Geçen hafta kültürel bağların ve millî değerlerin toplumu nasıl bir arada tuttuğunu yorumladın. Bu hafta toplum hayatında karşılaşılan sorunları fark etmeyi, nedenlerine farklı bakış açılarıyla bakmayı ve çözüm önerilerini geliştirip düzenlemeyi öğreneceksin.
Toplumsal sorun nedir?
Bir toplumun huzurunu, sağlığını ya da bütünlüğünü tehdit eden, insanların yaşam kalitesini düşürüp sosyal adaleti zedeleyen durumlara toplumsal sorun denir. Bu sorunlar tarih boyunca insanlığın en büyük zorlukları arasında yer almıştır. Günümüzde nüfusun hızla artması, şehirleşme, teknolojideki gelişmeler ve savaşlar sorunların türünü çoğaltmıştır.
Bir durumun toplumsal sorun sayılması için iki ölçüt aranır: Toplumun büyük kesimini etkilemesi ve çözümünün toplu hareket etmeyi gerektirmesi. Bir ilin sel felaketi yaşaması ya da bir şehirde hava kirliliğinin artması toplumsal sorundur. Bir kişinin aracının arıza yapması ise bireysel bir durumdur.
Doğada da zorluklarla baş etmenin örnekleri vardır. Su baskınında yuvası su altında kalan ateş karıncaları birbirine kenetlenerek suyun yüzeyinde yüzen bir sal oluşturur. Salın yarısı suyun üstünde, yarısı altında kalır ve karıncalar sürekli yer değiştirir; böylece hiçbiri uzun süre suda kalmaz. Her karınca komşusuna sıkıca tutunur ve sal dalgalara rağmen haftalarca ilerleyebilir.
Bireyler de sorunları çözmek için sorumluluk üstlenebilir. Örneğin Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde çalışan bilim insanları yapay zekâdan yararlanan bir sistem hazırlamıştır: TOYTOS, yani Türkiye Orman Yangın Tehlike Oranları Sistemi. Bu sistem, orman yangınlarını önceden tahmin eder, riskli bölgeleri haritada gösterir ve erken uyarı vererek yangınların önlenmesine katkı sağlar.
Vakıflar: geçmişin çözümleri
Atalarımız kendi imkânlarını kullanarak ve çıkar gözetmeden binlerce vakıf kurmuş, bu vakıfların sürmesi için de çaba göstermiştir. Vakıflar toplumsal sorunlara çare aramış, yardıma muhtaç insanlara ve canlılara destek olmuştur.
Sivas’ta 1321’de kurulan Bulaşıcı Hastalıkları Tedavi Vakfı, cüzzam gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanıp bu yüzden evinde kalmak zorunda olanların tedavi edilmesini ve fakir ile miskin kişilerin cenaze ve defin giderlerinin karşılanmasını amaçlamıştır. İstanbul’da 1613’te kurulan İsrafı Önleyen Vakıf, sofralarda artan yemeklerin atılmayıp toplanarak yaban hayvanlarına ve kuşlara ulaştırılmasını sağlamış, bu iş için görevliler tayin etmiştir. İstanbul’da 1549’da kurulan Afet Sonrası Bakım ve Onarım Yapan Vakıf ise deprem ve yangın olduğunda vakfiyede kayıtlı mescit, mektep ve diğer mekânların özenle onarılmasını hedeflemiştir.
Bu üç vakıf üç ayrı soruna yönelmiştir: bulaşıcı hastalıklar, israf ve afet sonrası onarım.
Doğal afetler ve çevre sorunları
Toplumsal sorunların önemli bir bölümü doğayla ve çevreyle ilgilidir. Avrupa Çevre Ajansı, Avrupa’nın ileride yeterli ve kaliteli suya ulaşamama tehlikesiyle yüz yüze olduğunu bildirmiştir. Bu tehlikeyi kirlilik, nehirlerin doğal akışının değişmesi, su kaynaklarından gereğinden fazla su çekilmesi ve iklim değişikliği doğurmaktadır. Kuzey Afrika’da rekor düzeydeki sıcaklıklar nedeniyle Tunus ve Cezayir’deki ormanlar yandı; Fas’ta son yüzyılın en güçlü depremi yaşandı; Libya da Daniel Kasırgası’ndan zarar gördü.
