İçeriğe geç

6. sınıf · Arapça · 3. hafta (28 Eylül - 2 Ekim 2026)

Akrabalarım: Okuma Diyaloğu, Çalışma Yerleri ve Kaç Akraban Var?

1. Ünite: Akrabalarım teması · Konu özeti

EtkinliklerHarf ve kelime çalış
Bu hafta

Geçen hafta geniş aile bireylerini, meslekleri ve belirlilik takısı olan ال (Elif-Lâm) ile şemsi-kameri harf kuralını tanıdık. Bu hafta önce kelimelerin başına ال ekleme uygulamalarını pekiştiriyor, ardından Büşra ile Merve arasındaki 'Akrabalarımın Fotoğrafı' (صُورَةُ أَقَارِبِي) okuma metnini inceliyoruz. Ayrıca akrabaların nerede çalıştığını olumlu ve olumsuz fiillerle (يَعْمَلُ / لَا يَعْمَلُ) ifade etmeyi ve كَمْ ...؟ (Kaç tane?) soru kalıbıyla akraba sayısını sormayı öğreneceğiz.

Kelime Başına ال Takısı Ekleme: Şemsi ve Kameri Uygulamaları

Ders kitabımızın 23–25. sayfalarındaki etkinliklerde, sonu tenvinli olan kelimelerin başına belirlilik takısı ال eklenirken yaşanan iki önemli değişiklik uygulamalı olarak gösterilir: Birincisi, kelimenin sonundaki çift hareke (tenvin) teke düşer (دَفْتَرٌ → اَلدَّفْتَرُ). İkincisi ise ilk harfin şemsi veya kameri olmasına göre okunuş değişir.

Şemsi harfle başlayan kelimelerde ل harfi okunmaz ve ilk harfin üzerine şedde konur: اَلنَّحْلُ (arı), اَلثَّوْبُ (elbise), اَلسَّمَّاعَةُ (kulaklık/stetoskop), اَلتِّلْفَازُ (televizyon), اَلدَّفْتَرُ (defter), اَلرَّسْمُ (resim), اَللَّوْحَةُ (tablo), اَلظَّبْيُ (ceylan), اَلذِّئْبُ (kurt), اَلشَّاحِنَةُ (kamyon), اَلضَّوْءُ (ışık), اَلصَّفُّ (sınıf), اَلطَّبِيبُ (doktor) ve اَلزَّمَنُ (zaman).

Kameri harfle başlayan kelimelerde ise ل harfinin üzerine cezim (الْـ) konur ve açıkça okunur: اَلْحَقِيبَةُ (çanta), اَلْأَبُ (baba), اَلْبَقَرَةُ (inek), اَلْجَرَسُ (zil), اَلْخَاتَمُ (yüzük), اَلْيَوْمُ (gün), اَلْوَرَقُ (kâğıt), اَلْهُدْهُدُ (ibibik kuşu), اَلْعُصْفُورُ (serçe), اَلْغَسَّالَةُ (çamaşır makinesi), اَلْقَمِيصُ (gömlek), اَلْفُلْفُلُ (biber), اَلْكَأْسُ (bardak) ve اَلْمِظَلَّةُ (şemsiye).

KELİME BAŞINA ال TAKISI EKLEME UYGULAMALARI (ŞEMSİ VE KAMERİ) ŞEMSİ KELİMELER (ل OKUNMAZ, ŞEDDE GELİR) اَلطَّبِيبُ • اَلدَّفْتَرُ • اَلصَّفُّ اَلنَّحْلُ • اَلتِّلْفَازُ • اَلرَّسْمُ اَلشَّاحِنَةُ • اَلزَّمَنُ • اَلثَّوْبُ طَبِيبٌ ← اَلطَّبِيبُ (et-tabîbu) Sondaki tenvin düşer, tek hareke kalır. KAMERİ KELİMELER (ل CEZİMLİ OKUNUR) اَلْأَبُ • اَلْحَقِيبَةُ • اَلْقَمِيصُ اَلْيَوْمُ • اَلْوَرَقُ • اَلْعُصْفُورُ اَلْمِظَلَّةُ • اَلْكَأْسُ • اَلْبَقَرَةُ حَقِيبَةٌ ← اَلْحَقِيبَةُ (el-hakîbetu) Lâm harfi cezimli (الْـ) olarak açıkça okunur.

Okuma Diyaloğu (الْقِرَاءَة): Büşra ve Merve'nin Sohbeti

Kitabımızın 26. sayfasındaki okuma metninde Büşra (بُشْرَى), arkadaşı Merve'ye (مَرْوَة) geniş ailesinin fotoğrafını göstererek هَذِهِ صُورَةُ أَقَارِبِي (Bu, akrabalarımın fotoğrafıdır) der ve akrabalarını tek tek tanıtır.

Büşra önce dayısını ve teyzesini tanıtır: هَذَا خَالِي مَحْمُودٌ، هُوَ مُعَلِّمٌ مَاهِرٌ، يَعْمَلُ فِي مَدْرَسَتِي (Bu dayım Mahmut'tur, o yetenekli bir öğretmendir, benim okulumda çalışıyor) ve وَهَذِهِ خَالَتِي زَهْرَةُ، هِيَ بَيْطَرِيَّةٌ نَشِيطَةٌ (Bu da teyzem Zehra'dır, o çalışkan bir veterinerdir).

Ardından baba tarafındaki akrabalarını ve ninesini tanıtır: هَذِهِ عَمَّتِي شَيْمَاءُ، هِيَ مُمَرِّضَةٌ (Bu halam Şeyma'dır, o hemşiredir), وَهَذَا عَمِّي مُحَمَّدٌ، هُوَ مُحَامٍ (Bu amcam Muhammed'dir, o avukattır), وَهَذِهِ بِنْتُ عَمِّي خَدِيجَةُ، هِيَ طَالِبَةٌ (Bu amcamın kızı Hatice'dir, o öğrencidir) ve وَهَذِهِ جَدَّتِي فَاطِمَةُ، هِيَ مُتَقَاعِدَةٌ (Bu da ninem Fatma'dır, o emeklidir; onun dört torunu vardır).

Akrabalık BağıİsmiMesleği / DurumuArapça İfadesi
Dayı (خَالِي)MahmutYetenekli öğretmen (okulda çalışır)مُعَلِّمٌ مَاهِرٌ - يَعْمَلُ فِي مَدْرَسَتِي
Teyze (خَالَتِي)ZehraÇalışkan veterinerبَيْطَرِيَّةٌ نَشِيطَةٌ
Hala (عَمَّتِي)ŞeymaHemşireمُمَرِّضَةٌ
Amca (عَمِّي)MuhammedAvukatمُحَامٍ
Amca kızı (بِنْتُ عَمِّي)HaticeÖğrenciطَالِبَةٌ
Nine (جَدَّتِي)FatmaEmekli (4 torunu var)مُتَقَاعِدَةٌ
OKUMA DİYALOĞU (الْقِرَاءَة): BÜŞRA'NIN AKRABALARI (هَذِهِ صُورَةُ أَقَارِبِي) DAYI: MAHMUT خَالِي مَحْمُودٌ مُعَلِّمٌ مَاهِرٌ Yetenekli bir öğretmendir (يَعْمَلُ فِي مَدْرَسَتِي) TEYZE: ZEHRA خَالَتِي زَهْرَةُ بَيْطَرِيَّةٌ نَشِيطَةٌ Çalışkan bir veterinerdir (بَيْطَرِيَّة نَشِيطَة) HALA: ŞEYMA عَمَّتِي شَيْمَاءُ مُمَرِّضَةٌ Halam Şeyma hemşiredir (تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى) AMCA: MUHAMMED عَمِّي مُحَمَّدٌ مُحَامٍ Amcam Muhammed avukattır (هُوَ مُحَامٍ) AMCA KIZI: HATİCE بِنْتُ عَمِّي خَدِيجَةُ طَالِبَةٌ Amcamın kızı öğrencidir (هِيَ طَالِبَةٌ) NİNE: FATMA جَدَّتِي فَاطِمَةُ مُتَقَاعِدَةٌ Ninem Fatma emeklidir (لَهَا أَرْبَعَةُ أَحْفَادٍ)

