Unit 4: On The Phone ünitesinin bu haftaki bölümünde, telefon konuşmalarını adım adım takip etmeyi (Following phone conversations), telefonda kendimizi tanıtıp birisiyle görüşmeyi istemeyi ('Hello! This is ... calling, is ... in?', 'May I speak to ...?'), aranan kişi müsait olmadığında mesaj bırakıp mesaj almayı ve konuşma esnasında aldığımız ani kararları ('will / 'll') ifade etmeyi öğreneceğiz.
1. Starting a Phone Call: Introducing Yourself and Asking for Someone
İngilizcede bir telefon görüşmesini başlatırken kendimizi tanıtma biçimimiz yüz yüze iletişime göre farklılık gösterir. Arayan kişi (caller) kendini tanıtırken 'I am...' demek yerine 'Hello! This is ... calling' (Merhaba! Ben ... arıyorum) veya telefonu açan kişi 'Hello, ... speaking' (Merhaba, ben ... konuşuyorum) kalıbını kullanır.
Görüşmek istediğimiz kişiyi sorarken muhatabımızla olan yakınlığımıza göre ifade seçeriz. Arkadaşlarımızı veya ailemizi aradığımızda 'Is ... in?' (… içeride mi / evde mi?) ya da 'Is ... there?' (… orada mı?) soruları oldukça yaygındır. Resmi görüşmelerde ise 'May I speak to ...?' (… ile konuşabilir miyim?), 'Could I talk to ...?' veya santral görevlisine söylenen 'Could you put me through to ...?' (Beni …'ya bağlayabilir misiniz?) kalıpları tercih edilir.
| İletişim Amacı | İngilizce Kalıp İfade | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| Kendini Tanıtma | Hello! This is Sinan calling. | Merhaba! Ben Sinan, arıyorum. |
| Samimi İstek | Is Defne in? / Is Defne there? | Defne içeride mi? / Defne orada mı? |
| Resmi İstek | May I speak to Mrs. Yılmaz, please? | Bayan Yılmaz ile konuşabilir miyim lütfen? |
| Bağlanma Talebi | Could you put me through to the manager? | Beni müdüre bağlayabilir misiniz? |
| Dahili Numara | Extension 245, please. | Dahili 245 lütfen. |
2. Holding the Line, Connecting and Stating Unavailability
Aranan kişi uygunsa (available), telefonu açan kişi arayanı kısa bir süre hatta bekletir ve görüşeceği kişiye bağlar. Bu durumda 'Hang on a minute; I'll get him/her' (Bir dakika bekleyin; onu çağıracağım), 'Hold on a moment, please' (Bir an hatta kalın lütfen), 'Don't hang up the phone' (Telefonu kapatmayın) ve 'I'll put you through' (Sizi bağlıyorum) ifadeleri kullanılır.
Eğer aranan kişi o sırada görüşmeye uygun değilse (unavailable / busy), bu durum kibarca açıklanır: 'I'm afraid he/she is not available at the moment' (Korkarım şu anda müsait değil), 'He/She has gone out' (Dışarı çıktı), 'He is in a meeting right now' (Şu an toplantıda) veya 'The line is engaged / busy' (Hat meşgul) cümleleri en sık karşılaşılan yanıtlardır.
3. Leaving and Taking a Message on the Phone
Aranan kişi yerinde olmadığında telefonu açan kişi (receiver), arayana mesaj bırakmak isteyip istemediğini sorar: 'Would you like to leave a message?' (Bir mesaj bırakmak ister misiniz?) veya 'Can I take a message?' (Mesaj alabilir miyim?). Arayan kişinin iletişim bilgilerini kaydetmek için 'Could I take your name and phone number, please?' sorusu yöneltilir ve kısa bir not (memo) yazılır.
