Alışveriş (التَّسَوُّقُ) temasının bu dersinde fırında (فِي الْمَخْبَزِ), bakkalda (عِنْدَ الْبَقَّالِ) ve halk pazarında (فِي السُّوقِ الشَّعْبِيِّ) günlük ihtiyaçlarımızı nasıl karşıladığımızı öğreneceğiz. Unlu mamulleri, taze sebze ve meyveleri, كِيلُو مِنْ... (bir kilo ...) gibi tartı kalıplarını ve ticaret ahlakına dair temel ilkeleri diyaloglar içinde inceleyeceğiz.
Fırında, Bakkalda ve Manavda: Sebze, Meyve ve Gıda İsimleri
Günlük alışveriş yapılan temel mekânlar الْمَخْبَزُ (fırın), الْبَقَّالُ (bakkal) ve السُّوقُ الشَّعْبِيُّ (halk pazarı / manav) olarak adlandırılır. Fırında ve bakkalda en çok alınan gıda maddeleri şunlardır: خُبْزٌ (ekmek), كَعْكٌ (simit/çörek), جُبْنٌ (peynir), زَيْتُونٌ (zeytin), حَلِيبٌ (süt), بَيْضٌ (yumurta), زُبْدَةٌ (tereyağı), عَسَلٌ (bal), سُكَّرٌ (şeker), شَايٌ (çay) ve دَقِيقٌ (un).
Halk pazarında veya manavda satılan sebzeler (الْخَضْرَاوَاتُ - el-hadravât) arasında طَمَاطِمُ (domates), خِيَارٌ (salatalık), بَطَاطِسُ (patates), بَصَلٌ (soğan), بَاذِنْجَانٌ (patlıcan), فُلْفُلٌ (biber), جَزَرٌ (havuç) ve بَقْدُونِسُ (maydanoz) yer alır.
Meyveler (الْفَوَاكِهُ - el-fevâkih) grubunda ise تُفَّاحٌ (elma), بُرْتُقَالٌ (portakal), مَوْزٌ (muz), عِنَبٌ (üzüm), إِجَّاصٌ (armut), فَرَاوِلَةٌ (çilek) ve بَطِّيخٌ (karpuz) öne çıkar. Ürünlerin taze olduğunu belirtmek için طَازَجٌ (taze) sıfatı kullanılır: خُبْزٌ طَازَجٌ (taze ekmek), فَاكِهَةٌ طَازَجَةٌ (taze meyve).
Tartı ve Ölçü İfadeleri (كِيلُو مِنْ...) ile Bağlaçlar ve Soru Kalıpları
Manavda ve bakkalda tartı ile satılan ürünleri isterken كِيلُو مِنْ... (bir kilo ...), نِصْفُ كِيلُو مِنْ... (yarım kilo ...) ve رُبْعُ كِيلُو مِنْ... (çeyrek kilo ...) kalıpları kullanılır. Örneğin أُرِيدُ كِيلُو مِنَ الطَّمَاطِمِ وَنِصْفَ كِيلُو مِنَ الْجُبْنِ cümlesi 'Bir kilo domates ve yarım kilo peynir istiyorum' anlamına gelir. Paketli ürünlerde ise عُلْبَةٌ مِنَ الْحَلِيبِ (bir kutu süt) ve كِيسٌ مِنَ السُّكَّرِ (bir paket şeker) ifadeleri kullanılır.
Alışveriş diyaloglarında müşterinin ihtiyacını bildiren temel kalıp أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى... (Benim ...'ya ihtiyacım var) veya أُرِيدُ... (... istiyorum) ifadesidir. Satıcıda bir ürünün bulunup bulunmadığını sormak için هَلْ عِنْدَكَ...؟ (Sende ... var mı?), fiyatını sormak için بِكَمْ كِيلُو التُّفَّاحِ؟ (Elmanın kilosu kaça?) veya كَمِ الْمَجْمُوعُ؟ (Toplam ne kadar?) soruları yöneltilir.
İki ürün arasında tercih sorulurken أَتُفَضِّلُ......أَمْ......؟ (... mı yoksa ... mı tercih edersin?) kalıbı kullanılır: أَتُفَضِّلُ التُّفَّاحَ الْأَحْمَرَ أَمِ الْأَخْضَرَ؟ (Kırmızı elmayı mı yoksa yeşil elmayı mı tercih edersin?). Cümleleri birbirine bağlarken وَ (ve), أَوْ (veya), أَمْ (yoksa) ve sıralama bildiren ثُمَّ (sonra) bağlaçları kullanılır.
