İlk haftada arkadaşlıkla ilgili temel kelimeleri ve davet kalıplarını tanımıştık. Bu hafta MEB ders kitabındaki 'Friendship' ünitesinin diyalog ve okuma çalışmalarına odaklanarak olumlu ve olumsuz kişilik özelliklerini davranış kanıtlarıyla eşleştirmeyi, bir teklif yapmadan önce karşımızdakinin müsaitliğini sormayı (making simple inquiries), ikram ve davetlere uygun kabul/ret tepkileri vermeyi ve katılamama durumunda özür dileyip mazeret bildirerek alternatif zaman önermeyi öğreneceğiz.
Olumlu ve Olumsuz Kişilik Özellikleri (Personal Traits)
Bir kişinin karakter özelliklerini öğrenmek istediğimizde 'What is your best friend like?' (En yakın arkadaşın nasıl biridir?) sorusunu sorarız. Sorularda doğru sıfatı seçmek için cümlenin ikinci kısmında verilen davranış kanıtına dikkat edilmelidir.
Olumlu arkadaşlık özellikleri arasında cheerful (neşeli — 'always smiles, cheers me up when I am sad'), reliable / trustworthy (güvenilir — 'keeps my secrets, never shares them with others'), honest (dürüst — 'always tells the truth and never lies, warns me about my mistakes'), supportive / helpful (destekleyici / yardımsever — 'backs me up, cares about friends'), generous (cömert — 'loves giving presents and sharing') ve loyal (sadık) yer alır.
Olumsuz kişilik özellikleri ise jealous (kıskanç), stingy (cimri — 'never shares or buys presents'), stubborn (inatçı — 'never changes his/her mind'), rude (kaba — 'shouts at people'), selfish (bencil — 'only thinks about himself/herself') ve pessimistic (kötümser — 'always sees the bad sides of the events') sözcükleriyle ifade edilir. Ayrıca laid-back (rahat, tasasız, hiçbir şeyi dert etmeyen) sıfatı da sıklıkla kullanılır.
Okuma Metni İncelemesi: Gerçek Dostluk İfadeleri
Ünitedeki okuma metinlerinde (örneğin Carol'ın en yakın arkadaşı Lily'yi anlattığı metin) iyi bir dostun özellikleri eş anlamlı fiil öbekleriyle açıklanır. 'true friend' veya 'close friend' gerçek ve yakın dost demektir; buddy ve mate ise günlük dilde arkadaş anlamında kullanılır.
Metinlerde 'back somebody up' ile 'support / help' (destek olmak, arkasında durmak); 'count on / rely on' ile 'trust' (güvenmek); 'keep a secret' (sır tutmak) ile 'trustworthy / reliable' (güvenilir olmak) doğrudan eşleşir.
İki arkadaşın birbiriyle çok iyi anlaşması ve hiç tartışmaması 'We get on well with each other and we never argue.' cümlesiyle anlatılır. İhtiyaç anında her zaman arkadaşının yanında olmak 'be always there for somebody', üzüldüğünde onu neşelendirmek ise 'cheer somebody up' kalıbıyla ifade edilir.
Müsaitlik Sorma (Making Simple Inquiries) ve Davet Kalıpları
Bir arkadaşımızı bir etkinliğe davet etmeden önce genellikle o gün veya o akşam bir planı olup olmadığını sorarız. Bunun için en sık kullanılan iki soru kalıbı 'Are you busy tomorrow / this evening?' (Yarın / bu akşam meşgul müsün?) ve 'Are you doing anything this evening?' (Bu akşam bir şey yapıyor musun?) ifadeleridir.
Eğer arkadaşımız müsaitse 'No, I'm not. Why?' veya 'No, not at all. Why?' (Hayır, hiç değilim. Neden?) diyerek karşılık verir. Dikkat edilirse 'Are you busy?' sorusuna verilen 'No' cevabı kişinin meşgul olmadığını, yani müsait olduğunu gösterir!
Müsaitlik öğrenildikten sonra davet veya öneri sunulur: 'Would you like to + V1 ...?' (Would you like to come over for dinner?), 'How about / What about + V-ing ...?' (How about going to the cinema this weekend?), 'Why don't we + V1 ...?' (Why don't we study together?), 'Shall we + V1 ...?' (Shall we go for a walk?) ve 'Let's + V1 ...!' (Let's meet at 7 p.m.).
