İçeriğe geç

8. sınıf · İngilizce · 6. hafta (19-23 Ekim 2026)

Expressing Likes, Dislikes, Preferences and Stating Personal Opinions

UNIT 2: TEEN LIFE teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

İkinci ünitemiz olan 'Teen Life' (Gençlik Hayatı) kapsamında bu hafta gençlerin akşamları ve hafta sonları neler yaptıklarını, hangi müzik türlerini ve giyim tarzlarını sevdiklerini veya hiç katlanamadıklarını anlatmayı öğreneceğiz. Özellikle LGS sınavında her yıl karşımıza çıkan 'prefer ... to ...' tercih yapısı, 'fond of / keen on / can't stand' kalıpları ve kişisel fikir belirten sıfatlar ('terrific, trendy, unbearable, ridiculous') bu haftanın kalbini oluşturuyor.

1. Expressing Likes and Dislikes (Sevilen ve Sevilmeyenler)

İngilizcede bir etkinliği sevdiğimizi veya ona ilgi duyduğumuzu anlatmak için iki grup yapı kullanırız. Birinci grupta love (çok sevmek), like (sevmek) ve enjoy (keyif almak) fiilleri yer alır. İkinci grupta ise 'am / is / are' yardımcı fiiliyle kullanılan sıfat tamlamaları bulunur: be fond of (düşkün olmak), be keen on (hevesli/meraklı olmak), be crazy about (delisi olmak) ve be interested in (ilgi duymak). Örneğin: 'I enjoy going to concerts' (Konsere gitmekten keyif alırım) veya 'I am fond of / keen on camping' (Kamp yapmaya düşkünüm/meraklıyım).

Sevmediğimiz şeyleri ifade ederken ise dislike (hoşlanmamak), hate (nefret etmek) ve özellikle can't stand (katlanamamak, tahammül edememek) kalıplarını kullanırız. Bu yapıların tamamından sonra bir eylem gelirse fiile mutlaka -ing takısı eklenir: 'I hate shopping with my parents' (Ailemle alışveriş yapmaktan nefret ederim) ve 'I can't stand listening to pop music' (Pop müzik dinlemeye katlanamıyorum).

EXPRESSING LIKES AND DISLIKES (SEVİLEN & SEVİLMEYENLER)Likes (+ Verb-ing / Noun)• I love / like / enjoy going to concerts.• I am fond of / keen on camping.• I am crazy about / interested in rock music.• He is good at playing the guitar.Dislikes (+ Verb-ing / Noun)• I dislike / hate shopping with my parents.• I can’t stand listening to loud music.• I am not interested in / not keen on opera.• She doesn’t like wearing formal clothes.

2. Expressing Preferences (Tercihleri İfade Etme: Prefer)

İki şey veya iki etkinlik arasında hangisini tercih ettiğimizi söylemek için prefer (tercih etmek) fiilini kullanırız. Tek bir tercihi belirtirken 'Subject + prefer(s) + Noun / V-ing' yapısı kullanılır: 'I prefer hip-hop concerts' (Hip-hop konserlerini tercih ederim) veya 'I prefer reading the news online' (Haberleri internette okumayı tercih ederim).

Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi karşılaştırmalı olarak söylerken ise araya 'to' (-e/-a) edatı getirilir: 'prefer + Noun / V-ing + TO + Noun / V-ing'. İlk sırada söylenen şey tercih edilen (+), 'to' edatından sonra söylenen şey ise tercih edilmeyendir (-). Örneğin: 'Tom prefers camping to staying at a hotel' (Tom kamp yapmayı otelde kalmaya tercih eder).

EXPRESSING PREFERENCES (PREFER & WOULD RATHER)Prefer + Nounprefer + Noun + to + NounI prefer rap to pop music.She prefers tea to coffee.‘to’ edatı ‘-e tercih etmek’Prefer + Verb-ingprefer + V-ing + to + V-ingI prefer reading the newsonline to buying papers.Fiillere -ing takısı eklenirWould Rather + V1would rather + V1 + than + V1I’d rather stay at homethan go out tonight.Yalın fiil (V1) kullanılır!

3. Stating Personal Opinions (Kişisel Görüş Bildirme ve Sıfatlar)

Gençler müzik türleri, kitaplar, moda veya etkinlikler hakkında kendi düşüncelerini açıklarken cümleye I think (Bence), In my opinion (Benim fikrime göre), To me (Bana göre) veya To be honest (Dürüst olmak gerekirse) ifadeleriyle başlarlar.

Bir şeyi neden sevdiğimizi anlatırken kullandığımız olumlu sıfatlar (positive adjectives) şunlardır: terrific (harika, müthiş - 'terrible' ile karıştırılmamalıdır!), impressive (etkileyici), trendy / fashionable (modaya uygun, popüler), casual (günlük/rahat giyim), energetic (enerjik), harmonic (uyumlu). Bir şeyi neden sevmediğimizi açıklayan olumsuz sıfatlar (negative adjectives) ise şunlardır: unbearable (katlanılmaz, çekilmez), ridiculous (saçma, gülünç), boring / dull (sıkıcı), loud (çok gürültülü) ve snob (kendini beğenmiş, burnu havada).

