İkinci ünitemiz olan 'Teen Life' (Gençlik Hayatı) kapsamında bu hafta gençlerin akşamları ve hafta sonları neler yaptıklarını, hangi müzik türlerini ve giyim tarzlarını sevdiklerini veya hiç katlanamadıklarını anlatmayı öğreneceğiz. Özellikle LGS sınavında her yıl karşımıza çıkan 'prefer ... to ...' tercih yapısı, 'fond of / keen on / can't stand' kalıpları ve kişisel fikir belirten sıfatlar ('terrific, trendy, unbearable, ridiculous') bu haftanın kalbini oluşturuyor.
1. Expressing Likes and Dislikes (Sevilen ve Sevilmeyenler)
İngilizcede bir etkinliği sevdiğimizi veya ona ilgi duyduğumuzu anlatmak için iki grup yapı kullanırız. Birinci grupta love (çok sevmek), like (sevmek) ve enjoy (keyif almak) fiilleri yer alır. İkinci grupta ise 'am / is / are' yardımcı fiiliyle kullanılan sıfat tamlamaları bulunur: be fond of (düşkün olmak), be keen on (hevesli/meraklı olmak), be crazy about (delisi olmak) ve be interested in (ilgi duymak). Örneğin: 'I enjoy going to concerts' (Konsere gitmekten keyif alırım) veya 'I am fond of / keen on camping' (Kamp yapmaya düşkünüm/meraklıyım).
Sevmediğimiz şeyleri ifade ederken ise dislike (hoşlanmamak), hate (nefret etmek) ve özellikle can't stand (katlanamamak, tahammül edememek) kalıplarını kullanırız. Bu yapıların tamamından sonra bir eylem gelirse fiile mutlaka -ing takısı eklenir: 'I hate shopping with my parents' (Ailemle alışveriş yapmaktan nefret ederim) ve 'I can't stand listening to pop music' (Pop müzik dinlemeye katlanamıyorum).
2. Expressing Preferences (Tercihleri İfade Etme: Prefer)
İki şey veya iki etkinlik arasında hangisini tercih ettiğimizi söylemek için prefer (tercih etmek) fiilini kullanırız. Tek bir tercihi belirtirken 'Subject + prefer(s) + Noun / V-ing' yapısı kullanılır: 'I prefer hip-hop concerts' (Hip-hop konserlerini tercih ederim) veya 'I prefer reading the news online' (Haberleri internette okumayı tercih ederim).
Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi karşılaştırmalı olarak söylerken ise araya 'to' (-e/-a) edatı getirilir: 'prefer + Noun / V-ing + TO + Noun / V-ing'. İlk sırada söylenen şey tercih edilen (+), 'to' edatından sonra söylenen şey ise tercih edilmeyendir (-). Örneğin: 'Tom prefers camping to staying at a hotel' (Tom kamp yapmayı otelde kalmaya tercih eder).
3. Stating Personal Opinions (Kişisel Görüş Bildirme ve Sıfatlar)
Gençler müzik türleri, kitaplar, moda veya etkinlikler hakkında kendi düşüncelerini açıklarken cümleye I think (Bence), In my opinion (Benim fikrime göre), To me (Bana göre) veya To be honest (Dürüst olmak gerekirse) ifadeleriyle başlarlar.
Bir şeyi neden sevdiğimizi anlatırken kullandığımız olumlu sıfatlar (positive adjectives) şunlardır: terrific (harika, müthiş - 'terrible' ile karıştırılmamalıdır!), impressive (etkileyici), trendy / fashionable (modaya uygun, popüler), casual (günlük/rahat giyim), energetic (enerjik), harmonic (uyumlu). Bir şeyi neden sevmediğimizi açıklayan olumsuz sıfatlar (negative adjectives) ise şunlardır: unbearable (katlanılmaz, çekilmez), ridiculous (saçma, gülünç), boring / dull (sıkıcı), loud (çok gürültülü) ve snob (kendini beğenmiş, burnu havada).
4. Types of Music, Books and Teen Activities
Ünitede gençlerin tercihlerini konuşurken en sık karşılaştığımız iki alan types of music (müzik türleri) ve types of books (kitap türleri) başlıklarıdır. Başlıca müzik türleri: rap, hip-hop, pop, rock, heavy metal, jazz, classical, folk (halk müziği), Indian music. Başlıca kitap türleri: detective (polisiye), sci-fi / science fiction (bilim kurgu), fantasy (fantastik), biographical (biyografi), travel (seyahat) ve gothic (gotik/korku).