Kabul Etme (Accepting) ve Yiyecek/İçecek İkramları
Yapılan bir daveti veya öneriyi kabul ederken 'Yes, I'd love to.' (Evet, çok isterim), 'Yeah, why not?' (Evet, neden olmasın?), 'Sure, that sounds fun / good / great / awesome!' (Elbette, kulağa eğlenceli/harika geliyor!), 'Oh, it's a great idea.' (Harika bir fikir), 'That would be nice.' (Çok iyi olur) ve 'Cool.' (Harika/Olur) ifadeleri kullanılır.
Bir eylem yerine doğrudan yiyecek veya içecek ikram edildiğinde kalıpta 'to' kullanılmaz; doğrudan isim gelir: 'Would you like some fruit juice / orange juice?' veya 'How about eating biscuits?'.
Yiyecek veya içecek ikramını kabul ederken 'Yes, I'd love some.' ya da 'Yeah, that would be great.' denir. İkramı geri çevirirken ise 'No, thanks. I'm full.' veya 'No, thanks. I'm stuffed.' (Hayır, teşekkürler; tokum.) cevabı verilir.
Özür Dileyerek Reddetme, Gerekçe Bildirme ve Yeni Zaman Önerme
Bir davete katılamayacağımız zaman önce kibarca özür diler veya üzüntümüzü belirtir, ardından mazeretimizi (explanation / reason) açıklarız. En yaygın ret başlangıçları 'I'm sorry, I can't.', 'I'm afraid, I can't.' ve 'I'd love to, but I can't.' (Çok isterdim ama gelemem) kalıplarıdır.
Ders kitabındaki diyaloglarda sıkça geçen mazeret cümleleri şunlardır: 'I have things to do.' (Yapacak işlerim var), 'I have an exam tomorrow.' (Yarın sınavım var), 'I have a lot of homework to do.' (Yapacak çok ödevim var), 'I will visit my grandparents.' (Büyükanne ve büyükbabamı ziyaret edeceğim), 'My cousin is coming tomorrow.' (Yarın kuzenim geliyor) ve 'I have to take my sister home.' (Kız kardeşimi eve götürmek zorundayım).
Teklifi reddedilen kişi anlayış göstererek 'OK, then. Maybe another time.' (Peki öyleyse, belki başka bir zaman.) veya 'OK. What about tomorrow?' (Peki, yarına ne dersin?) diyerek yeni bir zaman önerebilir; karşı taraf da 'Sure, why not?' diyerek yeni planı kabul eder.
Duruma Uygun Teklif Eşleştirme (Situations & Offers)
İletişimde doğru öneriyi yapabilmek için önce karşı tarafın ihtiyacını veya içinde bulunduğu durumu (situation) anlamak gerekir. Ders kitabında verilen beş temel durum ve bunlara uygun öneriler sınavlarda sıkça karşımıza çıkar.
Kardeşin susamışsa ('Your sister is thirsty.') → 'Would you like to drink some water?'; arkadaşın açsa ('Your friend is hungry.') → 'What about eating something?'; kendin yorgunsan ('You are tired.') → 'Let's have a rest!' (Haydi dinlenelim!) önerisi yapılır.
Kardeşin sıkılmışsa ('Your brother is bored.') → 'How about going to the cinema?'; evdeki buzdolabı boşsa ('Your fridge is empty.') → 'Why don't we go shopping?' (Neden alışverişe gitmiyoruz?) teklifi durumla bire bir örtüşür.
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki iki cümlede altı çizili seçeneklerden hangisi doğrudur ve neden? 1) 'I always share my secrets with Seda because she is a reliable / stingy mate.' 2) 'Tom is a selfish / generous boy. He loves giving presents.'
Cevabı göster
1. cümlede Seda ile sırların paylaşılması onun güvenilir olduğunu kanıtladığı için reliable doğrudur (stingy cimri demektir). 2. cümlede Tom'un hediye vermeyi sevmesi cömertliğini gösterdiği için generous doğrudur (selfish bencil demektir).
Örnek 2Carol'ın arkadaşı Lily hakkındaki şu iki cümlesi Lily'nin hangi kişilik özelliklerini gösterir? a) 'When I need help, she always backs me up.' b) 'She always tells the truth and never lies.'
Cevabı göster
a) Yardıma ihtiyaç duyduğunda arkasında durup destek olması (backs me up), Lily'nin supportive (veya helpful) bir arkadaş olduğunu gösterir. b) Her zaman doğruyu söyleyip asla yalan söylememesi ise onun honest (dürüst) olduğunu kanıtlar.
