1. Ünitemiz olan Akrabalarım (أَقْرِبَائِي) ünitesinin bu son haftasında, Arapçada isimleri belirli hâle getiren Harf-i Tarif (الـ / el-) takısının Şemsî ve Kamerî harflerle okunuş kuralını öğreniyor ve ünite boyunca öğrendiğimiz akraba, meslek ve çalışma yeri kelimelerini diyaloglar içinde birleştirerek genel tekrarımızı tamamlıyoruz.
1. Harf-i Tarif (الـ / el-) ile Kamerî ve Şemsî Harfler
Arapçada yalın bir ismin başına الـ (el-) belirlilik takısı (harf-i tarif) geldiğinde iki önemli değişiklik gerçekleşir: 1. Kelimenin sonundaki tenvin (-ün, -in, -en) düşer ve yerine tek hareke (-ü, -i, -e) gelir: • مُعَلِّمٌ (muallimün — bir öğretmen) -> اَلْمُعَلِّمُ (el-muallimü — öğretmen) • طَبِيبٌ (tabîbün — bir doktor) -> اَلطَّبِيبُ (et-tabîbü — doktor) 2. Arap alfabesindeki 28 harf, el- takısının okunuşuna göre Kamerî (14 harf) ve Şemsî (14 harf) olmak üzere ikiye ayrılır:
• Kamerî Harfler (Ay Harfleri): el- takısından sonra Kamerî bir harf gelirse Lam (ل) harfinin üzerine cezim konur ve “el-” sesi açıkça okunur: - الْأَبُ (el-Ebü — Baba), الْأُمُّ (el-Ümmü — Anne), الْجَدُّ (el-Ceddü — Dede), الْعَمُّ (el-Ammü — Amca), الْخَالُ (el-Hâlü — Dayı), الْمُهَنْدِسُ (el-Mühendisü — Mühendis), الْفَلَّاحُ (el-Fellâhu — Çiftçi). • Şemsî Harfler (Güneş Harfleri): el- takısından sonra Şemsî bir harf gelirse Lam (ل) harfi yazılır ama hiç okunmaz; kelimenin ilk harfi şeddeli (çift sesli) okunur: - الطَّبِيبُ (et-Tabîbü — Doktor), التَّاجِرُ (et-Tâciru — Tüccar), الشُّرْطِيُّ (eş-Şurtiyyü — Polis), السَّائِقُ (es-Sâiku — Şoför), النَّجَّارُ (en-Neccâru — Marangoz).
2. Akrabalarım ve Meslekleri: Diyaloglar ve 1. Ünite Özeti
Akrabalarımızı ve onların mesleklerini tanıtırken kullandığımız temel soru ve cevap kalıpları şunlardır: • Kimdir Sorusu: مَنْ هٰذَا؟ (Men hâzâ? — Bu kimdir? [Erkek]) / مَنْ هٰذِهِ؟ (Men hâzihî? — Bu kimdir? [Kadın]) - Cevap (Erkek): هٰذَا عَمِّي. هُوَ مُهَنْدِسٌ. (Hâzâ ammî. Hüve mühendisün. — Bu benim amcamdır. O bir mühendistir.) - Cevap (Kadın): هٰذِهِ عَمَّتِي. هِيَ مُعَلِّمَةٌ. (Hâzihî ammetî. Hiye muallimetün. — Bu benim halamdır. O bir öğretmendir.)
• Meslek Sorusu: مَا مِهْنَةُ خَالِكَ؟ (Mâ mihnetü hâlike? — Senin dayının mesleği nedir?) - Cevap: خَالِي طَبِيبٌ فِي الْمُسْتَشْفَى. (Hâlî tabîbün fî’l-müsteşfâ. — Dayım hastanede bir doktordur.) • Çalışma Yeri Sorusu: أَيْنَ تَعْمَلُ خَالَتُكَ؟ (Eyne ta’melü hâletüke? — Senin teyzen nerede çalışıyor?) - Cevap: هِيَ تَعْمَلُ فِي الْمَدْرَسَةِ. (Hiye ta’melü fî’l-medreseti. — O, okulda çalışıyor.)