Akrabalar (الْأَقَارِب) ve Meslekleri (الْمِهَن) Sınıflandırma

Okuma metninden hareketle kelimeleri iki ana başlık altında sınıflandırabiliriz: Birincisi geniş aile bireylerini ifade eden الْأَقَارِبُ (akrabalar) grubu: جَدٌّ (dede), جَدَّةٌ (nine), عَمٌّ (amca), عَمَّةٌ (hala), خَالٌ (dayı), خَالَةٌ (teyze), حَفِيدٌ (erkek torun), حَفِيدَةٌ (kız torun) ve بِنْتُ عَمٍّ (amca kızı).

İkincisi ise الْمِهَنُ (meslekler) grubudur: مُعَلِّمٌ (öğretmen), بَيْطَرِيَّةٌ (kadın veteriner), مُمَرِّضَةٌ (hemşire), مُحَامٍ (avukat), طَبَّاخٌ / طَبَّاخَةٌ (aşçı), ضَابِطٌ (subay), شُرْطِيٌّ (polis) ve سَائِقٌ (şoför).

Meslek sahiplerini överken kullanılan sıfatlar da cinsiyete göre değişir: Erkek için مَاهِرٌ (yetenekli) ve نَشِيطٌ (çalışkan) kullanılırken, kadın için sonuna yuvarlak tâ (ة) eklenerek مَاهِرَةٌ ve نَشِيطَةٌ denir.

AKRABALAR (الْأَقَارِب) VE MESLEKLERİ (الْمِهَن) SINIFLANDIRMA AKRABA KAVRAMLARI (الْأَقَارِب) جَدٌّ (Dede) • جَدَّةٌ (Nine) عَمٌّ (Amca) • عَمَّةٌ (Hala) خَالٌ (Dayı) • خَالَةٌ (Teyze) حَفِيدٌ (Erkek torun) • حَفِيدَةٌ (Kız torun) اِبْنُ الْعَمِّ / بِنْتُ الْعَمِّ (Amca oğlu/kızı) MESLEKLER VE SIFATLAR (الْمِهَن) مُعَلِّمٌ / مُعَلِّمَةٌ (Öğretmen) بَيْطَرِيٌّ / بَيْطَرِيَّةٌ (Veteriner) • مُمَرِّضَةٌ (Hemşire) مُحَامٍ (Avukat) • طَبَّاخٌ (Aşçı) • سَائِقٌ (Şoför) شُرْطِيٌّ (Polis) • ضَابِطٌ (Subay) • مُتَقَاعِدٌ (Emekli) مَاهِرٌ / مَاهِرَةٌ (Yetenekli) • نَشِيطٌ / نَشِيطَةٌ (Çalışkan)

Meslek ve Çalışma Yeri Soruları (أَيْنَ يَعْمَلُ؟ / مَا مِهْنَةُ؟)

Bir kişinin nerede çalıştığını sormak için أَيْنَ (Nerede?) soru edatı ile يَعْمَلُ (erkek çalışıyor) veya تَعْمَلُ (kadın çalışıyor) fiili kullanılır. Örneğin okuma metni sorularında أَيْنَ يَعْمَلُ الْخَالُ؟ (Dayı nerede çalışıyor?) sorusuna يَعْمَلُ الْخَالُ فِي الْمَدْرَسَةِ (Dayı okulda çalışıyor) cevabı verilir.

Bir akrabanın mesleğini doğrudan sormak istediğimizde مَا مِهْنَةُ ...؟ (...-nın mesleği nedir?) kalıbını kullanırız: مَا مِهْنَةُ الْخَالَةِ؟ → هِيَ بَيْطَرِيَّةٌ (Teyzenin mesleği nedir? O veterinerdir) ve مَا مِهْنَةُ الْعَمَّةِ؟ → هِيَ مُمَرِّضَةٌ (Halanın mesleği nedir? O hemşiredir).