Örnek 3Karışık olarak verilen şu kelimeleri kurallı teklif cümleleri hâline getiriniz: 1) eating / how / biscuits / about / ? 2) don't / we / why / out / eat / ? 3) like / you / would / a movie / to see / ?
Cevabı göster
1) 'How about eating biscuits?' (How about kalıbından sonra fiil -ing alır.) 2) 'Why don't we eat out?' (Why don't we kalıbından sonra yalın fiil gelir.) 3) 'Would you like to see a movie?' (Would you like kalıbında to + yalın fiil kullanılır.)
Örnek 4Sally: 'There is a new film at the cinema. What about watching it at the weekend?' — Sarah: 'I'd love to, but I can't. I will visit my grandparents.' Bu diyalogda Sarah teklifi kabul mü etmiştir, red mi etmiştir? Mazereti nedir?
Cevabı göster
Sarah 'I'd love to, but I can't.' diyerek teklifi reddetmiştir (refusing). Katılamama gerekçesi (reason) ise hafta sonu büyükanne ve büyükbabasını ziyaret edecek olmasıdır ('I will visit my grandparents').
Örnek 5Thomas: 'Are you doing anything this evening?' — John: 'No, I am not. Why?' — Thomas: 'Would you like to go to a concert with me?' — John: 'Oh, it's a great idea. I'd love to.' — Thomas: 'OK. Let's meet at 7 p.m.' Bu konuşmaya göre 'Thomas and John will meet at 9 p.m.' ifadesi doğru mudur?
Cevabı göster
Yanlıştır (False). Thomas ve John konser için akşam saat 9'da değil, saat 7'de (at 7 p.m.) buluşmak üzere anlaşmışlardır.
Örnek 61) 'Your sister is thirsty.' ve 2) 'Your fridge is empty.' durumlarında karşınızdaki kişiye hangi İngilizce teklif cümlelerini söylersiniz?
Cevabı göster
1) Kardeşimiz susadığı için 'Would you like to drink some water?' (Biraz su içmek ister misin?) deriz. 2) Buzdolabı boş olduğu için 'Why don't we go shopping?' (Neden alışverişe gitmiyoruz?) önerisinde bulunuruz.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Jane: 'I think Mark is a very __________ person because he always sees the bad sides of the events and never smiles.' cümlesinde boşluğa anlamca en uygun sıfat aşağıdakilerden hangisidir?
Olayların her zaman kötü tarafını gören ('always sees the bad sides of the events') bir kişi kötümserdir; yani 'pessimistic' sıfatıyla tanımlanır.
2Angel: 'Jenny! Would you like to drink some fruit juice?' — Jenny: '__________, because I have to take my sister home.' diyaloğunda Jenny'nin mazeret bildirdiği dikkate alındığında boşluğa hangisi gelmelidir?
Jenny kız kardeşini eve götürmek zorunda olduğu için teklifi reddetmektedir. İlk üç seçenek kabul bildirirken 'I'd love to, but I can't' nazik bir ret ifadesidir.
3Aşağıdaki durum ve öneri eşleştirmelerinden hangisi anlamca YANLIŞTIR?
Buzdolabı boş olduğunda ('Your fridge is empty') parkta yürüyüşe çıkmak yerine alışverişe gitmek ('Why don't we go shopping?') önerilmelidir.
4David: 'Are you busy tomorrow evening?' — Bob: 'No, not at all. Why?' — David: 'Would you like to come over for dinner?' — Bob: 'Yes, why not?' diyaloğuna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
'Come over' birinin evine ziyarete gelmek demektir. David, Bob'u akşam yemeğine davet etmiş; Bob da 'Yes, why not?' diyerek daveti kabul etmiştir.
5Unit 1 Friendship kapsamındaki kelime ve iletişim kalıplarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 'How about' ve 'What about' öneri kalıplarından sonra gelen fiil '-ing' takısı alır (örneğin: How about playing tennis?).
How about ve What about edatlarla bittiği için ardından gelen fiil gerund (-ing) biçiminde kullanılır.
- Bir kişinin 'He is a rude driver; he shouts at people.' cümlesindeki 'rude' kelimesi kibar ve yardımsever anlamına gelir.
'Rude' kaba demektir; insanlara bağıran bir sürücünün kaba olduğunu anlatır. Kibar anlamındaki kelime 'kind' veya 'polite'tır.
