Birinci dönemin sonuna yaklaşırken «Sınıfım» ünitesindeki bilgilerimizi dikkatli dinleme ve doğru seslendirme ile derinleştiriyoruz. Önce öğretmenin anlattığı sınıfı bir resimle karşılaştırıp farkları buluyoruz. Ardından üç arkadaşın çantasında neler olduğunu bir bilgi tablosunda topluyoruz. Yönergeleri belirli isimlerle bağlarken çıkan sesleri, yâ-vâv-elif harflerinin görevlerini ve kamerî-şemsî harfleri öğreniyoruz. Haftayı kendi resimli sınıf sözlüğümüzü hazırlayıp sunarak ve dönemi değerlendirerek bitiriyoruz.
Dinleme Uygulaması: Resimdeki Farkı Bul
Bu haftanın ilk dinleme etkinliğinde öğretmenimiz kendi sınıfını anlatıyor, biz de elimizdeki resme bakarak anlatılanların resimle uyuşup uyuşmadığını kontrol ediyoruz. Dinlemeye hazırlanırken önce resimdeki eşyaları Arapça adlandırırız: سَبُّورَةٌ (tahta), طَاوِلَةٌ (masa), مَقْعَدٌ (sıra), حَقِيبَةٌ (çanta), كِتَابٌ (kitap), قَلَمٌ (kalem), مِمْحَاةٌ (silgi). Sonra metinde hangi yapıların geçeceğini tahmin ederiz. Eşyaların yerleri anlatılacağı için فِي edatını, resimle karşılaştırma yapacağımız için de نَعَمْ / لَا cevaplarını sık sık kullanacağız.
Öğretmenin anlatımı şöyledir: «هٰذَا صَفِّي. فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ وَطَاوِلَةٌ وَكُرْسِيٌّ. اَلْكِتَابُ فِي الْحَقِيبَةِ. اَلْقَلَمُ فِي الْحَقِيبَةِ أَيْضًا. اَلْمِمْحَاةُ فِي الْمَقْعَدِ. وَفِي الصَّفِّ صَدِيقِي يُوسُفُ وَصَدِيقَتِي زَيْنَبُ.» Türkçesi: «Bu benim sınıfım. Sınıfta bir tahta, bir masa ve bir sandalye var. Kitap çantanın içinde. Kalem de çantanın içinde. Silgi sıranın içinde. Sınıfta arkadaşım Yusuf ve kız arkadaşım Zeynep de var.» Metindeki أَيْضًا (eyden: de/da) kelimesi, kalemin de kitapla aynı yerde olduğunu söyler.
Resimde ise tahta, masa, Yusuf ve Zeynep vardır; kitap çantada, silgi sıradadır. Ancak resimde sandalye yoktur ve kalem çantada değil, sıranın içindedir. Öğretmen هَلْ ile resim hakkında sorular sorar: «هَلِ الْقَلَمُ فِي الْحَقِيبَةِ؟» Biz resme bakarak cevap veririz: «لَا، اَلْقَلَمُ فِي الْمَقْعَدِ.» (Hayır, kalem sıranın içinde.) «هَلْ فِي الصُّورَةِ كُرْسِيٌّ؟» (Resimde sandalye var mı?) sorusuna «لَا، فِي الصُّورَةِ طَاوِلَةٌ.» (Hayır, resimde bir masa var.) deriz. Uyan bilgilerde ise kısaca نَعَمْ deriz: «هَلِ الْمِمْحَاةُ فِي الْمَقْعَدِ؟ – نَعَمْ.» Böylece dinlediğimizi hem anlamış hem de düzeltme cümlesi kurmuş oluruz.
| Dinlediğim Bilgi | Resimde Gördüğüm | Uyuyor mu? | Cevap Cümlesi |
|---|---|---|---|
| فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ | Tahta var. | Evet | نَعَمْ، فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ. |
| فِي الصَّفِّ كُرْسِيٌّ | Sandalye yok, masa var. | Hayır | لَا، فِي الصُّورَةِ طَاوِلَةٌ. |
| اَلْكِتَابُ فِي الْحَقِيبَةِ | Kitap çantada. | Evet | نَعَمْ، اَلْكِتَابُ فِي الْحَقِيبَةِ. |
| اَلْقَلَمُ فِي الْحَقِيبَةِ | Kalem sıranın içinde. | Hayır | لَا، اَلْقَلَمُ فِي الْمَقْعَدِ. |
| اَلْمِمْحَاةُ فِي الْمَقْعَدِ | Silgi sıranın içinde. | Evet | نَعَمْ، اَلْمِمْحَاةُ فِي الْمَقْعَدِ. |
| صَدِيقِي يُوسُفُ وَصَدِيقَتِي زَيْنَبُ | Yusuf ve Zeynep var. | Evet | نَعَمْ، فِي الصَّفِّ يُوسُفُ وَزَيْنَبُ. |
Bilgileri Bir Araya Getirme: Kimin Çantasında Ne Var?