Mesleği doğrulamak için ise هَلْ soru edatı kullanılır: هَلِ الْعَمُّ مُحَامٍ؟ (Amca avukat mıdır?) sorusuna نَعَمْ، هُوَ مُحَامٍ (Evet, o avukattır) şeklinde cevap verilir.

MESLEK VE ÇALIŞMA YERİ SORULARI (أَيْنَ يَعْمَلُ؟ / مَا مِهْنَةُ؟ / هَلْ هُوَ؟) ١. أَيْنَ يَعْمَلُ الْخَالُ؟ ← يَعْمَلُ الْخَالُ فِي الْمَدْرَسَةِ 1. Dayı nerede çalışıyor? ← Dayı okulda çalışıyor. ٢. مَا مِهْنَةُ الْخَالَةِ؟ ← هِيَ بَيْطَرِيَّةٌ / وَمَا مِهْنَةُ الْعَمَّةِ؟ ← هِيَ مُمَرِّضَةٌ 2. Teyzenin mesleği nedir? ← O veterinerdir. / Halanın mesleği nedir? ← O hemşiredir. ٣. هَلِ الْعَمُّ مُحَامٍ؟ ← نَعَمْ، هُوَ مُحَامٍ 3. Amca avukat mıdır? ← Evet, o avukattır.

Olumlu ve Olumsuz Çalışma Yeri Cümleleri (يَعْمَلُ / لَا يَعْمَلُ)

Kitabımızın 29. sayfasında meslek sahiplerinin çalıştıkları ve çalışmadıkları yerleri karşılaştıran cümle kalıpları yer alır. Olumlu cümlede erkek için يَعْمَلُ فِي ..., kadın için تَعْمَلُ فِي ... (...-da çalışır) yapısı kullanılır.

Bir meslek sahibinin o mekânda çalışmadığını belirtmek için fiilin başına olumsuzluk edatı olan لَا getirilir: لَا يَعْمَلُ فِي ... (erkek ...-da çalışmaz) ve لَا تَعْمَلُ فِي ... (kadın ...-da çalışmaz).

Kitaptaki örnek cümleler bu farkı net biçimde gösterir: اَلْمُعَلِّمَةُ تَعْمَلُ فِي الْمَدْرَسَةِ (Kadın öğretmen okulda çalışır), اَلطَّبَّاخَةُ لَا تَعْمَلُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ (Kadın aşçı oturma odasında çalışmaz), اَلشُّرْطِيُّ يَعْمَلُ فِي الْعَمَلِ (Polis iş yerinde çalışır), اَلْمُعَلِّمُ لَا يَعْمَلُ فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ (Öğretmen yatak odasında çalışmaz) ve اَلسَّائِقُ يَعْمَلُ فِي الْعَمَلِ (Şoför iş yerinde çalışır).

OLUMLU VE OLUMSUZ ÇALIŞMA YERİ CÜMLELERİ (يَعْمَلُ / لَا يَعْمَلُ) OLUMLU CÜMLELER (يَعْمَلُ / تَعْمَلُ) اَلْمُعَلِّمَةُ تَعْمَلُ فِي الْمَدْرَسَةِ (Kadın öğretmen okulda çalışır.) اَلشُّرْطِيُّ يَعْمَلُ فِي الْعَمَلِ (Polis iş yerinde / görevde çalışır.) اَلسَّائِقُ يَعْمَلُ فِي الْعَمَلِ (Şoför iş yerinde çalışır.) OLUMSUZ CÜMLELER (لَا يَعْمَلُ / لَا تَعْمَلُ) اَلطَّبَّاخَةُ لَا تَعْمَلُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ (Kadın aşçı oturma odasında çalışmaz.) اَلْمُعَلِّمُ لَا يَعْمَلُ فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ (Öğretmen yatak odasında çalışmaz.) Fiilin başına gelen لَا "...-maz / -mez" anlamı katar.

Sayı Sorma Kalıbı (كَمْ ...؟) ve Ünitenin Veciz Sözü

Bir kimsenin kaç akrabası veya kaç torunu olduğunu sormak için كَمْ (Kaç / Kaç tane?) soru edatı kullanılır. كَمْ edatından sonra gelen tekil isim iki üstünlü (mensup) olarak okunur.