STATING PERSONAL OPINIONS & TEEN LIFE ADJECTIVESOpinion PhrasesI think / In my opinion...To be honest / Frankly...To me / According to me...I believe that...Positive Adjectives (+)Terrific / Awesome (Harika)Impressive (Etkileyici)Trendy / Stylish (Moda/Şık)Energetic / Harmonic / FunNegative Adjectives (-)Unbearable (Katlanılmaz)Ridiculous (Gülünç/Saçma)Boring / Dull (Sıkıcı)Snob (Burnu havada/Züppe)

4. Types of Music, Books and Teen Activities

Ünitede gençlerin tercihlerini konuşurken en sık karşılaştığımız iki alan types of music (müzik türleri) ve types of books (kitap türleri) başlıklarıdır. Başlıca müzik türleri: rap, hip-hop, pop, rock, heavy metal, jazz, classical, folk (halk müziği), Indian music. Başlıca kitap türleri: detective (polisiye), sci-fi / science fiction (bilim kurgu), fantasy (fantastik), biographical (biyografi), travel (seyahat) ve gothic (gotik/korku).

Doğa ve kamp etkinlikleriyle ilgili kelimeler de çok önemlidir: camping (kamp yapma), pitch a tent (çadır kurmak), make a campfire (kamp ateşi yakmak), trekking / hiking (doğa yürüyüşü), compass (pusula), sleeping bag (uyku tulumu), torch (el feneri) ve pocketknife (çakı).

5. Simple Present Tense ve Adverbs of Frequency (Sıklık Zarfları)

Gençlerin düzenli olarak yaptıkları etkinlikleri (regular activities) anlatırken Simple Present Tense (Geniş Zaman) kullanırız. Sıklık zarfları özne ile ana fiil arasına ('am/is/are' varsa onlardan sonra) gelir: always (%100 - her zaman), usually / generally (%80 - genellikle), often / frequently (%60 - sık sık), sometimes (%40 - bazen), rarely / seldom (%10 - nadiren) ve never (%0 - asla).

Özellikle rarely / seldom (nadiren) ve never (asla) zarflarına çok dikkat edilmelidir. Örneğin 'I rarely/seldom go to the theater' cümlesi kişinin tiyatroya çok az gittiğini; 'I never listen to pop music' cümlesi ise yapıca olumlu görünse de anlamca kişinin hiç pop müzik dinlemediğini ifade eder.

FREQUENCY ADVERBS & MAKING SIMPLE INQUIRIESAdverbs of Frequency• Always (100%) - Usually (80%) - Often (60%)• Sometimes (40%) - Rarely / Seldom (10%)• Never (0% - Olumlu cümlede olumsuz anlam!)• Once a day / Twice a week / Three times a monthSimple Inquiries (Sorular)• What do you do in the evenings?• How often do you go to the theater?• What kind / type of music do you like?• Who is your favorite singer?

6. Making Simple Inquiries (Basit Sorular Sorma ve Cevaplama)

Günlük rutinler ve tercihler hakkında bilgi almak için kullanılan temel soru kalıpları şunlardır: 'What do you do in the evenings?' (Akşamları ne yaparsın?) -> 'I usually do my homework, but I also listen to music.' 'How often do you go camping?' (Ne sıklıkla kampa gidersin?) -> 'Twice a year.'

'What kind / type of music do you like?' (Ne tür müzik seversin?) -> 'I love rap music. I think it is energetic.' 'Do you prefer wearing casual or trendy clothes?' (Günlük kıyafetler mi yoksa moda kıyafetler mi giymeyi tercih edersin?) -> 'I prefer wearing casual clothes because they are comfortable.'

Örnekler

  1. Örnek 1'I love rap music. And to be honest, I never listen to pop music; I can't stand it. I think it's unbearable.' diyen bir gencin müzik tercihleri hakkında ne söylenebilir?

    Cevabı göster

    Bu genç rap müziği çok sevmektedir; ancak pop müziğe hiç tahammül edememekte (can't stand), onu katlanılmaz (unbearable) bulmakta ve asla dinlememektedir. Yani rap müziği pop müziğe tercih etmektedir (He/She prefers rap music to pop music).

  2. Örnek 2'Sarah likes reading detective books, but she dislikes watching sci-fi movies.' cümlesini 'prefer' kullanarak yeniden yazınız.

    Cevabı göster

    'Sarah prefers reading detective books to watching sci-fi movies.' (Sarah polisiye kitap okumayı bilim kurgu filmi izlemeye tercih eder).