Doğa ve kamp etkinlikleriyle ilgili kelimeler de çok önemlidir: camping (kamp yapma), pitch a tent (çadır kurmak), make a campfire (kamp ateşi yakmak), trekking / hiking (doğa yürüyüşü), compass (pusula), sleeping bag (uyku tulumu), torch (el feneri) ve pocketknife (çakı).
5. Simple Present Tense ve Adverbs of Frequency (Sıklık Zarfları)
Gençlerin düzenli olarak yaptıkları etkinlikleri (regular activities) anlatırken Simple Present Tense (Geniş Zaman) kullanırız. Sıklık zarfları özne ile ana fiil arasına ('am/is/are' varsa onlardan sonra) gelir: always (%100 - her zaman), usually / generally (%80 - genellikle), often / frequently (%60 - sık sık), sometimes (%40 - bazen), rarely / seldom (%10 - nadiren) ve never (%0 - asla).
Özellikle rarely / seldom (nadiren) ve never (asla) zarflarına çok dikkat edilmelidir. Örneğin 'I rarely/seldom go to the theater' cümlesi kişinin tiyatroya çok az gittiğini; 'I never listen to pop music' cümlesi ise yapıca olumlu görünse de anlamca kişinin hiç pop müzik dinlemediğini ifade eder.
6. Making Simple Inquiries (Basit Sorular Sorma ve Cevaplama)
Günlük rutinler ve tercihler hakkında bilgi almak için kullanılan temel soru kalıpları şunlardır: 'What do you do in the evenings?' (Akşamları ne yaparsın?) -> 'I usually do my homework, but I also listen to music.' 'How often do you go camping?' (Ne sıklıkla kampa gidersin?) -> 'Twice a year.'
'What kind / type of music do you like?' (Ne tür müzik seversin?) -> 'I love rap music. I think it is energetic.' 'Do you prefer wearing casual or trendy clothes?' (Günlük kıyafetler mi yoksa moda kıyafetler mi giymeyi tercih edersin?) -> 'I prefer wearing casual clothes because they are comfortable.'
Örnekler
Örnek 1'I love rap music. And to be honest, I never listen to pop music; I can't stand it. I think it's unbearable.' diyen bir gencin müzik tercihleri hakkında ne söylenebilir?
Cevabı göster
Bu genç rap müziği çok sevmektedir; ancak pop müziğe hiç tahammül edememekte (can't stand), onu katlanılmaz (unbearable) bulmakta ve asla dinlememektedir. Yani rap müziği pop müziğe tercih etmektedir (He/She prefers rap music to pop music).
Örnek 2'Sarah likes reading detective books, but she dislikes watching sci-fi movies.' cümlesini 'prefer' kullanarak yeniden yazınız.
Cevabı göster
'Sarah prefers reading detective books to watching sci-fi movies.' (Sarah polisiye kitap okumayı bilim kurgu filmi izlemeye tercih eder).
Örnek 3Aşağıdaki sıfatları olumlu (+) ve olumsuz (-) olarak iki gruba ayırınız: terrific, unbearable, impressive, ridiculous, trendy, boring.
Cevabı göster
Olumlu (+) sıfatlar: terrific (harika), impressive (etkileyici), trendy (modaya uygun). Olumsuz (-) sıfatlar: unbearable (katlanılmaz), ridiculous (saçma/gülünç), boring (sıkıcı).
Örnek 4'A: ___ do you go to the theater? B: Rarely. Maybe once a year.' diyaloğunda boşluğa hangi soru kelimesi gelmelidir?
Cevabı göster
Cevapta 'Rarely (Nadiren) / Once a year (Yılda bir kez)' gibi sıklık ifadeleri verildiği için boşluğa 'How often' (Ne sıklıkla) soru kalıbı gelmelidir.
Örnek 5'Snob' kelimesinin Teen Life ünitesindeki anlamı nedir? Örnek bir cümleyle açıklayınız.
Cevabı göster
'Snob' kendini herkesten üstün gören, başkalarını küçümseyen, burnu havada (züppe) kişi demektir. Örnek: 'Nobody likes Jack because he is a snob; he always looks down on his friends.'
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Alex: What kind of music do you like, Mia? Mia: I am fond of jazz music. I think it is very relaxing. What about you? Alex: To be honest, I ___ jazz music. I think it is boring and unbearable. I prefer rock music. Diyaloğa göre boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Alex caz müziği sıkıcı (boring) ve katlanılmaz (unbearable) bulduğuna göre ona tahammül edememektedir (can't stand).
2'I prefer ___ casual clothes to ___ trendy outfits because I want to feel comfortable.' cümlesinde boş bırakılan yerlere sırasıyla hangileri gelmelidir?
'prefer + V-ing + to + V-ing' kuralına göre her iki fiil de '-ing' takısı almalıdır: wearing / buying.