1-19 Arası Sayılarla Alışveriş Diyalogları ve Ölçü-Tartı Ahlakı
Fırında, bakkalda ve halk pazarında tane hesabı veya para tutarı söylenirken 1-19 arası sayma sayıları kullanılır: أَحَدَ عَشَرَ (11), اِثْنَا عَشَرَ / اِثْنَتَا عَشْرَةَ (12), ثَلَاثَةَ عَشَرَ / ثَلَاثَ عَشْرَةَ (13), خَمْسَ عَشْرَةَ لِيرَةً (15 lira), ثَمَانِيَ عَشْرَةَ بَيْضَةً (18 yumurta). Örneğin الْمَجْمُوعُ أَرْبَعَ عَشْرَةَ لِيرَةً cümlesi 'Toplam tutar on dört liradır' demektir.
Halk pazarı diyaloğunda müşteri önce selam verir (السَّلَامُ عَلَيْكُمْ), ihtiyacını ve miktarını söyler (أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى كِيلُو مِنَ الْبُرْتُقَالِ ثُمَّ كِيلُو مِنَ الْبَطَاطِسِ), ardından toplam tutarı sorar (بِكَمْ كُلُّ هٰذَا؟). Satıcı ürünleri tartıp verirken تَفَضَّلْ (Buyurun) der ve müşteri شُكْرًا جَزِيلًا diyerek teşekkür eder.
İslam ticaret ahlakında ölçü ve tartıda dürüst olmak en temel ilkedir. Pazarda ve alışverişte şu üç hikmetli ifade rehber edinilir: اِنْتَبِهْ لِلْكَيْلِ وَالْمِيزَانِ (Ölçüye ve tartıya dikkat et!), اللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُطَفِّفِينَ (Allah ölçü ve tartıda hile yapanları sevmez) ve الْكَاسِبُ حَبِيبُ اللّٰهِ (Helalinden çalışan ve kazanan Allah'ın dostudur).
Örnekler
Örnek 1Manavdan 'bir kilo elma ve yarım kilo üzüm' istemek isteyen bir müşteri Arapça hangi cümleyi kurmalıdır?
Cevabı göster
Müşteri 'أُرِيدُ كِيلُو مِنَ التُّفَّاحِ وَنِصْفَ كِيلُو مِنَ الْعِنَبِ' (Bir kilo elma ve yarım kilo üzüm istiyorum) veya 'أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى كِيلُو مِنَ التُّفَّاحِ وَنِصْفِ كِيلُو مِنَ الْعِنَبِ' cümlesini kurmalıdır.
Örnek 2Fırıncının müşteriye yönelttiği 'أَتُفَضِّلُ الْخُبْزَ الْأَبْيَضَ أَمِ الْكَعْكَ؟' sorusunun Türkçe anlamı nedir ve bu soruya nasıl cevap verilir?
Cevabı göster
Sorunun anlamı 'Beyaz ekmeği mi yoksa simidi (çöreği) mi tercih edersin?' demektir. Müşteri 'أُفَضِّلُ الْخُبْزَ الْأَبْيَضَ' (Beyaz ekmeği tercih ederim) veya 'أُفَضِّلُ الْكَعْكَ' şeklinde cevap verir.
Örnek 3Aşağıdaki Arapça gıda kelimelerini 'Sebzeler (الْخَضْرَاوَاتُ)', 'Meyveler (الْفَوَاكِهُ)' ve 'Bakkal/Fırın Ürünleri' olarak sınıflandırınız: طَمَاطِمُ، خُبْزٌ، بُرْتُقَالٌ، جُبْنٌ، بَطَاطِسُ، مَوْزٌ.
Cevabı göster
• Sebzeler (الْخَضْرَاوَاتُ): طَمَاطِمُ (domates), بَطَاطِسُ (patates). • Meyveler (الْفَوَاكِهُ): بُرْتُقَالٌ (portakal), مَوْزٌ (muz). • Bakkal/Fırın Ürünleri: خُبْزٌ (ekmek), جُبْنٌ (peynir).
Örnek 4Bakkalda geçen 'هَلْ عِنْدَكَ جُبْنٌ وَزَيْتُونٌ؟ — نَعَمْ، عِنْدِي جُبْنٌ أَبْيَضُ وَزَيْتُونٌ أَسْوَدُ' diyaloğunu Türkçeye çeviriniz.
Cevabı göster
Müşteri: 'Sende peynir ve zeytin var mı?' Bakkal: 'Evet, bende beyaz peynir ve siyah zeytin var.'
Örnek 5Halk pazarında 16 liralık alışveriş yapan bir müşteriye satıcı toplam tutarı 11-19 arası sayıları kullanarak nasıl söyler?