İkinci dinleme metninde üç öğrenci kendini tanıtıyor ve çantasında neler olduğunu söylüyor. Birden çok kişinin konuştuğu metinlerde bilgiler kolayca karışabilir. Bu yüzden dinlerken bir bilgi tablosu doldururuz: Satırlara öğrencilerin adlarını, sütunlara eşyaları yazar, duyduğumuz her eşyayı işaretleriz. Metin şöyledir: Ahmet: «أَنَا أَحْمَدُ. أَنَا طَالِبٌ. فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ وَقَلَمٌ.» Zeynep: «أَنَا زَيْنَبُ. أَنَا طَالِبَةٌ. فِي حَقِيبَتِي دَفْتَرٌ وَمِمْحَاةٌ.» Ömer: «أَنَا عُمَرُ. أَحْمَدُ صَدِيقِي. فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ وَدَفْتَرٌ وَقَلَمٌ.»
Türkçesi: «Ben Ahmet. Ben bir öğrenciyim. Çantamda bir kitap ve bir kalem var. / Ben Zeynep. Ben bir kız öğrenciyim. Çantamda bir defter ve bir silgi var. / Ben Ömer. Ahmet benim arkadaşım. Çantamda bir kitap, bir defter ve bir kalem var.» Tabloyu doldurduktan sonra bilgileri birleştirerek sonuç çıkarırız. Sınıfta silgisi olan tek öğrenci Zeynep'tir. Ahmet'in defteri yoktur, ama arkadaşı Ömer'in çantasında defter vardır. Kalem ise hem Ahmet'te hem Ömer'de vardır. Ayrıca kişi tanıtımlarından طَالِبٌ kelimesinin erkek, طَالِبَةٌ kelimesinin kız öğrenci için kullanıldığını yeniden görürüz.
Tablodaki bilgileri sorulara dönüştürmek için yeni bir kalıp kullanırız: isim + isim tamlaması. حَقِيبَةُ أَحْمَدَ «Ahmet'in çantası», حَقِيبَةُ زَيْنَبَ «Zeynep'in çantası» demektir. Türkçede sahip önce gelir (Ahmet'in çantası), Arapçada ise önce eşya, sonra sahibi söylenir. Soru şöyle kurulur: «هَلْ فِي حَقِيبَةِ زَيْنَبَ قَلَمٌ؟» (Hel fî hakîbeti Zeynebe kalemün? Zeynep'in çantasında kalem var mı?) Cevap: «لَا، فِي حَقِيبَةِ زَيْنَبَ دَفْتَرٌ وَمِمْحَاةٌ.» «هَلْ فِي حَقِيبَةِ عُمَرَ دَفْتَرٌ؟» sorusunun cevabı ise «نَعَمْ، فِي حَقِيبَةِ عُمَرَ دَفْتَرٌ.» olur. فِي'den sonra gelen حَقِيبَة kelimesi esreyle (حَقِيبَةِ) okunur.
| Öğrenci | كِتَابٌ | قَلَمٌ | دَفْتَرٌ | مِمْحَاةٌ |
|---|---|---|---|---|
| Ahmet (طَالِبٌ) | var | var | yok | yok |
| Zeynep (طَالِبَةٌ) | yok | yok | var | var |
| Ömer (طَالِبٌ) | var | var | var | yok |
| Sonuç | Ahmet ve Ömer'de | Ahmet ve Ömer'de | Zeynep ve Ömer'de | Yalnız Zeynep'te |
Yönergelerde Ses Bağlama: Vasl Elifi ve Yardımcı Esre
Önceki haftalarda yönergeleri tek tek ve eşya adlarıyla birlikte kullandık. Bu hafta yönergeleri bir cümle içinde akıcı söylerken ortaya çıkan iki ses kuralını öğreniyoruz. Birincisi yönergelerin başındaki elifle ilgilidir. أَغْلِقْ (kapat) ve أَعْطِ (ver) kelimelerinin başında hemze vardır. Hemze elifin üstünde gösterilir ve her durumda okunur: وَأَغْلِقْ «ve eğlik», وَأَعْطِنِي «ve a'tınî». اِفْتَحْ (aç) kelimesinin başındaki elif ise bir vasl elifidir. Bu elif yalnızca söze onunla başlarken «i» diye okunur. Önünde başka bir kelime varsa okunmaz ve ses bir önceki kelimeye bağlanır: وَافْتَحْ «veftah», يَا أَحْمَدُ افْتَحْ «Yâ Ahmedüftah».
İkinci kural yardımcı esredir. اِفْتَحْ، أَغْلِقْ ve خُذْ yönergelerinin son harfi cezimlidir. Bu yönergelerden sonra اَلْ takılı bir kelime gelince iki cezimli ses yan yana düşer, çünkü اَلْ takısının elifi de cümle içinde okunmaz. Arapçada iki cezimli ses art arda okunamadığı için yönergenin sonundaki cezim esreye döner: اِفْتَحْ + الدَّفْتَرَ → اِفْتَحِ الدَّفْتَرَ (iftahi'd-deftera: Defteri aç). أَغْلِقْ + الْحَقِيبَةَ → أَغْلِقِ الْحَقِيبَةَ (eğlikı'l-hakîbete: Çantayı kapat). خُذْ + الْقَلَمَ → خُذِ الْقَلَمَ (huzi'l-kaleme: Kalemi al). Aynı kural soru edatında da işler: هَلْ + الْمِمْحَاةُ → هَلِ الْمِمْحَاةُ (heli'l-mimhâtu).