Rize ve Artvin’de şiddetli sağanaktan sonra sel ve heyelan olmuş; köprüler yıkılmış, 20’den fazla köy yolu ulaşıma kapanmıştır. Camili Havzası’na ulaşılamadığı için orada mahsur kalan turistler helikopterle tahliye edilmiştir. Elektrik, telefon ve su gibi altyapı hizmetlerindeki hasarlar giderilmeye çalışılmış; tarım arazilerinde ekipler hasar tespiti yapmıştır.
Hava kirliliği ekosistemi olumsuz etkileyen bir çevre sorunudur; yılda yaklaşık 7 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açar. Doğaya atılan plastikler yağmurla, rüzgârla ve akarsularla sürüklenerek Karadeniz’e varır. Denizde biriken bu atıklar hem kötü bir görüntü oluşturur hem de deniz yaşamı için tehdit olur. Plastiğin biriktiği yerlerdeki balıklar oradan ayrılmak zorunda kalır; bunun sonucunda Karadeniz’deki balık miktarı da olumsuz etkilenir. Kıyıda biriken çöp yığınları yalnızca deniz canlılarını değil, insanları da tehlikeye sokar.
Sürdürülebilir üretim ve tüketim alanında çalışan bir derneğin başkanı, çevre kirliliğinin yeryüzündeki 13 milyon türün çeşitliliğini tehlikeye soktuğunu, 1 milyon türün ise yok olmakta olduğunu söylemiştir. Ona göre karadaki ve sudaki ekosistemler onarılmalı, yenilenmeli ve korunmalıdır; zira ekosistemlerin bozulması 3,2 milyar kişinin refahı için bir zarardır.
Göç ve salgın hastalıklar
Doğduğu ülkeden başka bir ülkede yaşayanların dünyadaki sayısı 1970’te 84 milyondu; 2020’de 281 milyona yükseldi. Arada kalan yıllarda da sürekli arttı: 1980’de 102, 1990’da 153, 2000’de 173, 2010’da 221, 2015’te 248, 2019’da 272 milyon oldu. Yani yarım yüzyılda sayı üç katından fazla büyüdü. Bugün dünyada her 100 kişiden yaklaşık 3,6’sı göçmendir. İnsanlar iş, aile ve eğitim nedenlerinin yanında çatışma, savaş ve doğa kaynaklı afetler yüzünden de başka bir ülkeye göç eder.
Türkiye’de 2024 yılında il değiştirenlerin sayısı 2.682.673 oldu. İstanbul, hem göç alma hem de göç verme bakımından ilk sırada yer aldı. Bu kişilerden 579.507’si hanedeki başka bir kişiye bağımlı olarak taşındı. Öne çıkan diğer nedenler arasında iş bulmak veya işe başlamak, eğitim, konut ve yaşam koşullarını iyileştirme isteği, doğa kaynaklı afetler ve acil durumlar yer aldı.
Salgın hastalıklar da önemli toplumsal sorunlardandır. Dünyada 1900 yılından itibaren görülen yaklaşık yüz salgının toplam olarak 110 milyondan fazla can aldığı tahmin edilmektedir. Kara veba 14. yüzyılda dünya genelinde 75-100 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır; hastalığın Çin’de başladığı ve ticaret yollarıyla, ağırlıklı olarak İpek Yolu’yla yayıldığı sanılmaktadır. Kolera Hindistan’da 1817’de görülmeye başlamış, 10 dalga hâlinde dünyayı etkilemiştir; o tarihten beri 1 milyon kişi bu hastalıktan ölmüştür. İspanyol gribi 1918-1920 yılları arasında 50 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır.
Ebola, Orta Afrika’da 1976 yılında görülmeye başlamış; yaklaşık 11 bin kişi bu hastalık yüzünden ölmüştür. Domuz gribi, Meksika ve ABD’de 2009 yılında yayılmış ve yaklaşık 200 bin kişinin ölümüne sebep olmuştur. Kovid-19 virüsü, Çin’in Vuhan kentinde 2019 yılında ortaya çıkmış ve dünyada 7 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü gün 11 Mart 2020’dir. Yayılmayı önlemek için ilaçlama yapıldı, uçuşlar durduruldu, sokağa çıkma kısıtlaması getirildi, eğitim uzaktan sürdürüldü, kafe ve restoranlar geçici olarak kapatıldı, kamuya açık etkinlikler iptal edildi. Alışveriş merkezlerine ve kurumlara girişte HES kodu göstermek ile ateş ölçtürmek, yurt dışına gidecekler için de PCR testi yaptırmak zorunlu oldu.