Cevabı göster
لِيرَةٌ (lira) kelimesi müennes olduğu için 16 sayısı 'سِتَّ عَشْرَةَ لِيرَةً' şeklinde ifade edilir: 'الْمَجْمُوعُ سِتَّ عَشْرَةَ لِيرَةً' (Toplam on altı liradır).
Örnek 6'اِنْتَبِهْ لِلْكَيْلِ وَالْمِيزَانِ، فَإِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُطَفِّفِينَ' cümlesinin anlamını ve ticaret ahlakı açısından verdiği mesajı açıklayınız.
Cevabı göster
Anlamı: 'Ölçüye ve tartıya dikkat et; çünkü Allah ölçü ve tartıda hile yapanları sevmez.' Alışverişte teraziyi doğru tutmayı, müşteriye eksik mal vermemeyi ve dürüst kazancı öğütler.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Bir müşterinin manavda 'أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى كِيلُو مِنَ الطَّمَاطِمِ وَنِصْفِ كِيلُو مِنَ الْخِيَارِ.' dediği diyalogda müşteri hangi ürünleri istemektedir?
الطَّمَاطِمُ 'domates', الْخِيَارُ 'salatalık', كِيلُو 'bir kilo' ve نِصْفُ كِيلُو 'yarım kilo' demektir.
2Fırında geçen bir konuşmada müşterinin yönelttiği '........... عِنْدَكَ خُبْزٌ طَازَجٌ يَا عَمِّي؟' sorusunun 'نَعَمْ، عِنْدِي خُبْزٌ طَازَجٌ وَسَاخِنٌ' cevabına uygun olması için boşluğa hangi soru edatı gelmelidir?
Cevap 'نَعَمْ' (Evet) ile başladığı için soru cümlesi 'هَلْ عِنْدَكَ...؟' (Sende ... var mı?) soru edatıyla kurulmalıdır.
3Halk pazarındaki satıcının müşteriye iki meyve arasında tercih sormak için kurduğu 'أَتُفَضِّلُ الْعِنَبَ ........ الْإِجَّاصَ؟' cümlesinde boş bırakılan yere hangi bağlaç getirilmelidir?
'أَتُفَضِّلُ ... أَمْ ...؟' (... mı yoksa ... mı tercih edersin?) soru kalıbında iki seçenek arasında 'أَمْ' bağlacı kullanılır.
4Ticaret ahlakı ile ilgili 'اِنْتَبِهْ لِلْكَيْلِ وَالْمِيزَانِ' ilkesinin Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
اِنْتَبِهْ (dikkat et), الْكَيْلِ (ölçüye) ve الْمِيزَانِ (tartıya/teraziye) kelimelerinden oluşan bu ilke 'Ölçüye ve tartıya dikkat et!' anlamına gelir.
5
- Arapçada 'فِي الْمَخْبَزِ' ifadesi 'fırında', 'عِنْدَ الْبَقَّالِ' ifadesi ise 'bakkalda' anlamına gelir.
مَخْبَزٌ fırın, بَقَّالٌ ise bakkal demektir.
- 'رُبْعُ كِيلُو مِنَ الزَّيْتُونِ' ifadesi 'iki kilo zeytin' anlamında kullanılan bir tartı kalıbıdır.
رُبْعُ كِيلُو 'çeyrek kilo (250 gram)' demektir; iki kilo ise كِيلُوَانِ şeklinde ifade edilir.
- الْبَطَاطِسُ (patates), الْبَصَلُ (soğan) ve الْبَاذِنْجَانُ (patlıcan) kelimeleri sebzeler (الْخَضْرَاوَاتُ) grubunda yer alır.
Bu üç ürün de halk pazarında sebze reyonunda satılan temel sebzelerdir.
- 'بِكَمْ كِيلُو التُّفَّاحِ؟' sorusu elmanın hangi bahçeden toplandığını öğrenmek için sorulur.
بِكَمْ soru edatı 'kaça / kaç lira' anlamındadır; elmanın kilosunun fiyatını sorar.
- 'اللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُطَفِّفِينَ' cümlesi ölçü ve tartıda hile yapanların Allah tarafından sevilmediğini bildirir.
الْمُطَفِّفِينَ kelimesi ölçü ve tartıda eksiltme/hile yapanlar demektir.
- Arapçada 'فِي الْمَخْبَزِ' ifadesi 'fırında', 'عِنْدَ الْبَقَّالِ' ifadesi ise 'bakkalda' anlamına gelir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Ekmek ve simit almak için gittiğimiz fırına Arapçada الْمَخْبَزُ, ekmeğe ise adı verilir.
- Manavda 'bir kilo portakal' istemek için أُرِيدُ مِنَ الْبُرْتُقَالِ cümlesi kurulur.