Kıza söylenen yönergeler uzun «î» ile biter: اِفْتَحِي، خُذِي، أَغْلِقِي. Bunlardan sonra اَلْ takılı kelime gelince yâ yazıda kalır, ama okunuşta ses kısalır: خُذِي الْقَلَمَ «huzi'l-kaleme», اِفْتَحِي الْحَقِيبَةَ «iftahi'l-hakîbete». Bu yüzden kulakla dinlerken erkeğe ve kıza söylenen yönergeler birbirine çok benzer. Kime söylendiğini يَا ile başlayan hitaptan anlarız; yazıda ise sondaki yâ farkı gösterir. فِي edatında da aynı kısalma olur: فِي الصَّفِّ «fi's-saffi». Artık uzun bir yönerge zincirini akıcı söyleyebiliriz: «يَا يُوسُفُ، افْتَحِ الْحَقِيبَةَ، وَخُذِ الدَّفْتَرَ، وَأَعْطِنِي الدَّفْتَرَ.» (Yâ Yûsufüf-tahi'l-hakîbete, ve huzi'd-deftera, ve a'tıni'd-deftera.)
| Yönerge + Kelime | Bağlanmış Hâli | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| اِفْتَحْ + الدَّفْتَرَ | اِفْتَحِ الدَّفْتَرَ | iftahi'd-deftera | Defteri aç. |
| أَغْلِقْ + الْحَقِيبَةَ | أَغْلِقِ الْحَقِيبَةَ | eğlikı'l-hakîbete | Çantayı kapat. |
| خُذْ + الْقَلَمَ | خُذِ الْقَلَمَ | huzi'l-kaleme | Kalemi al. |
| خُذِي + الْمِمْحَاةَ | خُذِي الْمِمْحَاةَ | huzi'l-mimhâte | Silgiyi al. (kıza) |
| وَ + اِفْتَحْ | وَافْتَحْ | veftah | Ve aç. (vasl elifi okunmaz) |
| وَ + أَعْطِنِي | وَأَعْطِنِي | ve a'tınî | Ve bana ver. (hemze okunur) |
Yâ, Vâv ve Elif: Uzatma, İnce Ses ve Ünsüz Görevleri
Hedef seslerimiz arasında نَا، تِي، أُو gibi uzun heceler ve أَيْ، بَيْتًا gibi «ey» sesi veren heceler var. Bunları doğru okumak için elif, yâ ve vâv harflerinin üç farklı görevini bilmemiz gerekir. Birinci görev uzatmadır (med). Elif üstünlü bir harften sonra gelince sesi «â» diye uzatır: نَا (nâ), كِتَابٌ (ki-tâ-bün), طَاوِلَةٌ (tâ-vi-le-tün). Yâ esreli bir harften sonra gelince «î» diye uzatır: تِي (tî), صَدِيقِي (sa-dî-kî), حَقِيبَةٌ (ha-kî-be-tün). Vâv ötreli bir harften sonra gelince «û» diye uzatır: أُو (û), سَبُّورَةٌ (seb-bû-ra-tün), يُوسُفُ (Yû-su-fu).
İkinci görev lîn adı verilen yumuşak sestir. Yâ veya vâv cezimli olur ve kendinden önceki harf üstünlü olursa ses uzamaz, «ey» ya da «ev» diye kayarak okunur: أَيْ (ey), بَيْتٌ (bey-tün: ev), بَيْتًا (bey-ten), أَوْ (ev: veya). İki görevi karşılaştırmak için şu çifte bakalım: بِي «bî» diye uzun okunur, بَيْ ise «bey» diye kısa ve kayan bir sesle okunur. Fark, yâdan önceki harfin harekesindedir. Önceki harf esreliyse yâ uzatır, üstünlüyse lîn olur. Türkçe konuşan öğrenciler lîn sesini kolayca söyler, çünkü «bey, ey, kev» gibi heceler Türkçede de vardır.
Üçüncü görevde yâ ve vâv harekeli ünsüz olarak kullanılır ve hece başlatır: يَا (yâ), يُوسُفُ kelimesinin ilk harfi, وَ (ve) bağlacı. Şeddeli yâ hem ünsüzdür hem de iki kez okunur: كُرْسِيٌّ «kur-siy-yün». Burada ilk yâ «siy» hecesini kapatır, ikinci yâ «yün» hecesini başlatır. Elif ise hiçbir zaman hareke almaz. Kelimenin başında harekeli bir elif görüyorsak o aslında hemzedir: أَبٌ (eb), أَنْ (en), أُمٌّ (umm). Hedef seslerdeki أُو hecesinde de ilk harf hemze, ikinci harf ise uzatan vâvdır: «û». Okurken her yâ ve vâvdan önce önceki harfin harekesine bakar, görevini belirler, sonra sesi uzatır, kaydırır ya da harekesiyle okuruz.