Gıda israfı
Gıda israfı nüfusun kalabalık olduğu ülkelerde yüksek düzeydedir. Evlerde bir yılda israf edilen gıda miktarı 2024 verilerine göre Çin’de yaklaşık 108,7 milyon ton, Hindistan’da 78,2 milyon ton, ABD’de 24,7 milyon ton, Brezilya’da 20,3 milyon tondur. Almanya, İngiltere, Rusya ve Fransa’da bu miktar 3,9 ile 6,5 milyon ton arasında değişir.
Birleşmiş Milletler’in çevre programının 2024 tarihli gıda israfı raporuna göre dünyada her yıl 1 trilyon dolar değerinde gıda çöpe atılıyor. Bu israf, açlıktan etkilenen 783 milyon insanın durumunu daha da zorlaştırıyor. İsraf açlığı artırmakla kalmaz, çevreye de zarar verir: Küresel sera gazı salımının yüzde 8-10’luk bölümü israf edilen gıdaların üretiminden gelir ve dünyadaki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 30’luk kısmı bu gıdaları yetiştirmek için kullanılır. Üretim aşamasından tüketim aşamasına kadar israf edilen gıda, hem açlık hem de çevre sorunları bakımından belirleyici bir noktadır.
Ülkemizde de yılda milyonlarca ton gıda israf edilir. Üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 35’i sofraya ulaşmadan ziyan olur. Türkiye’de her gün çöpe giden ekmek sayısı yaklaşık 12 milyondur; bu sayı bir yıl boyunca toplam 4 milyar 380 milyon ekmek eder.
Çözüm Köşesi: nedenleri karşılaştır, çözüm öner
Toplumsal sorunlara çözüm bulmak için dört adımlı bir çalışma yapılabilir. Birinci adımda gruplar kurulur, günlük yaşamdan verilen toplumsal sorun örneklerinden biri seçilir ve sorunun nedenleri listelenir; aynı sorunun en az iki grup tarafından seçilmesine dikkat edilir. İkinci adımda her grup neden listesini sınıfla paylaşır. Ortaya çıkan görüşlerin ortak ve ayrışan yönleri “Benzerlikler” ve “Farklılıklar” başlıklı tabloya işlenir.
Üçüncü adımda her grup, sorunu çözmeye yönelik öneriler geliştirir. Önerilerin özgün, uygulanabilir ve sürdürülebilir olması, ayrıca toplumsal fayda sağlaması gerekir. Dördüncü adımda öneriler diğer gruplarla paylaşılır; her grup diğerlerinin önerilerinin güçlü ve zayıf yönlerini belirler ve bu yönleri önerinin sahibine geri verir. Grup, gelen geri bildirimleri dikkate alarak önerisini yeniden düzenler ve sınıfla paylaşır. Bu çalışma 2 ders saati sürer ve müzakere etme becerisini geliştirir.
Çevremizdeki insanlara, topluma ve doğaya değer veren kişi, onlara karşı görevlerini aksatmadan ve vaktinde yapma sorumluluğu taşır. Sorunlara ve çözüm yollarına ilgisiz kalmayan kişiler, sorunların zamanla bitmesine ya da verdikleri zararın azalmasına katkı sağlar. Plastik, cam, kâğıt ve metal atıkları ayrı biriktirip geri dönüşüme vermek bunun bir örneğidir; böylece çevre kirliliğini önlemeye katkı sağlanır.
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki durumlardan hangileri toplumsal sorundur? Dayandığınız ölçütü de yazınız. a) Bir ilçede şiddetli yağıştan sonra köprülerin yıkılıp köy yollarının ulaşıma kapanması b) Berk’in kalemliğinin sınıfta kaybolması c) Bir şehirde hava kirliliğinin yıllar içinde artması ç) Ece’nin ödevini yetiştirememesi
Cevabı göster
a ve c toplumsal sorundur: İkisi de toplumun büyük kesimini etkiler ve çözümü için toplu hareket gerekir. b ve ç, tek bir kişiyi ilgilendiren bireysel durumlardır.
Örnek 2Karadeniz kıyısındaki bir köyde, plastik atıkların biriktiği koylarda balıkçılar eskisinden az balık tuttuklarını söylüyor. Bu iki durum arasındaki bağı neden-sonuç zinciriyle açıklayınız.