Örneğin okuma metninde كَمْ حَفِيدًا لِجَدَّتِكِ؟ (Ninenin kaç torunu var?) diye sorulduğunda أَرْبَعَةٌ (Dört) cevabı verilir. Benzer şekilde arkadaşımıza كَمْ عَمًّا لَكَ؟ (Senin kaç amcan var?), كَمْ خَالًا لَكَ؟ (Kaç dayın var?) veya كَمْ عَمَّةً لَكِ؟ (Kaç halan var?) diye sorabiliriz.

Ünitemizin sonunda (s. 30) akraba bağlarını (sıla-i rahim) ve akrabaya iyiliği öğütleyen çok anlamlı bir Arapça veciz söz yer alır: اَلْأَقْرَبُونَ أَوْلَى بِالْمَعْرُوفِ ('İyiliğe en layık olanlar en yakın akrabalarıdır.').

SAYI SORMA KALIBI (كَمْ ... لَكَ / لَكِ؟) VE ÜNİTENİN VECİZ SÖZÜ AKRABA SAYISI SORMA (كَمْ ...؟ = KAÇ TANE?) كَمْ حَفِيدًا لِجَدَّتِكِ؟ ← أَرْبَعَةٌ (٤) | كَمْ عَمًّا لَكَ؟ ← ثَلَاثَةٌ (٣) Ninenin kaç torunu var? ← Dört (4). | Senin kaç amcan var? ← Üç (3). ÜNİTENİN VECİZ SÖZÜ (AKRABA İYİLİĞİ) « اَلْأَقْرَبُونَ أَوْلَى بِالْمَعْرُوفِ » "İyiliğe en layık olanlar en yakın akrabalarıdır."

Örnekler

  1. Örnek 1طَبِيبٌ ve حَقِيبَةٌ kelimelerinin başına ال takısı eklendiğinde yazılış ve okunuşlarında nasıl bir değişiklik olur?

    Cevabı göster

    Her iki kelimenin sonundaki tenvin düşer. طَبِيبٌ şemsi harfle (ط) başladığı için ل okunmaz ve ط şeddelenir: اَلطَّبِيبُ (et-tabîbu). حَقِيبَةٌ kameri harfle (ح) başladığı için ل cezimli okunur: اَلْحَقِيبَةُ (el-hakîbetu).

  2. Örnek 2Büşra'nın okuma metninde tanıttığı dayısı Mahmut ve teyzesi Zehra'nın mesleklerini ve sıfatlarını Arapça olarak yazınız.

    Cevabı göster

    Dayısı Mahmut yetenekli bir öğretmendir: خَالِي مَحْمُودٌ مُعَلِّمٌ مَاهِرٌ. Teyzesi Zehra ise çalışkan bir veterinerdir: خَالَتِي زَهْرَةُ بَيْطَرِيَّةٌ نَشِيطَةٌ.

  3. Örnek 3أَيْنَ يَعْمَلُ الْخَالُ؟ ve مَا مِهْنَةُ الْعَمَّةِ؟ sorularını okuma metnine göre Arapça ve Türkçe olarak cevaplayınız.

    Cevabı göster

    1) يَعْمَلُ الْخَالُ فِي الْمَدْرَسَةِ (Dayı okulda çalışıyor). 2) هِيَ مُمَرِّضَةٌ (O [hala], hemşiredir).

  4. Örnek 4'Kadın öğretmen okulda çalışır' ve 'Öğretmen yatak odasında çalışmaz' cümlelerini Arapça olarak nasıl ifade ederiz?

    Cevabı göster

    Olumlu cümle: اَلْمُعَلِّمَةُ تَعْمَلُ فِي الْمَدْرَسَةِ. Olumsuz cümle: اَلْمُعَلِّمُ لَا يَعْمَلُ فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ.

  5. Örnek 5Karşımızdaki erkek arkadaşımıza 'Senin kaç amcan var?' diye nasıl sorarız ve 'Üç' cevabını nasıl veririz?