| Harf | Uzatma (Med) | Lîn (ey / ev) | Harekeli veya Şeddeli |
|---|---|---|---|
| Elif ا | نَا، كِتَابٌ، طَاوِلَةٌ (â) | Yoktur | Hareke almaz; harekeli elif hemzedir: أَبٌ، أَنْ |
| Yâ ي | تِي، صَدِيقِي، حَقِيبَةٌ (î) | أَيْ، بَيْتًا (ey) | يَا، كُرْسِيٌّ (ye, yy) |
| Vâv و | أُو، سَبُّورَةٌ، يُوسُفُ (û) | أَوْ (ev) | وَ (ve) |
| Ayırt etme ölçüsü | Önceki harf uygun harekeli, harf harekesiz | Önceki harf üstünlü, harf cezimli | Harfin kendisi harekeli ya da şeddeli |
Belirlilik Takısı: Kamerî ve Şemsî Harflerle El- Okuma
Şimdiye kadar eşyaları çoğunlukla tenvinli biçimleriyle söyledik: قَلَمٌ «bir kalem», حَقِيبَةٌ «bir çanta». Dinleme metinlerinde ise اَلْقَلَمُ، اَلْحَقِيبَةُ gibi başında اَلْ bulunan biçimler de geçti. اَلْ bir belirlilik takısıdır. Konuşanın ve dinleyenin bildiği, belli bir eşyayı gösterir: قَلَمٌ herhangi bir kalem, اَلْقَلَمُ ise sözü edilen o kalemdir. Bir kelime hem belirli hem belirsiz olamayacağı için اَلْ gelince tenvin düşer, kelime tek hareke alır: كِتَابٌ → اَلْكِتَابُ، مِمْحَاةٌ → اَلْمِمْحَاةُ.
اَلْ takısının lâmı her kelimede aynı okunmaz. Kelimenin ilk harfi kamerî bir harfse lâm cezimli yazılır ve açıkça okunur: اَلْكِتَابُ (el-kitâbu), اَلْقَلَمُ (el-kalemu), اَلْحَقِيبَةُ (el-hakîbetu), اَلْمِمْحَاةُ (el-mimhâtu), اَلْمَدْرَسَةُ (el-medresetu), اَلْكُرْسِيُّ (el-kursiyyu), اَلْمَقْعَدُ (el-mak'adu), اَلْمَكْتَبُ (el-mektebu). Vecizemizdeki اَلْعِلْمُ (el-ilmu) kelimesi de bu gruptandır. Kelimenin ilk harfi şemsî bir harfse lâm yazılır ama okunmaz; ses doğrudan sonraki harfe geçer ve o harf şeddeli okunur: اَلسَّبُّورَةُ (es-sebbûratu), اَلطَّاوِلَةُ (et-tâviletu), اَلدَّفْتَرُ (ed-defteru), اَلصَّفُّ (es-saffu), اَلصَّدِيقُ (es-sadîku), اَلطَّالِبُ (et-tâlibu).
Bu adlar iki örnek kelimeden gelir: اَلْقَمَرُ (el-kameru: ay) kelimesinde lâm okunur, اَلشَّمْسُ (eş-şemsu: güneş) kelimesinde okunmaz. Modelden kopyalarken şu sırayı izleriz: 1) Kelimeyi tenvinli biçimiyle yazarız. 2) Başına elif ve lâm ekleriz. 3) İlk harfin ay harfi mi güneş harfi mi olduğuna bakarız. 4) Ay harfiyse lâmın üstüne cezim, güneş harfiyse sonraki harfin üstüne şedde koyarız. 5) Sondaki tenvini kaldırıp tek hareke yazarız. 6) Yazdığımızı sesli okuyarak modelle karşılaştırırız. Cümle içinde اَلْ takısının elifinin okunmadığını da unutmayalım: فِي الصَّفِّ «fi's-saffi», فِي الْحَقِيبَةِ «fi'l-hakîbeti».
| Belirsiz | Belirli | Okunuşu | Harf Grubu |
|---|---|---|---|
| قَلَمٌ | اَلْقَلَمُ | el-kalemu | Kamerî: lâm okunur |
| حَقِيبَةٌ | اَلْحَقِيبَةُ | el-hakîbetu | Kamerî: lâm okunur |
| مِمْحَاةٌ | اَلْمِمْحَاةُ | el-mimhâtu | Kamerî: lâm okunur |
| سَبُّورَةٌ | اَلسَّبُّورَةُ | es-sebbûratu | Şemsî: sîn şeddeli |
| طَاوِلَةٌ | اَلطَّاوِلَةُ | et-tâviletu | Şemsî: tı şeddeli |
| دَفْتَرٌ | اَلدَّفْتَرُ | ed-defteru | Şemsî: dâl şeddeli |
| صَفٌّ | اَلصَّفُّ | es-saffu | Şemsî: sâd şeddeli |
Resimli Sınıf Sözlüğü: Hazırlama, Sunma ve Dönem Sonu Yansıtma
Haftanın son etkinliğinde bu ünite kapsamında öğrendiğimiz bütün kelimeleri bir araya getirip resimli sınıf sözlüğü hazırlıyoruz. Her öğrenci bir ya da iki eşya seçer ve bir sözlük sayfası düzenler. Sayfada şunlar bulunur: Eşyanın resmi, Arapça adının tenvinli ve اَلْ takılı biçimi, okunuşu, Türkçe anlamı ve üç örnek cümle. Örnek cümlelerden ilki işaret ismiyle (هٰذَا قَلَمٌ.), ikincisi فِي ile (اَلْقَلَمُ فِي الْحَقِيبَةِ.), üçüncüsü vecizemizi model alarak kurulur. Yazarken bu haftaki kopyalama sırasını uygular, kamerî-şemsî harfe göre cezim ya da şedde koymayı unutmayız.