- Bakkaldan yarım kilo peynir isterken 'yarım' anlamında كِيلُو مِنَ الْجُبْنِ ifadesi kullanılır.
- Alışverişte sırayla birden fazla ürün isterken 'sonra' anlamındaki bağlacı cümleleri birbirine bağlar.
- Helal rızık için dürüstçe çalışan tüccarı öven الْكَاسِبُ اللّٰهِ sözü 'Kazanan Allah'ın dostudur' demektir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Halk pazarında (فِي السُّوقِ الشَّعْبِيِّ) bir müşterinin satıcıya selam verip 'bir kilo domates, sonra yarım kilo elma' istediği ve toplam fiyatın 15 lira olduğu 4 satırlık kısa bir Arapça-Türkçe alışveriş diyaloğu kurunuz.
1. ipucu: Birinci adım: Selamlaşma ve satıcının 'مَاذَا تُرِيدُ؟' (Ne istiyorsun?) sorusu.
2. ipucu: İkinci adım: Müşterinin 'أُرِيدُ كِيلُو مِنَ الطَّمَاطِمِ ثُمَّ نِصْفَ كِيلُو مِنَ التُّفَّاحِ' cevabı ve 'بِكَمِ الْمَجْمُوعُ؟' sorusu.
3. ipucu: Üçüncü adım: Satıcının 'الْمَجْمُوعُ خَمْسَ عَشْرَةَ لِيرَةً' (Toplam 15 liradır) demesi ve teşekkür.
Cevap: 1. الْمُشْتَرِي: السَّلَامُ عَلَيْكُمْ. — الْبَائِعُ: وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ، أَهْلًا وَسَهْلًا، مَاذَا تُرِيدُ؟ (Müşteri: Selamün aleyküm. — Satıcı: Aleyküm selam, hoş geldiniz, ne istersiniz?) 2. الْمُشْتَرِي: أُرِيدُ كِيلُو مِنَ الطَّمَاطِمِ، ثُمَّ نِصْفَ كِيلُو مِنَ التُّفَّاحِ. بِكَمِ الْمَجْمُوعُ؟ (Müşteri: Bir kilo domates, sonra yarım kilo elma istiyorum. Toplam ne kadar?) 3. الْبَائِعُ: تَفَضَّلْ، الْمَجْمُوعُ خَمْسَ عَشْرَةَ لِيرَةً. (Satıcı: Buyurun, toplam on beş liradır.) 4. الْمُشْتَرِي: تَفَضَّلِ النُّقُودَ، شُكْرًا جَزِيلًا. (Müşteri: Buyurun parayı, çok teşekkür ederim.)
Kısaca
- Alışveriş Mekânları ve Ürünler: Fırın (الْمَخْبَزُ) unlu mamullerin (خُبْزٌ، كَعْكٌ), bakkal (الْبَقَّالُ) temel gıdaların (جُبْنٌ، زَيْتُونٌ، حَلِيبٌ، بَيْضٌ), halk pazarı (السُّوقُ الشَّعْبِيُّ) ise sebze (الْخَضْرَاوَاتُ) ve meyvelerin (الْفَوَاكِهُ) alındığı yerdir.
- Sebze ve Meyve İsimleri: Sebzeler: طَمَاطِمُ (domates), خِيَارٌ (salatalık), بَطَاطِسُ (patates), بَصَلٌ (soğan); Meyveler: تُفَّاحٌ (elma), بُرْتُقَالٌ (portakal), مَوْزٌ (muz), عِنَبٌ (üzüm).
- Tartı ve Ölçü İfadeleri: Tartılı ürünlerde كِيلُو مِنْ... (bir kilo ...), نِصْفُ كِيلُو مِنْ... (yarım kilo ...), رُبْعُ كِيلُو مِنْ... (çeyrek kilo ...) ve paketli ürünlerde عُلْبَةٌ مِنْ / كِيسٌ مِنْ kalıpları kullanılır.
- Soru Kalıpları ve Bağlaçlar: İhtiyaç bildirirken أَنَا بِحَاجَةٍ إِلَى..., fiyat sorarken بِكَمْ كِيلُو...؟, tercih sorarken أَتُفَضِّلُ... أَمْ...؟ ve sıralama yaparken وَ، أَوْ، أَمْ، ثُمَّ bağlaçları kullanılır.
- Ölçü ve Tartı Ahlakı: Alışverişte اِنْتَبِهْ لِلْكَيْلِ وَالْمِيزَانِ (Ölçü ve tartıya dikkat et), اللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُطَفِّفِينَ ve الْكَاسِبُ حَبِيبُ اللّٰهِ ilkelerine uyulur.