Arayan kişi (caller) ise mesaj bırakırken 'Could you tell him/her to call me back?' (Beni geri aramasını söyleyebilir misiniz?), 'Can you tell her that Burak called?' (Ona Burak'ın aradığını söyleyebilir misiniz?) veya 'Please ask him to get back to me as soon as possible' (Lütfen en kısa sürede bana dönmesini isteyin) kalıplarını kullanır.
| Konuşmacı Rolü | İngilizce İfade | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| Receiver (Telefonu Açan) | Would you like to leave a message? | Bir mesaj bırakmak ister misiniz? |
| Receiver (Telefonu Açan) | Hold on, I'll write a memo for him. | Bekleyin, onun için kısa bir not yazacağım. |
| Caller (Arayan Kişi) | Yes, please. Could you tell her to call me back? | Evet lütfen. Beni geri aramasını söyler misiniz? |
| Caller (Arayan Kişi) | Could you ask him to contact me at 0555-123? | Bana 0555-123 numarasından ulaşmasını ister misiniz? |
| Receiver (Telefonu Açan) | I'll make sure she gets your message. | Mesajınızı aldığından emin olacağım (İleteceğim). |
4. Stating Decisions Taken at the Time of Speaking (Will / 'll)
Telefon konuşmaları sırasında önceden planlamadığımız, tam konuşma anında verdiğimiz ani kararları (decisions taken at the moment of conversation) ifade ederken Subject + will ('ll) + V1 yapısını kullanırız. Örneğin telefon çaldığında 'Ben açarım!' demek için 'I will take that!' veya 'I'll answer the phone!' deriz.
Görüşme esnasında muhatabımıza verdiğimiz anlık sözler ve kararlar da will ('ll) ile kurulur: 'I'll talk to you soon' (Yakında seninle konuşuruz), 'I'll call you back in ten minutes' (On dakika içinde seni geri arayacağım), 'I'll tell him when he comes back' (O döndüğünde kendisine söyleyeceğim) ve 'We'll meet at the library next Saturday, then' (Öyleyse gelecek cumartesi kütüphanede buluşuruz).
5. Overcoming Communication Breakdowns on the Phone
Telefon görüşmelerinde bazen hat bozuk olabilir (It's a bad line), ses kesilebilir veya karşı taraf çok hızlı konuşabilir. Bu gibi iletişim kopukluklarında (communication breakdowns) anlamadığımız noktayı kibarca belirtmek için 'I'm sorry, I can't hear you well' (Üzgünüm, sizi iyi duyamıyorum) ya da 'I couldn't understand you' (Sizi anlayamadım) ifadelerini kullanırız.
Karşı taraftan söylediklerini tekrarlamasını veya daha anlaşılır konuşmasını isterken 'Could you repeat that, please?' (Bunu tekrarlayabilir misiniz lütfen?), 'Could you speak louder, please?' (Daha yüksek sesle konuşabilir misiniz?), 'Can you speak more slowly?' (Daha yavaş konuşabilir misiniz?) ve isim/soyisim yazarken 'Could you spell your name, please?' (Adınızı harf harf kodlayabilir misiniz?) sorularını yöneltiriz.
| Sorun (Problem) | İngilizce İfade | Kibar Çözüm İsteği (Polite Request) |
|---|---|---|
| Kötü Hat / Kısık Ses | It's a bad line. I can't hear you well. | Could you speak louder, please? |
| Hızlı Konuşma | You are speaking too fast. | Could you speak more slowly, please? |
| Duyulmayan Cümle | I missed what you said. / Pardon me? | Could you repeat that, please? |
| Zor İsim veya Adres | How do you write your surname? | Could you spell your surname, please? |
6. Call Center Dialogues and Sample Phone Conversations
Günlük hayatta insanlar çağrı merkezlerini (call centers / customer service) çeşitli amaçlarla ararlar: uçak veya otel rezervasyonu yapmak (to make a reservation / book a flight ticket), bozuk bir ürün hakkında şikâyette bulunmak (to make a complaint), ürünü iade etmek veya değiştirmek (to return or change a product) ya da bilgi almak (to ask for information).
Bir telefon diyaloğunu okurken veya tamamlarken önce konuşmanın resmi mi (formal) yoksa samimi mi (informal) olduğuna, ardından soru ile cevabın uyumuna dikkat edilmelidir. Aşağıdaki örnek diyalog, bu hafta öğrendiğimiz tüm anahtar yapıları bir arada göstermektedir:
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki telefon diyaloğunda boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle tamamlayınız: Caller: 'Hello! (1) .................... Mert calling. (2) .................... Can in?' Can's Mother: 'Hang on a minute; (3) .................... get him.'