    Cevabı göster

    كَمْ عَمًّا لَكَ؟ (Senin kaç amcan var?) diye sorulur ve ثَلَاثَةٌ (Üç) şeklinde cevap verilir.

  6. Örnek 6Ünitenin sonunda yer alan اَلْأَقْرَبُونَ أَوْلَى بِالْمَعْرُوفِ veciz sözünün anlamını ve verdiği mesajı açıklayınız.

    Cevabı göster

    'İyiliğe en layık olanlar en yakın akrabalarıdır.' anlamına gelir. İyilik, yardım ve güzel davranışa öncelikle ailemizden ve yakın akrabalarımızdan başlamamız gerektiğini öğütler.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Okuma metnine göre Büşra'nın 'O çalışkan bir veterinerdir' diyerek tanıttığı akrabası aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2Aşağıdaki cümlelerden hangisi 'Kadın aşçı oturma odasında çalışmaz' anlamına gelir?

  3. 3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • Okuma metnine göre Büşra'nın amcası Muhammed avukat (مُحَامٍ), halası Şeyma ise hemşiredir (مُمَرِّضَةٌ).
  4. 4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • Bir akrabanın nerede çalıştığını sormak için كَمْ حَفِيدًا soru kalıbı kullanılır.
  5. 5Aşağıdaki Arapça ifadeleri Türkçe anlamlarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  6. 6Cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle tamamlayınız.

    1. Geniş zaman fiili olan يَعْمَلُ (çalışır) kelimesinin önüne edatı geldiğinde 'çalışmaz' anlamında olumsuz olur.
  7. 7Cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle tamamlayınız.

    1. Okuma metninde كَمْ حَفِيدًا لِجَدَّتِكِ؟ (Ninenin kaç torunu var?) sorusuna Arapça dört anlamına gelen kelimesiyle cevap verilmiştir.
  8. 8Büşra'nın akrabalarını tanıttığı okuma metnindeki bilgileri 1) Anne tarafı akrabaları, 2) Baba tarafı akrabaları ve 3) Nine ve torun sayısı olarak üç adımda özetleyiniz.

Kısaca

  • Belirsiz (tenvinli) bir kelimenin başına ال eklendiğinde kelimenin sonundaki tenvin düşer ve tek hareke kalır; ilk harf şemsi ise şedde alır (اَلطَّبِيبُ), kameri ise ل cezimli okunur (اَلْحَقِيبَةُ).
  • Okuma diyaloğunda Büşra; dayısı Mahmut'un yetenekli bir öğretmen (مُعَلِّم مَاهِر), teyzesi Zehra'nın çalışkan bir veteriner (بَيْطَرِيَّة نَشِيطَة), halası Şeyma'nın hemşire (مُمَرِّضَة), amcası Muhammed'in avukat (مُحَامٍ), amca kızı Hatice'nin öğrenci (طَالِبَة) ve ninesi Fatma'nın emekli (مُتَقَاعِدَة) olduğunu tanıtır.
  • Kişileri nitelendiren مَاهِر / مَاهِرَة (yetenekli, usta) ve نَشِيط / نَشِيطَة (çalışkan, enerjik) sıfatları, niteledikleri ismin eril veya dişil olmasına göre uyum sağlar.
  • Çalışma yerini sormak için أَيْنَ يَعْمَلُ ...؟ (Nerede çalışıyor?), mesleği sormak için مَا مِهْنَةُ ...؟ (Mesleği nedir?) kalıbı kullanılır.
  • Geniş zamanlı يَعْمَلُ (erkek çalışır) ve تَعْمَلُ (kadın çalışır) fiillerinin başına لَا getirildiğinde لَا يَعْمَلُ / لَا تَعْمَلُ (çalışmaz) şeklinde olumsuz cümle kurulur.
  • Akraba sayısını sormak için كَمْ حَفِيدًا لِجَدَّتِكِ؟ (Ninenin kaç torunu var?) veya كَمْ عَمًّا لَكَ؟ (Kaç amcan var?) kalıbı kullanılır; ünitemiz اَلْأَقْرَبُونَ أَوْلَى بِالْمَعْرُوفِ veciz sözüyle tamamlanır.

Bu dersin öteki kaynakları