Cevabı göster
Doğaya bırakılan plastik atıklar yağmur, rüzgâr ve akarsularla Karadeniz’e taşınır. Atıkların biriktiği sulardan balıklar başka yerlere gitmek zorunda kalır; böylece bölgedeki balık miktarı olumsuz etkilenir. Balıkçıların az balık tutması bu zincirin sonucudur.
Örnek 3Doğduğu ülkeden başka bir ülkede yaşayanların sayısı 2000’de 173 milyon, 2020’de 281 milyondur. Bu 20 yılda sayı kaç milyon artmıştır? Bu artış, 1970’teki 84 milyona göre toplam 50 yıllık artışın yarısından fazla mıdır?
Cevabı göster
Artış 281 − 173 = 108 milyondur. Toplam artış 1970 ile 2020 arasında 281 − 84 = 197 milyondur; bunun yarısı 98,5 milyon eder. Son 20 yıldaki 108 milyonluk artış 98,5 milyondan büyük olduğu için toplam artışın yarısından fazladır.
Örnek 4Aşağıdaki iki durumun her biri, Bulaşıcı Hastalıkları Tedavi Vakfı, İsrafı Önleyen Vakıf ve Afet Sonrası Bakım ve Onarım Yapan Vakıf’tan hangisinin görev alanına girer? a) Depremde hasar gören bir mahalle mektebinin onarılması b) Sofralarda artan yemeklerin atılmayıp kuşlara verilmesi
Cevabı göster
a, Afet Sonrası Bakım ve Onarım Yapan Vakıf’ın görev alanındadır; çünkü bu vakıf deprem ve yangın sonrasında mescit, mektep ve diğer mekânların onarımını üstlenir. b, İsrafı Önleyen Vakıf’ın görev alanındadır; çünkü bu vakıf artan yemeklerin çöpe gitmeden yaban hayvanlarına ve kuşlara ulaştırılmasını sağlar.
Örnek 5İki grup, Karadeniz’e ulaşan plastik atık sorununun nedenlerini listeledi. Birinci grup “Plastik atıklar doğaya bırakılıyor.” yazdı. İkinci grup “Yağmur, rüzgâr ve akarsular atıkları denize taşıyor.” yazdı. İki görüşün benzer ve farklı yönlerini “Benzerlikler” ve “Farklılıklar” tablosu için belirleyiniz.
Cevabı göster
Benzerlik: İkisi de aynı sorunun, yani atıkların Karadeniz’e ulaşmasının nedenini açıklar. Farklılık: Birinci görüş atığı doğaya bırakan insan davranışına, ikinci görüş atığı denize taşıyan doğa olaylarına dikkat çeker.
Örnek 6Bir üretici bu yıl 200 ton gıda üretti. Türkiye’deki orana göre bu gıdanın yaklaşık yüzde 35’i sofraya ulaşamaz ya da çöpe giderse kaç ton gıda ziyan olur? Kaç tonu sofraya ulaşır?
Cevabı göster
Ziyan olan miktar 200 × 35100 = 70 tondur. Sofraya ulaşan miktar 200 − 70 = 130 tondur.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Türkiye’de Kovid-19 salgınında alınan önlemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Alışveriş merkezleri ve kurumlara girişte HES kodu göstermek zorunlu oldu. Kafe ve restoranlar geçici olarak kapatıldı, eğitim uzaktan sürdürüldü, PCR testi ise yurt dışına gidecekler için uygulandı.
2Türkiye’de 2024’te il değiştirenlerden 579.507 kişinin göç nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Hanedeki başka bir kişiye bağımlı olarak göç edenlerin sayısı 579.507’dir. Diğer seçenekler de öne çıkan göç nedenleridir ama bu sayı onlara ait değildir.
3Bir grup, okulda tek bir gün atık toplama etkinliği düzenlemeyi öneriyor ve bu günden sonra hiçbir çalışma planlamıyor. Bu öneri, çözüm önerilerinde aranan niteliklerden hangisini karşılamaz?
Çözüm önerisi özgün, uygulanabilir ve sürdürülebilir olmalı, toplumsal fayda sağlamalıdır. Tek günlük bir etkinlik, çalışmanın devam etmesini sağlamadığı için sürdürülebilir değildir.
4Aşağıdaki ifadeler doğru mu, yanlış mı?
- Hava kirliliği, ekosistemi olumsuz etkileyen bir çevre sorunudur.
Hava kirliliği ekosistemi bozar; yılda yaklaşık 7 milyon insanın ölümüne yol açar.
- Türkiye’de 2024’te iller arası göçte en fazla göç alan il İstanbul değil, başka bir ildir.