Örnekler
Örnek 1'muallimün' (مُعَلِّمٌ) ve 'tabîbün' (طَبِيبٌ) kelimelerinin başına 'el-' (الـ) belirlilik takısı geldiğinde okunuşları nasıl değişir? Açıklayınız.
Cevabı göster
Her iki kelimenin de sonundaki tenvin (-ün) düşerek tek ötreye (-ü) dönüşür. 'Muallimün' kelimesinin ilk harfi olan Mim (م) Kamerî harf olduğu için Lam okunur ve el-muallimü denir. 'Tabîbün' kelimesinin ilk harfi olan Tı (ط) ise Şemsî harf olduğu için Lam okunmaz, Tı harfi şeddelenir ve et-tabîbü şeklinde okunur.
Örnek 2'Hâzâ hâlî. Hüve tabîbün.' cümlesini 'teyzem' (hâletî) için müennes (dişil) biçime dönüştürerek yeniden yazınız.
Cevabı göster
'Hâzâ' işaret zamiri Hâzihî, 'hâlî' (dayım) kelimesi hâletî (teyzem), 'Hüve' zamiri Hiye ve 'tabîbün' kelimesi de sonuna yuvarlak te (ة) alarak tabîbetün olur: “Hâzihî hâletî. Hiye tabîbetün.” (Bu benim teyzemdir. O bir kadın doktordur.)
Örnek 3'Ammî fellâhun. Hüve ya’melü fî’l-mezraati.' cümlesinin Türkçe anlamı nedir?
Cevabı göster
Ammî (Amcam) fellâhun (bir çiftçidir). Hüve ya’melü (O çalışıyor) fî’l-mezraati (çiftlikte / tarlada). Cümlenin tam anlamı: “Amcam bir çiftçidir. O, çiftlikte çalışıyor.”
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki meslek kelimelerinden hangisinin ilk harfi 'Şemsî harf' olduğu için başındaki 'el-' (الـ) takısının Lam harfi okunmaz ve ilk harf şeddelenir?
Tı (ط) harfi şemsî harftir; bu nedenle kelime 'el-tabîbü' değil 'et-tabîbü' şeklinde şeddeli okunur.
2'Hâzihî ammetî. Hiye ___.' (Bu benim halamdır. O bir kadın öğretmendir.) cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
'Ammetî' (halam) ve 'Hiye' (o - kadın) müennes olduğu için meslek ismi de sonunda yuvarlak te (ة) bulunan 'muallimetün' olmalıdır.
3'Mâ mihnetü hâlike?' (مَا مِهْنَةُ خَالِكَ؟) sorusunun Türkçe anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
'Mihnetü' meslek, 'hâlike' ise senin dayın demektir; soru 'Senin dayının mesleği nedir?' anlamındadır.
4Aşağıdaki kelimelerden hangisinin başındaki harf 'Kamerî harf' olduğu için 'el-' (الـ) takısındaki Lam (ل) harfi cezimli olarak açıkça okunur?
Cim (ج) harfi kamerî harftir ve 'el-Ceddü' şeklinde Lam harfi açıkça okunarak telaffuz edilir.
5'Hâzâ ammî. ___ mühendisün.' cümlesinde boş bırakılan yere gelmesi gereken zamir aşağıdakilerden hangisidir?
'Ammî' (amcam) müzekker (eril) olduğu için 'O' anlamında 'Hüve' zamiri kullanılır.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Bir ismin başına 'el-' (الـ) belirlilik takısı geldiğinde kelimenin sonundaki tenvin (-ün) düşer ve tek hareke (-ü) kalır.
Harf-i tarif (el-) alan bir isim aynı anda tenvin alamaz (tabîbün -> et-tabîbü).
- 'el-Ammü' (الْعَمُّ — Amca) kelimesindeki Ayn (ع) harfi Kamerî bir harftir.
Ayn harfi kamerî olduğu için 'el-' takısındaki Lam sesi açıkça okunur.
- 'eş-Şurtiyyü' (الشُّرْطِيُّ — Polis) kelimesindeki Şın (ش) harfi Kamerî bir harftir.
Yanlıştır; Şın (ش) harfi Şemsî harftir, bu yüzden Lam okunmaz ve 'eş-şurtiyyü' diye şeddeli okunur.