3Which of the following adjectives has a POSITIVE meaning?
'Terrific' harika, muhteşem anlamına gelen olumlu bir sıfattır; diğer dört seçenek olumsuz anlam taşır.
4Sam: I rarely go to concerts because I don't like crowded places. Altı çizili 'rarely' kelimesi yerine aşağıdakilerden hangisi yazılırsa cümlenin anlamı DEĞİŞMEZ?
'Rarely' ve 'seldom' eş anlamlıdır ve her ikisi de 'nadiren' anlamına gelir.
5Leo: We are going camping in the forest this weekend. Do you want to join us? kev: That sounds awesome! I am really keen on nature. Let me bring my ___ and sleeping bag. Boşluğa kamp etkinliğine uygun olarak aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Kamp (camping) etkinliği için uyku tulumu (sleeping bag) ile birlikte pusula (compass) götürülür.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 'Be fond of' ve 'be keen on' kalıpları bir şeye düşkün/meraklı olmayı ifade eder ve olumlu anlam taşır.
Her iki ifade de 'like / enjoy' ile yakın anlamlıdır.
- 'Terrific' sıfatı 'korkunç ve berbat' anlamına gelen olumsuz bir sıfattır.
Korkunç anlamına gelen kelime 'terrible'dır; 'terrific' ise harika/müthiş demektir.
- 'I prefer hip-hop to folk music' diyen bir kişi halk müziğini hip-hop müziğe tercih etmektedir.
Prefer kalıbında ilk söylenen (hip-hop) tercih edilendir.
- 'To be honest' ifadesi 'Dürüst olmak gerekirse / Açıkçası' anlamına gelir.
Samimi kişisel görüş bildirirken cümle başında kullanılır.
- 'Unbearable' kelimesi 'katlanılmaz, çekilmez' anlamına gelir.
Can't stand (katlanamamak) ifadesiyle paralel kullanılır.
- 'Be fond of' ve 'be keen on' kalıpları bir şeye düşkün/meraklı olmayı ifade eder ve olumlu anlam taşır.
7Aşağıdaki İngilizce kelime ve kalıpları Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- I prefer reading the news online buying newspapers.
- And to be , I never listen to heavy metal; it is too loud for me.
- Nobody wants to talk to Mark because he is a ; he thinks he is better than everyone.
- My sister is crazy Korean pop music; she listens to it every day.
- What do you usually do in the after dinner?
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Akşamları ne yaptığınızı, hangi müzik türünü sevdiğinizi (nedeniyle) ve hangi müzik türüne katlanamadığınızı 'prefer' ve 'can't stand' kullanarak 3 İngilizce cümle ile (Türkçe anlamlarıyla birlikte) yazınız.
1. ipucu: 1. İpucu: 'In the evenings, I usually...' ile akşam rutininizi yazın.
2. ipucu: 2. İpucu: 'I prefer ... to ... because I think it is terrific' ve 'I can't stand ... because it is unbearable' kalıplarını kullanın.
Cevap: 1. In the evenings, I usually do my homework and read books. (Akşamları genellikle ödevimi yaparım ve kitap okurum.) 2. I prefer listening to rock music to pop music because I think rock is energetic and terrific. (Rock müzik dinlemeyi pop müziğe tercih ederim çünkü bence rock enerjik ve harikadır.) 3. To be honest, I can't stand opera because it is unbearable for me. (Dürüst olmak gerekirse operaya katlanamıyorum çünkü benim için çekilmezdir.)
Kısaca
- Sevdiğimiz etkinlikleri anlatırken 'love, like, enjoy, be fond of, be keen on, be crazy about, be interested in' kalıplarından sonra isim veya V-ing (fiil + ing) kullanılır.
- Sevmediğimiz şeyleri belirtirken 'dislike, hate, don't/doesn't like' ve 'can't stand' (katlanamamak/tahammül edememek) yapıları kullanılır.
- Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken 'prefer + Noun/V-ing + to + Noun/V-ing' kalıbı kullanılır (I prefer rap to pop / I prefer reading online to buying newspapers).
- Kişisel görüş bildirirken 'I think, In my opinion, To me' (Bence) ve 'To be honest' (Dürüst olmak gerekirse) ifadeleri cümle başında yer alır.
- Olumlu görüş sıfatları: terrific (harika/müthiş), impressive (etkileyici), trendy (modaya uygun), energetic (enerjik); olumsuz sıfatlar: unbearable (katlanılmaz), ridiculous (saçma/gülünç), boring (sıkıcı), snob (burnu havada/züppe).
- Etkinlik sıklığını sorarken 'How often...?', cevaplarken ise 'always, usually, often, sometimes, rarely/seldom, never' zarfları kullanılır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı