsait değil), 'He/She has gone out' (Dışarı çıktı), 'He is in a meeting right now' (Şu an toplantıda) veya 'The line is engaged / busy' (Hat meşgul) cümleleri en sık karşılaşılan yanıtlardır.

HOLDING THE LINE & UNAVAILABILITY ON THE PHONE Holding & Connecting (Hatta Bekletme) • "Hang on a minute; I'll get him." (Bir dakika bekleyin; onu çağıracağım.) • "Hold on a moment, please." (Bir an hatta kalın lütfen.) • "Don't hang up the phone, please." (Telefonu kapatmayın lütfen.) I'll put you through = Sizi bağlıyorum. When Someone is Not Available (Müsait Değilse) • "I'm afraid he isn't available at the moment." (Korkarım şu anda müsait değil.) • "She has gone out. / She isn't in." (Dışarı çıktı. / İçeride değil.) • "The line is engaged / busy right now." (Hat şu anda meşgul.) available = free | engaged = busy = in use
🔍 Büyütmek için dokunun

3. Leaving and Taking a Message on the Phone

Aranan kişi yerinde olmadığında telefonu açan kişi (receiver), arayana mesaj bırakmak isteyip istemediğini sorar: 'Would you like to leave a message?' (Bir mesaj bırakmak ister misiniz?) veya 'Can I take a message?' (Mesaj alabilir miyim?). Arayan kişinin iletişim bilgilerini kaydetmek için 'Could I take your name and phone number, please?' sorusu yöneltilir ve kısa bir not (memo) yazılır.

Arayan kişi (caller) ise mesaj bırakırken 'Could you tell him/her to call me back?' (Beni geri aramasını söyleyebilir misiniz?), 'Can you tell her that Burak called?' (Ona Burak'ın aradığını söyleyebilir misiniz?) veya 'Please ask him to get back to me as soon as possible' (Lütfen en kısa sürede bana dönmesini isteyin) kalıplarını kullanır.

Konuşmacı Rolüİngilizce İfadeTürkçe Anlamı
Receiver (Telefonu Açan)Would you like to leave a message?Bir mesaj bırakmak ister misiniz?
Receiver (Telefonu Açan)Hold on, I'll write a memo for him.Bekleyin, onun için kısa bir not yazacağım.
Caller (Arayan Kişi)Yes, please. Could you tell her to call me back?Evet lütfen. Beni geri aramasını söyler misiniz?
Caller (Arayan Kişi)Could you ask him to contact me at 0555-123?Bana 0555-123 numarasından ulaşmasını ister misiniz?
Receiver (Telefonu Açan)I'll make sure she gets your message.Mesajınızı aldığından emin olacağım (İleteceğim).
TAKING AND LEAVING A PHONE MESSAGE Receiver: Taking a Message (Mesaj Alma) • "Would you like to leave a message?" (Bir mesaj bırakmak ister misiniz?) • "Can I take your name and number?" (Adınızı ve numaranızı alabilir miyim?) • "Hold on, I'll write a memo / note for her." (Bekleyin, onun için kısa bir not yazacağım.) • "I'll make sure he gets your message." Caller: Leaving a Message (Mesaj Bırakma) • "Could you tell him to call me back?" (Beni geri aramasını söyleyebilir misiniz?) • "Can you tell her that Pelin called?" (Ona Pelin'in aradığını söyleyebilir misiniz?) • "Please ask him to get back to me ASAP." (En kısa sürede bana dönmesini isteyin lütfen.) • "My number is 555-0198. Thanks!"
🔍 Büyütmek için dokunun

4. Stating Decisions Taken at the Time of Speaking (Will / 'll)

Telefon konuşmaları sırasında önceden planlamadığımız, tam konuşma anında verdiğimiz ani kararları (decisions taken at the moment of conversation) ifade ederken Subject + will ('ll) + V1 yapısını kullanırız. Örneğin telefon çaldığında 'Ben açarım!' demek için 'I will take that!' veya 'I'll answer the phone!' deriz.

Görüşme esnasında muhatabımıza verdiğimiz anlık sözler ve kararlar da will ('ll) ile kurulur: 'I'll talk to you soon' (Yakında seninle konuşuruz), 'I'll call you back in ten minutes' (On dakika içinde seni geri arayacağım), 'I'll tell him when he comes back' (O döndüğünde kendisine söyleyeceğim) ve 'We'll meet at the library next Saturday, then' (Öyleyse gelecek cumartesi kütüphanede buluşuruz).

STATING DECISIONS TAKEN AT THE TIME OF SPEAKING (WILL / 'LL) Grammar Rule: Spontaneous "Will" Subject + will ('ll) + V₁ (Base Verb) Konuşma anında (önceden planlamadan) alınan ani kararları, sözleri ve teklifleri ifade ederken "will ('ll)" kullanılır. Negative: Subject + won't (will not) + V₁ "Don't worry, I won't forget your memo." Phone Examples with "Will" • [The phone rings] "I will take / answer that!" (Telefon çalar: "Ben bakarım / açarım!") • "Hang on a minute, I'll get her." (Bir dakika bekleyin, onu çağıracağım.) • "I'll talk to you soon. / I'll call back later." (Yakında konuşuruz. / Daha sonra tekrar ararım.) • "We'll meet at the cafe next Saturday, then."
🔍 Büyütmek için dokunun

5. Overcoming Communication Breakdowns on the Phone

Telefon görüşmelerinde bazen hat bozuk olabilir (It's a bad line), ses kesilebilir veya karşı taraf çok hızlı konuşabilir. Bu gibi iletişim kopukluklarında (communication breakdowns) anlamadığımız noktayı kibarca belirtmek için 'I'm sorry, I can't hear you well' (Üzgünüm, sizi iyi duyamıyorum) ya da 'I couldn't understand you' (Sizi anlayamadım) ifadelerini kullanırız.

Karşı taraftan söylediklerini tekrarlamasını veya daha anlaşılır konuşmasını isterken 'Could you repeat that, please?' (Bunu tekrarlayabilir misiniz lütfen?), 'Could you speak louder, please?' (Daha yüksek sesle konuşabilir misiniz?), 'Can you speak more slowly?' (Daha yavaş konuşabilir misiniz?) ve isim/soyisim yazarken 'Could you spell your name, please?' (Adınızı harf harf kodlayabilir misiniz?) sorularını yöneltiriz.

Sorun (Problem)İngilizce İfadeKibar Çözüm İsteği (Polite Request)
Kötü Hat / Kısık SesIt's a bad line. I can't hear you well.Could you speak louder, please?
Hızlı KonuşmaYou are speaking too fast.Could you speak more slowly, please?
Duyulmayan CümleI missed what you said. / Pardon me?Could you repeat that, please?
Zor İsim veya AdresHow do you write your surname?Could you spell your surname, please?
SOLVING COMMUNICATION PROBLEMS ON THE PHONE Bad Line (Kötü Hat) "It's a bad line." (Hat bozuk / kesik kesik.) "I can't hear you well." (Sizi iyi duyamıyorum.) Solution: "Could you speak louder?" Fast Speaker (Hızlı Konuşma) "I'm sorry, I couldn't understand you." Polite Requests: • "Could you repeat that, please?" (Tekrarlar mısınız?) • "Can you say it slowly?" Spelling Names (Kodlama) "Could you spell your surname, please?" (Soyadınızı harf harf kodlar mısınız lütfen?) Answer: "Sure, it is B - A - L."
🔍 Büyütmek için dokunun

6. Call Center Dialogues and Sample Phone Conversations

Günlük hayatta insanlar çağrı merkezlerini (call centers / customer service) çeşitli amaçlarla ararlar: uçak veya otel rezervasyonu yapmak (to make a reservation / book a flight ticket), bozuk bir ürün hakkında şikâyette bulunmak (to make a complaint), ürünü iade etmek veya değiştirmek (to return or change a product) ya da bilgi almak (to ask for information).

Bir telefon diyaloğunu okurken veya tamamlarken önce konuşmanın resmi mi (formal) yoksa samimi mi (informal) olduğuna, ardından soru ile cevabın uyumuna dikkat edilmelidir. Aşağıdaki örnek diyalog, bu hafta öğrendiğimiz tüm anahtar yapıları bir arada göstermektedir:

CALL CENTER REASONS & ESSENTIAL PHRASAL VERBS Why Do People Call Customer Service? • To make a reservation / book a flight ticket • To make a complaint about a broken product • To return or change a product • To ask for information about a bill / service • To report a delivery or connection problem extension number = dahili numara Key Phrasal Verbs (Unit 4) • pick up the phone : telefonu açmak • hang up the phone : telefonu kapatmak • hold on / hang on : hatta beklemek • put someone through : birini bağlamak • get back to someone : birine geri dönmek • keep / get in touch : iletişimde kalmak
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Aşağıdaki telefon diyaloğunda boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle tamamlayınız: Caller: 'Hello! (1) .................... Mert calling. (2) .................... Can in?' Can's Mother: 'Hang on a minute; (3) .................... get him.'

    Cevabı göster

    (1) This is, (2) Is, (3) I'll (I will). Tamamlanmış hâli: 'Hello! This is Mert calling. Is Can in?' — 'Hang on a minute; I'll get him.' (Merhaba! Ben Mert, arıyorum. Can içeride mi? — Bir dakika bekle, onu çağıracağım.)

  2. Örnek 2Bir şirketi arayan müşteri 'Could you put me through to the customer service, please?' dediğinde hat meşgulse sekreter nasıl cevap vermelidir?

    Cevabı göster

    Sekreter hattın meşgul olduğunu belirtmek için 'I'm sorry / I'm afraid the line is engaged (busy) at the moment. Would you like to hold on or leave a message?' (Üzgünüm, hat şu anda meşgul. Hatta beklemek mi yoksa mesaj bırakmak mı istersiniz?) şeklinde cevap verebilir.

  3. Örnek 3Arkadaşınızla telefonda konuşurken dışarıda gürültü olduğu için sesini tam duyamıyorsunuz. Durumu açıklayan ve daha yüksek sesle konuşmasını rica eden İngilizce cümleyi yazınız.

    Cevabı göster

    'It's a bad line (or It's very noisy here) and I can't hear you well. Could you speak louder / repeat that, please?' (Hat kötü / burası çok gürültülü ve seni iyi duyamıyorum. Lütfen daha yüksek sesle konuşabilir misin / tekrarlayabilir misin?)

  4. Örnek 4Evde otururken aniden telefon çalmaya başlıyor. Annenize telefonu sizin açacağınızı (konuşma anında aldığınız kararı) İngilizce nasıl söylersiniz?

    Cevabı göster

    Konuşma anında alınan ani bir karar (spontaneous decision) olduğu için 'will' kullanılır: 'I will take that!' veya 'I'll pick up / answer the phone, Mom!' (Ben bakarım / Telefonu ben açarım anne!).

  5. Örnek 5Selin, arkadaşı Ece'yi aramış ancak Ece'nin kütüphaneye gittiğini öğrenmiştir. Ece'nin ablasına 'Beni geri aramasını söyleyebilir misiniz?' mesajını İngilizce nasıl bırakır?

    Cevabı göster

    Selin mesaj bırakırken 'Could you tell her that Selin called and ask her to call me back, please?' veya kısaca 'Could you tell her to call me back / get back to me, please?' der.

  6. Örnek 6'I calling the call center to return a broken headphones.' cümlesindeki dil bilgisi ve anlam bilgisini inceleyerek, müşterinin arama amacını (purpose of calling) doğru bir İngilizce cümleyle ifade ediniz.

    Cevabı göster

    Doğru cümle: 'I am calling the call center to make a complaint and return broken headphones.' Müşterinin arama amacı bozuk bir ürünü iade etmek / şikâyet bildirmektir (making a complaint / returning a faulty product).

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Read the phone conversation below: Secretary: 'Good afternoon, Green Valley Hospital. How may I help you?' Patient: 'Hello! This is Mrs. Parker calling. ........................................?' Secretary: 'I'm afraid she is examining a patient right now. Would you like to leave a message?' Which of the following completes the conversation best?

  2. 2Read the dialogue: Kevin: 'Hi! This is Kevin calling. Is Brian in?' Brian's Sister: '........................................; I'll get him for you.' Kevin: 'Thanks a lot!' Which expression is suitable for the blank?

  3. 3Look at the situation below: 'You are calling a travel agency to book a flight ticket, but the connection is very bad and you cannot hear the agent's voice clearly.' What do you say politely in this situation?

  4. 4Read the short dialogue: Mother: 'Oh, my hands are wet and the telephone is ringing!' Daughter: 'Don't worry, Mom. ........................................' Which sentence states a decision taken at the moment of speaking?

  5. 5Decide whether the following statements about phone conversations are True (D) or False (Y).

    • When introducing yourself on the phone, saying 'Hello! This is Alex calling' is natural and appropriate.
    • The phrasal verb 'put someone through' means ending a phone call and turning off the phone.
    • If the phone line is 'engaged', it means the line is busy and someone else is talking on it.
    • We use 'will ('ll)' to express spontaneous decisions taken at the moment of conversation, such as 'I'll get him'.
    • Asking 'Is Sarah in?' means asking whether Sarah wants to buy a new smartphone.
  6. 6Match the phone expressions on the left with their synonym or meaning on the right.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Complete the sentences below with the appropriate words from the box.

    1. Hello! This is Clara calling. May I to Mr. Watson, please?
    2. I'm afraid Mrs. Green is not at the moment; she is in a meeting.
    3. Since your brother isn't at home, would you like to leave a for him?
    4. Please don't up the phone; I'll put you through to the doctor right now.
    5. It's a very bad line and I can't hear you. Could you that, please?
  8. 8Arkadaşınız Emre'yi cumartesi günü sinemaya davet etmek için ev telefonundan aradığınızı, ancak Emre'nin evde olmadığını (babasının telefonu açtığını) varsayınız. Kendinizi tanıttığınız, Emre'yi sorduğunuz ve babasına mesaj bıraktığınız 4 repliklik kısa bir İngilizce telefon diyaloğu yazınız.

Kısaca

  • Telefon görüşmelerinde arayan kişi kendini tanıtırken 'I am...' yerine 'Hello! This is [İsim] calling' veya '[İsim] speaking' kalıplarını kullanır.
  • Telefonda birini isterken samimi ortamlarda 'Is ... in?' veya 'Is ... there?', resmi ortamlarda ise 'May / Could I speak to ...?' ve 'Could you put me through to ...?' ifadeleri tercih edilir.
  • Arayan kişiyi hatta bekletirken 'Hold on a moment' veya 'Hang on a minute, I'll get him/her'; telefonu kapatmamasını isterken 'Don't hang up the phone' denir.
  • Aranan kişi müsait olmadığında 'I'm afraid he/she is not available at the moment', 'He/She has gone out' veya 'The line is engaged/busy' cümleleri kullanılır.
  • Konuşma anında önceden planlamadan alınan ani kararları (spontaneous decisions) belirtmek için 'will ('ll) + V1' yapısı kullanılır ('I'll take that', 'I'll talk to you soon').
  • Telefon hattında ses duyulmadığında 'It's a bad line' denir ve 'Could you repeat that, please?' ya da 'Could you speak louder?' ile tekrar istenir.

Bu dersin öteki kaynakları