İstanbul hem göç alma hem göç verme bakımından ilk sıradaki ildir.
- Türkiye’de ilk Kovid-19 vakası 2019 yılında görülmüştür.
Virüs 2019’da Vuhan’da ortaya çıkmıştı; Türkiye’deki ilk vaka ise 11 Mart 2020 tarihinde saptandı.
- Ateş karıncaları su baskınında birbirine tutunarak yüzen bir sal oluşturur.
Karıncalar kendi bedenleriyle suda yüzebilen bir sal yapar ve böylece boğulmaktan kurtulur.
- Hava kirliliği, ekosistemi olumsuz etkileyen bir çevre sorunudur.
5Salgın hastalıkları ortaya çıktıkları yer ve yıl bilgisiyle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.
- Çok sayıda insanı etkileyen ve çözümü toplu hareket gerektiren durumlara sorun denir.
- Kullanılmayan plastik, cam ve kâğıt atıkların yeniden üretimde kullanılmasına denir.
- Kaynakların ihtiyaçtan fazla ve gereksiz kullanılmasına denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Bir arkadaşın “Gıda israfı yalnızca çöp sorunudur; açlıkla da çevreyle de ilgisi yoktur.” diyor. Ona hangi bilgilerle cevap verebilirsin?
1. ipucu: Dünyada açlıktan etkilenen insan sayısını ve çöpe giden gıdanın değerini düşün.
2. ipucu: Sera gazı salımı ve tarım arazileriyle ilgili oranları hatırla.
Cevap: İsrafın açlıkla bağlantısı vardır: Dünyada her yıl değeri 1 trilyon doları bulan gıda çöpe giderken 783 milyon insan açlıktan etkilenmektedir. Çevreyle de bağlantısı vardır: Sera gazı salımının yüzde 8-10’luk bölümü israf edilen gıdalardan gelir ve tarım alanlarının yaklaşık yüzde 30’luk kısmı bu gıdaları üretmek için kullanılır.
8Bir grup, okul bahçesinde plastik atıkları ayrı toplamayı öneriyor. Diğer grup “Atıkları toplayacak görevli yok.” diyerek öneri için zayıf bir yön belirtiyor. Birinci grup bu geri bildirimi dikkate alarak önerisini nasıl yeniden düzenleyebilir?
1. ipucu: Zayıf yönün hangi eksiklikten kaynaklandığını belirle.
2. ipucu: Görevi kimin üstlenebileceğini ve çalışmanın devam edip edemeyeceğini düşün.
Cevap: Zayıf yön, toplama işini yapacak kimsenin bulunmamasıdır. Grup önerisinin özünü korur; işi sınıflar arasında sırayla paylaştırarak düzenler. Böylece öneri hem uygulanabilir hem sürdürülebilir olur.
Kısaca
- Toplumun huzurunu, sağlığını ya da bütünlüğünü tehdit eden, yaşam kalitesini azaltan, sosyal adaleti bozan ve çözümü toplu hareket gerektiren durumlar toplumsal sorundur.
- Atalarımız hastalık, israf ve afet gibi sorunlara vakıflar yoluyla çözüm aramıştır; bugün afetler, çevre kirliliği, göç, salgın hastalıklar ve gıda israfı önemli toplumsal sorunlardandır.
- Plastik atıklar, hava kirliliği ve su kıtlığı gibi çevre sorunları canlı yaşamını ve insanların refahını tehdit eder; göç ve salgınlara ilişkin sayısal veriler sorunların büyüklüğünü gösterir.
- Gıda israfı hem açlığı hem çevre sorunlarını büyütür; Türkiye’de gıda üretiminin yaklaşık yüzde 35’i sofraya ulaşmaz.
- Çözüm Köşesi’nde sorun ve nedenleri belirlenir, görüşlerin benzer ve farklı yönleri karşılaştırılır; özgün, uygulanabilir, sürdürülebilir ve toplumsal fayda sağlayan öneriler geliştirilip güçlü ve zayıf yönler dikkate alınarak yeniden düzenlenir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Sosyal Bilgiler 6.Sınıf Ders Kitabı (1.Kitap) Ders kitabı
- Sosyal Bilgiler 6.Sınıf Ders Kitabı (2.Kitap) Ders kitabı
- 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 6. Sınıf Sosyal Bilgiler 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Zaman İçinde Değişen Gruplar ve Roller Çalışma kâğıdı