  3. Örnek 3Aşağıdaki sıfatları olumlu (+) ve olumsuz (-) olarak iki gruba ayırınız: terrific, unbearable, impressive, ridiculous, trendy, boring.

    Cevabı göster

    Olumlu (+) sıfatlar: terrific (harika), impressive (etkileyici), trendy (modaya uygun). Olumsuz (-) sıfatlar: unbearable (katlanılmaz), ridiculous (saçma/gülünç), boring (sıkıcı).

  4. Örnek 4'A: ___ do you go to the theater? B: Rarely. Maybe once a year.' diyaloğunda boşluğa hangi soru kelimesi gelmelidir?

    Cevabı göster

    Cevapta 'Rarely (Nadiren) / Once a year (Yılda bir kez)' gibi sıklık ifadeleri verildiği için boşluğa 'How often' (Ne sıklıkla) soru kalıbı gelmelidir.

  5. Örnek 5'Snob' kelimesinin Teen Life ünitesindeki anlamı nedir? Örnek bir cümleyle açıklayınız.

    Cevabı göster

    'Snob' kendini herkesten üstün gören, başkalarını küçümseyen, burnu havada (züppe) kişi demektir. Örnek: 'Nobody likes Jack because he is a snob; he always looks down on his friends.'

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Alex: What kind of music do you like, Mia? Mia: I am fond of jazz music. I think it is very relaxing. What about you? Alex: To be honest, I ___ jazz music. I think it is boring and unbearable. I prefer rock music. Diyaloğa göre boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

  2. 2'I prefer ___ casual clothes to ___ trendy outfits because I want to feel comfortable.' cümlesinde boş bırakılan yerlere sırasıyla hangileri gelmelidir?

  3. 3Which of the following adjectives has a POSITIVE meaning?

  4. 4Sam: I rarely go to concerts because I don't like crowded places. Altı çizili 'rarely' kelimesi yerine aşağıdakilerden hangisi yazılırsa cümlenin anlamı DEĞİŞMEZ?

  5. 5Leo: We are going camping in the forest this weekend. Do you want to join us? kev: That sounds awesome! I am really keen on nature. Let me bring my ___ and sleeping bag. Boşluğa kamp etkinliğine uygun olarak aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

  6. 6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • 'Be fond of' ve 'be keen on' kalıpları bir şeye düşkün/meraklı olmayı ifade eder ve olumlu anlam taşır.
    • 'Terrific' sıfatı 'korkunç ve berbat' anlamına gelen olumsuz bir sıfattır.
    • 'I prefer hip-hop to folk music' diyen bir kişi halk müziğini hip-hop müziğe tercih etmektedir.
    • 'To be honest' ifadesi 'Dürüst olmak gerekirse / Açıkçası' anlamına gelir.
    • 'Unbearable' kelimesi 'katlanılmaz, çekilmez' anlamına gelir.
  7. 7Aşağıdaki İngilizce kelime ve kalıpları Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  8. 8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.

    1. I prefer reading the news online buying newspapers.
    2. And to be , I never listen to heavy metal; it is too loud for me.
    3. Nobody wants to talk to Mark because he is a ; he thinks he is better than everyone.
    4. My sister is crazy Korean pop music; she listens to it every day.
    5. What do you usually do in the after dinner?
  9. 9Akşamları ne yaptığınızı, hangi müzik türünü sevdiğinizi (nedeniyle) ve hangi müzik türüne katlanamadığınızı 'prefer' ve 'can't stand' kullanarak 3 İngilizce cümle ile (Türkçe anlamlarıyla birlikte) yazınız.

Kısaca

  • Sevdiğimiz etkinlikleri anlatırken 'love, like, enjoy, be fond of, be keen on, be crazy about, be interested in' kalıplarından sonra isim veya V-ing (fiil + ing) kullanılır.
  • Sevmediğimiz şeyleri belirtirken 'dislike, hate, don't/doesn't like' ve 'can't stand' (katlanamamak/tahammül edememek) yapıları kullanılır.
  • Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken 'prefer + Noun/V-ing + to + Noun/V-ing' kalıbı kullanılır (I prefer rap to pop / I prefer reading online to buying newspapers).
  • Kişisel görüş bildirirken 'I think, In my opinion, To me' (Bence) ve 'To be honest' (Dürüst olmak gerekirse) ifadeleri cümle başında yer alır.
  • Olumlu görüş sıfatları: terrific (harika/müthiş), impressive (etkileyici), trendy (modaya uygun), energetic (enerjik); olumsuz sıfatlar: unbearable (katlanılmaz), ridiculous (saçma/gülünç), boring (sıkıcı), snob (burnu havada/züppe).
  • Etkinlik sıklığını sorarken 'How often...?', cevaplarken ise 'always, usually, often, sometimes, rarely/seldom, never' zarfları kullanılır.

Bu dersin öteki kaynakları