Ünitenin vecizesi اَلْعِلْمُ نَافِعٌ (İlim faydalıdır) basit bir cümle modelidir: Başta اَلْ takılı belirli bir isim, ardından tenvinli bir niteleme gelir. Bu modelle eşyalarımız hakkında cümleler kurarız: اَلْكِتَابُ نَافِعٌ (Kitap faydalıdır), اَلْقَلَمُ نَافِعٌ (Kalem faydalıdır). Dişil kelimelerde niteleme de dişil olur ve yuvarlak tâ alır: اَلسَّبُّورَةُ نَافِعَةٌ (Tahta faydalıdır), اَلْحَقِيبَةُ نَافِعَةٌ (Çanta faydalıdır). Sunumda sayfayı gösteren öğrenciye arkadaşları sorular sorar: «مَا هٰذِهِ؟» – «هٰذِهِ سَبُّورَةٌ.» ya da «هَلْ هٰذَا دَفْتَرٌ؟» – «لَا، هٰذَا كِتَابٌ.» Böylece sözlük hem yazma hem konuşma çalışmasına dönüşür. Sayfalar birleştirilince sınıfın ortak sözlüğü ortaya çıkar.
Birinci dönemin sonuna yaklaştığımız için öğrendiklerimizi değerlendirme zamanı da geldi. Kendimize şu soruları sorarız: Sınıftaki eşyaları Arapça adlandırabiliyor muyum? مَا هٰذَا / هٰذِهِ؟ ve هَلْ sorularını sorup نَعَمْ / لَا ile cevap verebiliyor muyum? Bir yönergeyi dinleyip doğru uygulayabiliyor ve bir arkadaşıma yönerge verebiliyor muyum? Harekeli, şeddeli ve tenvinli kelimeleri doğru okuyup yazabiliyor muyum? En çok zorlandığımız konuyu ve en çok keyif aldığımız etkinliği arkadaşlarımızla paylaşırız. Sınıf sözlüğümüz de vecizemizin söylediğini hatırlatır: Öğrendiğimiz her kelime bize ve paylaştığımız arkadaşlarımıza fayda sağlar.
| Beceri | Kendimi Sınıyorum | Örnek |
|---|---|---|
| Dinleme | Dinlediğimi resimle karşılaştırabiliyorum. | لَا، اَلْقَلَمُ فِي الْمَقْعَدِ. |
| Konuşma | Eşya sorup cevaplayabiliyorum. | مَا هٰذِهِ؟ – هٰذِهِ طَاوِلَةٌ. |
| Yönerge | Yönergeleri akıcı ve bağlayarak söyleyebiliyorum. | خُذِ الْقَلَمَ. (huzi'l-kaleme) |
| Sesletim | Kamerî ve şemsî harfli kelimeleri doğru okuyabiliyorum. | اَلْقَلَمُ / اَلسَّبُّورَةُ |
| Yazma | Kelimeleri harekeleriyle modelden kopyalayabiliyorum. | اَلدَّفْتَرُ، بَيْتًا، طَالِبَةٌ |
Örnekler
Örnek 1Öğretmen şunu söylüyor: «فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ. اَلدَّفْتَرُ فِي الْحَقِيبَةِ. اَلْمِمْحَاةُ فِي الْحَقِيبَةِ أَيْضًا.» Resimde ise tahta var, defter çantada, silgi sıranın (mak'ad) içinde. Farkı bulunuz ve öğretmenin «هَلِ الْمِمْحَاةُ فِي الْحَقِيبَةِ؟» sorusuna resme göre cevap veriniz.
Cevabı göster
1. adım: Cümleleri tek tek resimle karşılaştırırız. Tahta (سَبُّورَةٌ) resimde var, bu bilgi uyuyor. Defter çantada (فِي الْحَقِيبَةِ), bu bilgi de uyuyor. 2. adım: Öğretmen silginin de çantada olduğunu söylüyor (أَيْضًا: de). Resimde ise silgi sıranın içinde, fark buradadır. 3. adım: Resme göre cevap olumsuzdur. Doğrusunu فِي ile söyleriz. Sonuç: «لَا، اَلْمِمْحَاةُ فِي الْمَقْعَدِ.» (Hayır, silgi sıranın içinde.)
Örnek 2Dinleme metni: Ahmet: «فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ وَقَلَمٌ.» Zeynep: «فِي حَقِيبَتِي دَفْتَرٌ وَمِمْحَاةٌ.» Ömer: «فِي حَقِيبَتِي كِتَابٌ وَدَفْتَرٌ وَقَلَمٌ.» Buna göre «هَلْ فِي حَقِيبَةِ أَحْمَدَ دَفْتَرٌ؟» sorusunu cevaplayınız. Ahmet defteri kimden isteyebilir?
Cevabı göster
1. adım: Soruyu çeviririz: «Ahmet'in çantasında defter var mı?» (حَقِيبَةُ أَحْمَدَ: Ahmet'in çantası). 2. adım: Ahmet'in cümlesinde yalnız كِتَابٌ (kitap) ve قَلَمٌ (kalem) var, defter yok. Cevap: «لَا، فِي حَقِيبَةِ أَحْمَدَ كِتَابٌ وَقَلَمٌ.» 3. adım: Tablodaki defter sütununa bakarız. Defter Zeynep'te ve Ömer'de var. Sonuç: Ahmet defteri Zeynep'ten ya da arkadaşı Ömer'den isteyebilir.
Örnek 3«يَا عُمَرُ، افْتَحِ الْحَقِيبَةَ وَخُذِ الْقَلَمَ.» cümlesini okunuşuyla yazınız ve اِفْتَحِ ile خُذِ kelimelerinin sonundaki esrenin nedenini açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: اِفْتَحْ kelimesinin başındaki elif vasl elifidir. عُمَرُ kelimesinden sonra okunmaz ve ses bağlanır: «Yâ Ömerüf-tahi». 2. adım: اِفْتَحْ ve خُذْ aslında cezimlidir. Arkalarından اَلْ takılı kelime geldiği için iki cezim yan yana düşer, bu yüzden cezim yardımcı esreye döner. 3. adım: الْحَقِيبَةَ ve الْقَلَمَ kelimelerindeki lâm kamerîdir ve okunur. Sonuç: «Yâ Ömerüf-tahi'l-hakîbete ve huzi'l-kaleme.» (Ömer, çantayı aç ve kalemi al.)
Örnek 4حَقِيبَةٌ، بَيْتًا، كُرْسِيٌّ ve يَا kelimelerindeki yâ harfinin görevini (uzatma, lîn, harekeli/şeddeli) belirleyiniz.
Cevabı göster
1. adım: حَقِيبَةٌ kelimesinde yâdan önceki kâf esrelidir, yâ harekesizdir. Yâ uzatır: «ha-kî-be-tün» (med). 2. adım: بَيْتًا kelimesinde yâdan önceki bâ üstünlüdür, yâ cezimlidir. Yâ lîndir: «bey-ten». 3. adım: كُرْسِيٌّ kelimesinde yâ şeddelidir. İlk yarısı «siy» hecesini kapatır, ikinci yarısı «yün» hecesini başlatır. 4. adım: يَا kelimesinde yâ üstünlüdür, yani harekeli ünsüzdür ve heceyi başlatır. Sonuç: med – lîn – şeddeli – harekeli.
Örnek 5دَفْتَرٌ، كِتَابٌ، طَاوِلَةٌ ve مِمْحَاةٌ kelimelerine اَلْ takısını getirerek yazınız ve okunuşlarını belirtiniz.
Cevabı göster
1. adım: Her kelimenin ilk harfine bakarız. Dâl (د) ve tı (ط) şemsî, kâf (ك) ve mîm (م) kamerîdir. 2. adım: Şemsî harflerde lâmın üstüne işaret konmaz, ilk harf şeddeli yazılır: اَلدَّفْتَرُ (ed-defteru), اَلطَّاوِلَةُ (et-tâviletu). 3. adım: Kamerî harflerde lâm cezimli yazılır: اَلْكِتَابُ (el-kitâbu), اَلْمِمْحَاةُ (el-mimhâtu). 4. adım: Hepsinde tenvin düşer ve tek ötre yazılır. Sonuç: اَلدَّفْتَرُ، اَلْكِتَابُ، اَلطَّاوِلَةُ، اَلْمِمْحَاةُ.
Örnek 6سَبُّورَةٌ kelimesi için bir sözlük sayfası hazırlayınız: belirli biçimi, okunuşu, cinsi ve üç örnek cümle (işaret ismiyle, فِي ile, vecize modeliyle).
Cevabı göster
1. adım: Belirli biçim: sîn şemsî olduğu için اَلسَّبُّورَةُ (es-sebbûratu). Anlamı: tahta. 2. adım: Cins: Sonu yuvarlak tâ ile bittiği için dişildir ve هٰذِهِ ile gösterilir. 3. adım: Cümle 1: هٰذِهِ سَبُّورَةٌ. (Bu bir tahtadır.) Cümle 2: فِي الصَّفِّ سَبُّورَةٌ. (Sınıfta bir tahta var.) 4. adım: Cümle 3, vecize modeliyle kurulur. Kelime dişil olduğu için niteleme de dişildir: اَلسَّبُّورَةُ نَافِعَةٌ. (Tahta faydalıdır.)
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki kelimelerin hangisinde اَلْ takısının lâmı okunmaz ve ardından gelen harf şeddeli okunur?
Sîn şemsî bir harftir. Bu yüzden اَلسَّبُّورَةُ «es-sebbûratu» diye okunur, lâm duyulmaz. Kâf, kâf (ك) ve hâ ise kamerîdir; bu kelimelerde lâm okunur.
2اِفْتَحْ yönergesi الدَّفْتَرَ kelimesiyle birleştiğinde doğru yazılış aşağıdakilerden hangisidir?
İki cezimli ses yan yana okunamaz. Bu yüzden yönergenin sonundaki cezim yardımcı esreye döner: اِفْتَحِ الدَّفْتَرَ (iftahi'd-deftera).
3Aşağıdaki kelimelerin hangisinde yâ harfi «ey» sesi veren lîn harfidir?
بَيْتًا kelimesinde yâ cezimlidir ve önündeki bâ üstünlüdür, bu yüzden «bey-ten» okunur. حَقِيبَةٌ ve صَدِيقِي kelimelerinde yâ uzatır (î). يُوسُفُ kelimesindeki yâ ise harekeli ünsüzdür.
4Zeynep: «فِي حَقِيبَتِي دَفْتَرٌ وَمِمْحَاةٌ.» Bu bilgiye göre «هَلْ فِي حَقِيبَةِ زَيْنَبَ قَلَمٌ؟» sorusunun doğru cevabı hangisidir?
Zeynep çantasında yalnız bir defter ve bir silgi olduğunu söylüyor; kalem yok. Bu yüzden cevap لَا ile başlar ve doğru bilgi verilir. Çantasında kitap da olmadığı için son seçenek yanlıştır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- اَلْ takısı alan bir kelime tenvin de alabilir; اَلْقَلَمٌ yazımı doğrudur.
Belirlilik takısı gelince tenvin düşer: اَلْقَلَمُ.
- اَلدَّفْتَرُ kelimesinde lâm okunmaz, dâl harfi şeddeli okunur.
Dâl şemsî bir harftir: «ed-defteru».
- اِفْتَحْ yönergesinin başındaki elif, وَ bağlacından sonra da «i» diye okunur.
Bu elif vasl elifidir ve cümle içinde düşer: وَافْتَحْ «veftah».
- بَيْتًا kelimesindeki yâ, «ey» sesi veren lîn harfidir.
Üstünlü bâdan sonra cezimli yâ gelmiştir: «bey-ten».
- حَقِيبَةُ أَحْمَدَ ifadesi «Ahmet'in çantası» anlamına gelir.
Arapçada önce eşya, sonra sahibi söylenir: hakîbetu Ahmede.
- اَلْ takısı alan bir kelime tenvin de alabilir; اَلْقَلَمٌ yazımı doğrudur.
6Aşağıdaki Arapça ifadeleri doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- اَلْقَلَمُ kelimesinde lâm okunur, çünkü kâf bir harftir.
- اَلصَّفُّ kelimesinde lâm okunmaz ve sâd harfi ile okunur.
- اِفْتَحْ yönergesi الدَّفْتَرَ kelimesiyle birleşince cezim dönüşür.
- بَيْتًا kelimesinde üstünlü harften sonra gelen cezimli yâ bir harfidir.
- Bir kelimeye اَلْ takısı gelince sonundaki düşer.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Öğretmen kız öğrencisi Zeynep'e şöyle diyor: «Zeynep, çantayı aç, defteri al ve Ömer'e defteri ver.» Zeynep defteri verince Ömer «Teşekkürler arkadaşım. Defter faydalıdır.» diyor. Yönergeyi ve Ömer'in cevabını Arapça yazınız, yönergenin okunuşunu ses bağlama kurallarına göre belirtiniz.
1. ipucu: 1. adım: Öğretmen bir kıza hitap ettiği için yönergelerin dişil biçimlerini seçin: اِفْتَحِي، خُذِي، أَعْطِي. Kişi (عُمَرَ) ve eşya (الدَّفْتَرَ) üstünlü okunur.
2. ipucu: 2. adım: Ses bağlamayı uygulayın: يَا زَيْنَبُ sözünden sonra اِفْتَحِي kelimesinin vasl elifi düşer. اَلْ takılı kelimeden önce sondaki uzun î kısa okunur. Dâl şemsî olduğu için «'d-deftera» denir. أَعْطِي kelimesindeki hemze ise وَ bağlacından sonra da okunur.
3. ipucu: 3. adım: Ömer kız arkadaşına teşekkür ettiği için صَدِيقَتِي der. Defter eril olduğu için vecize modelinde نَافِعٌ kullanılır ve اَلدَّفْتَرُ ötreyle başlar.
Cevap: Öğretmen: «يَا زَيْنَبُ، افْتَحِي الْحَقِيبَةَ، وَخُذِي الدَّفْتَرَ، وَأَعْطِي عُمَرَ الدَّفْتَرَ.» Okunuşu: «Yâ Zeynebüf-tahi'l-hakîbete, ve huzi'd-deftera, ve a'tî Ömere'd-deftera.» (Zeynep, çantayı aç, defteri al ve Ömer'e defteri ver.) Ömer: «شُكْرًا يَا صَدِيقَتِي. اَلدَّفْتَرُ نَافِعٌ.» (Şukran yâ sadîkatî. Ed-defteru nâfiun: Teşekkürler arkadaşım. Defter faydalıdır.) Açıklama: اِفْتَحِي kelimesinin vasl elifi cümle içinde okunmaz. خُذِي الدَّفْتَرَ söylenirken sondaki î kısalır ve şemsî dâl şeddeli okunur. أَعْطِي kelimesinin başındaki hemze okunur. عُمَرَ kelimesinden sonra اَلْ geldiği hâlde üstünlü harf olduğu için yardımcı esreye gerek yoktur.
Kısaca
- Farkı bulma: Dinlediğimiz bilgiyi resimle karşılaştırırız. Uymayan bilgiyi لَا ile reddeder, doğrusunu فِي ile söyleriz: لَا، اَلْقَلَمُ فِي الْمَقْعَدِ. (Hayır, kalem sıranın içinde.)
- Bilgi tablosu: Birden çok kişiyi dinlerken bilgileri tabloya işleriz. حَقِيبَةُ أَحْمَدَ (Ahmet'in çantası) gibi isim tamlamalarıyla هَلْ فِي حَقِيبَةِ زَيْنَبَ قَلَمٌ؟ (Zeynep'in çantasında kalem var mı?) diye sorarız.
- Ses bağlama: Cezimli bir yönerge اَلْ takılı kelimeyle birleşince cezim esreye döner: اِفْتَحِ الدَّفْتَرَ (iftahi'd-deftera). اِفْتَحْ kelimesinin başındaki vasl elifi cümle içinde okunmaz, أَغْلِقْ ve أَعْطِ kelimelerinin başındaki hemze ise her zaman okunur.
- Yâ, vâv ve elif: Bu harfler uygun harekeden sonra gelince uzatır (نَا، تِي، أُو). Üstünden sonra cezimli gelen yâ ve vâv «ey, ev» sesi verir (أَيْ، بَيْتًا). Harekeli olduklarında ise ünsüzdür (يَا، وَ). Elif hareke almaz; harekeli elif hemzedir (أَبٌ).
- Kamerî ve şemsî harfler: Kamerî harflerden önce اَلْ takısının lâmı okunur (اَلْقَلَمُ). Şemsî harflerden önce lâm okunmaz ve sonraki harf şeddeli okunur (اَلسَّبُّورَةُ). اَلْ gelince tenvin düşer.
- Resimli sözlük ve yansıtma: Her eşya için belirsiz ve belirli biçim, okunuş, anlam ve örnek cümle yazarız. Vecizeyi model alarak اَلْكِتَابُ نَافِعٌ ve اَلسَّبُّورَةُ نَافِعَةٌ gibi cümleler kurar, dönem boyunca neleri başardığımızı değerlendiririz.
Bu dersin öteki kaynakları
- 5. Sınıf Arapça Yıllık Planı (imam hatip ortaokulu) (2026-2027) Yıllık plan
- 5. Sınıf Arapça Günlük Planları (imam hatip ortaokulu) (2026-2027) Ders planı
- 5. Sınıf Arapça Harf ve Kelime Çalışması Kelime çalışması
- 5. Sınıf Arapça 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma, Tanışma, Harf ve Hareke Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 8. Hafta Çalışma Kâğıdı: Arap Alfabesinin Kalan Harfleri (س - ي), Sınıf İçi Yönergeler ve Vedalaşma İfadeleri Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma-Tanışma Diyalogları ve İkinci Harf Grubu (د ذ ر ز س ش ص ض) Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 3. Hafta Çalışma Kâğıdı: Tanışma-Vedalaşma Konuşmaları ve Üçüncü Harf Grubu (ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن هـ و ي) Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 4. Hafta Çalışma Kâğıdı: Nezaket İfadeleri, Sınıf İçi Yönergeler, Harekeler ve 'Önce Selam Sonra Kelam' Hadisi Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 5. Hafta Çalışma Kâğıdı: Tanışma-Vedalaşma Diyalogları, Sınıf İçi Yönergeler, Cezm ve Şedde İle Kelime Okuma-Yazma Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 6. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma, Hal-Hatır Sorma, Tanışma Diyalogları (مَا اسْمُكَ / هَلْ أَنْتَ...؟) ve 'اَلسَّلَامُ قَبْلَ الْكَلَامِ' İlkesi Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 7. Hafta Çalışma Kâğıdı: Arap Alfabesindeki Harfler (أ - ز Arası Harfler), Harekelerle Seslendirme ve Tanışma İfadeleri Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 9. Hafta Çalışma Kâğıdı: Selamlaşma, Tanışma, Vedalaşma Diyalogları, Harf ve Harekelerle Kelime Okuma-Yazma Uygulamaları ve 1. Ünite Değerlendirmesi Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 10. Hafta Çalışma Kâğıdı: Sınıfımda (فِي صَفِّي): Sınıf Eşyaları, Yakın İşaret İsimleri (هٰذَا / هٰذِهِ), Soru Kalıpları (مَا هٰذَا / مَا هٰذِهِ؟) ve Sınıf İçi Yönergeler Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 12. Hafta Çalışma Kâğıdı: 2. Ünite Genel Uygulamaları ve Değerlendirmesi: Sınıf Eşyaları, Okulun Bölümleri, İşaret İsimleri (هٰذَا / هٰذِهِ), Harf-i Cerler (فِي، إِلَى), Sınıf Yönergeleri ve 'اَلْعِلْمُ نَافِعٌ' Vecizesi (ARP.5.2) Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 11. Hafta Çalışma Kâğıdı: 2. Ders: Okulumda (فِي مَدْرَسَتِي): Okulun Bölümleri (الصف، المكتبة، المختبر، المقصف، الحديقة), Harf-i Cerler (فِي، إِلَى) ve «أَيْنَ...؟» Soru Kalıbı Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 13. Hafta Çalışma Kâğıdı: Sınıf Arkadaşlarım ve Öğretmenimle İletişim (صَدِيقِي / صَدِيقَتِي، طَالِب / طَالِبَة), İyelik Ekleri (ـِي، ـكَ، ـكِ) ve Diyalog Uygulamaları (ARP.5.2) Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Arapça 14. Hafta Çalışma Kâğıdı: Hedef Kelimeler, Sınıf Eşyaları ve Eğitim Araçları, Hedef Dil Yapıları Yönergeler, Hedef Harfler ve Sesler, Ayet/Hadis/Veciz Söz Çalışma kâğıdı