Cevabı göster
(1) This is, (2) Is, (3) I'll (I will). Tamamlanmış hâli: 'Hello! This is Mert calling. Is Can in?' — 'Hang on a minute; I'll get him.' (Merhaba! Ben Mert, arıyorum. Can içeride mi? — Bir dakika bekle, onu çağıracağım.)
Örnek 2Bir şirketi arayan müşteri 'Could you put me through to the customer service, please?' dediğinde hat meşgulse sekreter nasıl cevap vermelidir?
Cevabı göster
Sekreter hattın meşgul olduğunu belirtmek için 'I'm sorry / I'm afraid the line is engaged (busy) at the moment. Would you like to hold on or leave a message?' (Üzgünüm, hat şu anda meşgul. Hatta beklemek mi yoksa mesaj bırakmak mı istersiniz?) şeklinde cevap verebilir.
Örnek 3Arkadaşınızla telefonda konuşurken dışarıda gürültü olduğu için sesini tam duyamıyorsunuz. Durumu açıklayan ve daha yüksek sesle konuşmasını rica eden İngilizce cümleyi yazınız.
Cevabı göster
'It's a bad line (or It's very noisy here) and I can't hear you well. Could you speak louder / repeat that, please?' (Hat kötü / burası çok gürültülü ve seni iyi duyamıyorum. Lütfen daha yüksek sesle konuşabilir misin / tekrarlayabilir misin?)
Örnek 4Evde otururken aniden telefon çalmaya başlıyor. Annenize telefonu sizin açacağınızı (konuşma anında aldığınız kararı) İngilizce nasıl söylersiniz?
Cevabı göster
Konuşma anında alınan ani bir karar (spontaneous decision) olduğu için 'will' kullanılır: 'I will take that!' veya 'I'll pick up / answer the phone, Mom!' (Ben bakarım / Telefonu ben açarım anne!).
Örnek 5Selin, arkadaşı Ece'yi aramış ancak Ece'nin kütüphaneye gittiğini öğrenmiştir. Ece'nin ablasına 'Beni geri aramasını söyleyebilir misiniz?' mesajını İngilizce nasıl bırakır?
Cevabı göster
Selin mesaj bırakırken 'Could you tell her that Selin called and ask her to call me back, please?' veya kısaca 'Could you tell her to call me back / get back to me, please?' der.
Örnek 6'I calling the call center to return a broken headphones.' cümlesindeki dil bilgisi ve anlam bilgisini inceleyerek, müşterinin arama amacını (purpose of calling) doğru bir İngilizce cümleyle ifade ediniz.
Cevabı göster
Doğru cümle: 'I am calling the call center to make a complaint and return broken headphones.' Müşterinin arama amacı bozuk bir ürünü iade etmek / şikâyet bildirmektir (making a complaint / returning a faulty product).
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Read the phone conversation below: Secretary: 'Good afternoon, Green Valley Hospital. How may I help you?' Patient: 'Hello! This is Mrs. Parker calling. ........................................?' Secretary: 'I'm afraid she is examining a patient right now. Would you like to leave a message?' Which of the following completes the conversation best?
Sekreter cevabında 'Korkarım o şu anda bir hastayı muayene ediyor' dediğine göre arayan hasta Dr. Evans ile görüşmek istemiştir ('May I speak to Dr. Evans, please?').
2Read the dialogue: Kevin: 'Hi! This is Kevin calling. Is Brian in?' Brian's Sister: '........................................; I'll get him for you.' Kevin: 'Thanks a lot!' Which expression is suitable for the blank?
Brian'ın kız kardeşi 'I'll get him for you' (Onu senin için çağıracağım) dediğine göre Brian evdedir ve Kevin'dan bir dakika hatta beklemesini ('Hang on a minute, please') istemektedir.
3Look at the situation below: 'You are calling a travel agency to book a flight ticket, but the connection is very bad and you cannot hear the agent's voice clearly.' What do you say politely in this situation?
Hat bozuk olduğunda ve karşı tarafın sesi net duyulmadığında 'It's a bad line. Could you speak louder and repeat that, please?' denir.
4Read the short dialogue: Mother: 'Oh, my hands are wet and the telephone is ringing!' Daughter: 'Don't worry, Mom. ........................................' Which sentence states a decision taken at the moment of speaking?