- 'Hâletî' (خَالَتِي) kelimesi 'benim teyzem' anlamına gelir ve müennes bir kelimedir.
Hâletün 'teyze', hâletî ise 'benim teyzem' demektir.
- 'Tabîbün' (doktor) olan bir kişinin çalıştığı kurum Arapçada 'el-müsteşfâ' (hastane) kelimesiyle ifade edilir.
El-müsteşfâ (الْمُسْتَشْفَى) Arapçada hastane demektir.
- Bir ismin başına 'el-' (الـ) belirlilik takısı geldiğinde kelimenin sonundaki tenvin (-ün) düşer ve tek hareke (-ü) kalır.
7Aşağıdaki Arapça ifade ve kavramları Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Başına 'el-' takısı geldiğinde Lam harfinin okunmayıp ilk harfin şeddelendiği harflere harfler denir.
- Başına 'el-' takısı geldiğinde Lam harfinin cezimli olarak açıkça okunduğu harflere harfler denir.
- Hâzihî ammetî. tabîbetün (O bir kadın doktordur).
- Hâzâ hâlî. muallimün (O bir erkek öğretmendir).
- Bir kimsenin mesleğini sormak için 'Mâ ?' (Mesleğin nedir?) soru kalıbı kullanılır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Arapçada Şemsî ve Kamerî harfler arasındaki okunuş farkını birer meslek örneği vererek açıklayınız ve amcanızın mühendis olduğunu söyleyen iki cümlelik Arapça ifadeyi yazınız.
1. ipucu: 1. İpucu: Kamerî harflerde 'el-' takısındaki Lam harfinin okunduğunu (el-Mühendisü), Şemsî harflerde ise Lam’ın okunmayıp ilk harfin şeddelendiğini (et-Tabîbü) belirtiniz.
2. ipucu: 2. İpucu: 'Bu benim amcamdır. O bir mühendistir.' cümlesini 'Hâzâ ammî. Hüve mühendisün.' kalıbıyla yazınız.
Cevap: 1. Kamerî ve Şemsî Harf Farkı: Başına 'el-' (الـ) belirlilik takısı gelen kelime Kamerî bir harfle başlıyorsa Lam (ل) cezimli olarak açıkça okunur (Örn: el-Mühendisü / الْمُهَنْدِسُ). Eğer kelime Şemsî bir harfle başlıyorsa Lam okunmaz, kelimenin ilk harfi şeddeli okunur (Örn: et-Tabîbü / الطَّبِيبُ). Her iki durumda da kelimenin sonundaki tenvin düşer. 2. Amcamı Tanıtan Cümle: 'Hâzâ ammî. Hüve mühendisün.' (Bu benim amcamdır. O bir mühendistir.)
Kısaca
- Harf-i Tarif (الـ / el-): İsimlerin başına gelerek onları belirli (marife) yapar. Başına el- gelen kelimenin sonundaki tenvin (-ün) düşer, tek hareke (-ü) kalır: tabîbün -> et-tabîbü.
- Kamerî Harfler (14 Harf): Kelimenin ilk harfi Kamerî ise el- takısındaki Lam (ل) harfi cezimli olarak açıkça okunur: el-Ebü (Baba), el-Ammü (Amca), el-Muallimü (Öğretmen).
- Şemsî Harfler (14 Harf): Kelimenin ilk harfi Şemsî ise el- takısındaki Lam (ل) harfi okunmaz, ilk harf şeddeli okunur: et-Tabîbü (Doktor), et-Tâciru (Tüccar), eş-Şurtiyyü (Polis).
- Meslek ve Çalışma Yeri Soruları: “Mâ mihnetü...?” (...nın mesleği nedir?) ve “Eyne ya’melü / ta’melü?” (O nerede çalışıyor?).
- Cinsiyet (Müzekker-Müennes) Uyumu: Erkek akraba için Hâzâ + Hüve + müzekker meslek (*Hâzâ ammî, hüve mühendisün*); kadın akraba için Hâzihî + Hiye + müennes meslek (-tün) (*Hâzihî ammetî, hiye mühendisetün*).