- 'Are you busy tomorrow?' sorusuna 'No, I'm not.' diye cevap veren bir kişi yarın boş ve müsait olduğunu belirtmektedir.
'Meşgul müsün?' sorusuna 'Hayır, değilim' yanıtı verildiğinde kişinin başka bir işi olmadığı anlaşılır.
- 'No, thanks. I'm full / stuffed.' ifadesi bir konser veya tiyatro davetini reddetmek için kullanılır.
'I'm full / stuffed' karnım tok demektir ve yalnızca yiyecek/içecek ikramlarını reddederken kullanılır.
- 'We get on well with each other and never argue.' cümlesi iki arkadaşın birbiriyle çok iyi anlaştığını ve hiç tartışmadığını ifade eder.
'Get on well' iyi geçinmek, 'never argue' ise asla tartışmamak demektir.
- 'How about' ve 'What about' öneri kalıplarından sonra gelen fiil '-ing' takısı alır (örneğin: How about playing tennis?).
6Aşağıdaki kişilik sıfatlarını, onları kanıtlayan İngilizce davranış açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri kutudaki uygun sözcüklerle tamamlayınız.
- Lily is my true friend; I always on her because she keeps my secrets.
- Are you tomorrow evening, or can we go to the concert together?
- Would you like to over for dinner at my house tonight?
- Why we study together for our science project after school?
- No, thanks. I can't eat any biscuits right now because I'm and not hungry.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arkadaşın Karen yarın doğum günü partisi düzenliyor ve seni davet ediyor ('Would you like to come to my birthday party tomorrow?'). Ancak yarın çok fazla ödevin olduğu için katılamayacaksın; fakat ertesi gün birlikte yürüyüşe çıkmayı önereceksin. Bu durumu yanıtlayan 3 adımlı İngilizce mesajını oluşturunuz.
1. ipucu: 1. adım: Nazik bir özür ve ret kalıbı ('I'm sorry, I can't' veya 'I'd love to, but I can't') seçiniz.
2. ipucu: 2. adım: 'because' bağlacını kullanarak çok ödevin olduğu ('I have a lot of homework to do') gerekçesini ekleyiniz.
3. ipucu: 3. adım: 'How about' veya 'What about' kalıbıyla sonraki gün yürüyüşe çıkma ('going for a walk') önerisini yazınız.
Cevap: 1. Özür ve ret: 'I'd love to, but I can't come to your birthday party tomorrow' (veya 'I'm sorry, I can't'). 2. Gerekçe: '...because I have a lot of homework to do.' 3. Alternatif öneri: 'How about going for a walk the next day?' (Birleştirilmiş tam cevap: 'Happy birthday Karen! I'd love to, but I can't come tomorrow because I have a lot of homework to do. How about going for a walk the next day?').
Kısaca
- Bir arkadaşın karakterini sormak için 'What is your best friend like?' sorusu kullanılır; cheerful, honest, reliable, supportive, generous, loyal, kind olumlu sıfatlarken jealous, stingy, stubborn, rude, selfish, pessimistic olumsuz sıfatlardır.
- Davet öncesinde karşı tarafın uygunluğunu yoklamak için 'Are you busy tomorrow?' veya 'Are you doing anything this evening?' soruları sorulur; müsait olan kişi 'No, not at all. Why?' diyerek teklifi bekler.
- 'Would you like to + V1', 'Why don't we + V1', 'Shall we + V1' ve 'Let's + V1' kalıplarında fiil yalın hâlde kullanılırken; 'How about / What about + V-ing' kalıplarında fiile -ing takısı gelir.
- Yiyecek ve içecek ikramlarında 'Would you like some fruit juice?' sorusuna kabul için 'Yes, I'd love some.', tok olduğunu belirterek reddetmek için 'No, thanks. I'm full / stuffed.' yanıtı verilir.
- Daveti nazikçe reddederken 'I'm sorry, I can't.', 'I'm afraid, I can't.' veya 'I'd love to, but I can't.' ifadelerinden sonra because ya da have to / will ile geçerli bir mazeret söylenir.
- İçinde bulunulan duruma uygun öneri seçilir: susayan birine 'Would you like to drink some water?', aç birine 'What about eating something?', yorgun birine 'Let's have a rest!', buzdolabı boş olana 'Why don't we go shopping?' denir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf İngilizce Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 8. Sınıf İngilizce Günlük Planları (2026-2027) Ders planı