Konuşma anında çalan telefona bakmak için alınan anlık karar 'will' ile ifade edilir: 'I will take that and see who is calling.'
5Decide whether the following statements about phone conversations are True (D) or False (Y).
- When introducing yourself on the phone, saying 'Hello! This is Alex calling' is natural and appropriate.
Doğrudur; telefonda kendini tanıtırken 'This is ... calling / speaking' kalıbı kullanılır.
- The phrasal verb 'put someone through' means ending a phone call and turning off the phone.
Yanlıştır; 'put someone through' birini telefonda bağlamak (connect) demektir, telefonu kapatmak ise 'hang up'tır.
- If the phone line is 'engaged', it means the line is busy and someone else is talking on it.
Doğrudur; 'engaged' ile 'busy' eş anlamlıdır ve hattın meşgul olduğunu bildirir.
- We use 'will ('ll)' to express spontaneous decisions taken at the moment of conversation, such as 'I'll get him'.
Doğrudur; konuşma anında alınan kararlar 'will ('ll)' ile ifade edilir.
- Asking 'Is Sarah in?' means asking whether Sarah wants to buy a new smartphone.
Yanlıştır; 'Is Sarah in?' sorusu 'Sarah içeride mi / evde mi?' anlamına gelir.
- When introducing yourself on the phone, saying 'Hello! This is Alex calling' is natural and appropriate.
6Match the phone expressions on the left with their synonym or meaning on the right.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Complete the sentences below with the appropriate words from the box.
- Hello! This is Clara calling. May I to Mr. Watson, please?
- I'm afraid Mrs. Green is not at the moment; she is in a meeting.
- Since your brother isn't at home, would you like to leave a for him?
- Please don't up the phone; I'll put you through to the doctor right now.
- It's a very bad line and I can't hear you. Could you that, please?
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arkadaşınız Emre'yi cumartesi günü sinemaya davet etmek için ev telefonundan aradığınızı, ancak Emre'nin evde olmadığını (babasının telefonu açtığını) varsayınız. Kendinizi tanıttığınız, Emre'yi sorduğunuz ve babasına mesaj bıraktığınız 4 repliklik kısa bir İngilizce telefon diyaloğu yazınız.
1. ipucu: 1. replikte 'Hello! This is ... calling. Is Emre in?' kalıbını kullanınız.
2. ipucu: 2. replikte Emre'nin babası onun dışarı çıktığını söyleyip 'Would you like to leave a message?' diye sorsun.
3. ipucu: 3. ve 4. repliklerde mesajınızı ('Could you tell him to call me back?') ve babanın anlık kararını ('I'll tell him when he gets back') yazınız.
Cevap: Sample Dialogue: 1) You: 'Hello! This is Tuna calling. Is Emre in?' 2) Emre's Father: 'Hello, Tuna. I'm afraid he isn't available right now; he has gone to the sports club. Would you like to leave a message?' 3) You: 'Yes, please. We are planning to go to the cinema on Saturday. Could you tell him that I called and ask him to call me back?' 4) Emre's Father: 'Sure, no problem. I'll write a memo and tell him as soon as he comes back.'
Kısaca
- Telefon görüşmelerinde arayan kişi kendini tanıtırken 'I am...' yerine 'Hello! This is [İsim] calling' veya '[İsim] speaking' kalıplarını kullanır.
- Telefonda birini isterken samimi ortamlarda 'Is ... in?' veya 'Is ... there?', resmi ortamlarda ise 'May / Could I speak to ...?' ve 'Could you put me through to ...?' ifadeleri tercih edilir.
- Arayan kişiyi hatta bekletirken 'Hold on a moment' veya 'Hang on a minute, I'll get him/her'; telefonu kapatmamasını isterken 'Don't hang up the phone' denir.
- Aranan kişi müsait olmadığında 'I'm afraid he/she is not available at the moment', 'He/She has gone out' veya 'The line is engaged/busy' cümleleri kullanılır.
- Konuşma anında önceden planlamadan alınan ani kararları (spontaneous decisions) belirtmek için 'will ('ll) + V1' yapısı kullanılır ('I'll take that', 'I'll talk to you soon').
- Telefon hattında ses duyulmadığında 'It's a bad line' denir ve 'Could you repeat that, please?' ya da 'Could you speak louder?' ile tekrar istenir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı