Birinci ünitemiz olan 'Meslekler' (الْمِهَنُ) boyunca günlük hayatta karşılaştığımız farklı meslek gruplarını, bu mesleklerin topluma sağladığı faydaları ve çalışma alanlarını öğrendik. Bu hafta ünitemizi bütüncül bir tekrar ve uygulamayla tamamlıyor; meslekleri çalışma mekânlarıyla eşleştirmeyi, meslek sahiplerinin görevlerini anlatmayı ve gelecekteki meslek hayallerimizi Arapça cümlelerle ifade etmeyi pekiştiriyoruz.
1. Temel Meslek İsimleri: Müzekker ve Müennes Yapılar
Arapçada meslekler el-mihen (الْمِهَنُ) başlığı altında incelenir. Müzekker (eril) meslek isimleri müennes (dişil) yapılırken kelimenin sonuna tâ-i merbûta (ة) harfi getirilir. Eğitim ve sağlık alanındaki başlıca meslekler şunlardır: مُعَلِّمٌ / مُعَلِّمَةٌ (muallim / muallime: öğretmen), طَبِيبٌ / طَبِيبَةٌ (tabîb / tabîbe: doktor), مُمَرِّضٌ / مُمَرِّضَةٌ (mümerrid / mümerrida: hemşire), صَيْدَلِيٌّ / صَيْدَلِيَّةٌ (saydalî / saydaliyye: eczacı).
Teknik, güvenlik ve hizmet alanındaki önemli meslekler ise şunlardır: مُهَنْدِسٌ (mühendis), طَيَّارٌ (tayyâr: pilot), شُرْطِيٌّ (şurtî: polis), إِطْفَائِيٌّ (itfâî: itfaiyeci), فَلَّاحٌ (fellâh: çiftçi), خَبَّازٌ (habbâz: fırıncı), خَيَّاطٌ (hayyât: terzi), نَجَّارٌ (neccâr: marangoz), حَلَّاقٌ (hallâk: berber), طَبَّاخٌ (tabbâh: aşçı) ve سَائِقٌ (sâik: şoför).
2. Meslekler ve Çalışma Yerleri (Eyne Ya'melü?)
Bir meslek sahibinin nerede çalıştığını sormak için أَيْنَ (eyne: nerede) soru edatı ile يَعْمَلُ (ya'melü: çalışıyor - eril) veya تَعْمَلُ (ta'melü: çalışıyor - dişil) fiili kullanılır. Cevap cümlelerinde ise bulunma hali (-de/-da) bildiren فِي (fî) harf-i cerri çalışma yerinin başına gelir.
Başlıca meslekler ve çalışma yerleri eşleştirmesi şöyledir: Öğretmen okulda çalışır: يَعْمَلُ الْمُعَلِّمُ فِي الْمَدْرَسَةِ (Ya'melül-muallimü fil-medreseti). Doktor ve hemşire hastanede çalışır: يَعْمَلُ الطَّبِيبُ فِي الْمُسْتَشْفَى (Ya'melüt-tabîbü fil-müsteşfâ). Çiftçi tarlada çalışır: فِي الْحَقْلِ (fil-hakli). Fırıncı fırında çalışır: فِي الْفُرْنِ (fil-furni). Aşçı lokantada/mutfakta çalışır: فِي الْمَطْعَمِ (fil-mat'ami). Pilot havaalanında çalışır: فِي الْمَطَارِ (fil-matâri).
3. Meslek Sahiplerinin Yaptığı Görevler
Meslekleri tanıtırken sadece çalışma yerini değil, o meslek sahibinin yaptığı işi de muzari fiillerle ifade ederiz. Örneğin: Öğretmen öğrencilere ders anlatır: الْمُعَلِّمُ يُدَرِّسُ الطُّلَّابَ (El-muallimü yüderriüs-tullâbe). Doktor hastaları muayene ve tedavi eder: الطَّبِيبُ يُعَالِجُ الْمَرْضَى (Et-tabîbü yüâlicül-merdâ).
Fırıncı lezzetli ekmek yapar: الْخَبَّازُ يَصْنَعُ الْخُبْزَ (El-habbâzü yasna'ul-hubze). Terzi elbise diker: الْخَيَّاطُ يَخِيطُ الْمَلَابِسَ (El-hayyâtü yahîtul-melâbise). Pilot uçağı sürer (kullanır): الطَّيَّارُ يَقُودُ الطَّائِرَةَ (Et-tayyâru yakûdüt-tâirate). İtfaiyeci yangını söndürür: الْإِطْفَائِيُّ يُطْفِئُ الْحَرِيقَ (El-itfâiyyü yutfi'ül-harîka).
4. Gelecekteki Meslek Tercihlerini İfade Etme (El-Müstakbel)
Bir kişiye gelecekte hangi mesleği seçmek istediğini sormak için مَاذَا تُرِيدُ أَنْ تَكُونَ فِي الْمُسْتَقْبَلِ؟ (Mâzâ türîdü en tekûne fil-müstakbeli? - Gelecekte ne olmak istiyorsun?) sorusu sorulur. Muhatap kız öğrenci ise soru مَاذَا تُرِيدِينَ أَنْ تَكُونِي فِي الْمُسْتَقْبَلِ؟ (Mâzâ türîdîne en tekûnî fil-müstakbeli?) şeklinde yöneltilir.
Bu soruya cevap verirken hem erkek hem kız öğrenciler أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ... (Ürîdü en ekûne... / ... olmak istiyorum) kalıbını kullanır. Örneğin bir erkek öğrenci 'Gelecekte doktor olmak istiyorum' derken أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ طَبِيبًا فِي الْمُسْتَقْبَلِ (Ürîdü en ekûne tabîben fil-müstakbel); bir kız öğrenci ise أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ طَبِيبَةً فِي الْمُسْتَقْبَلِ (Ürîdü en ekûne tabîbeten fil-müstakbel) der.
5. Gelecek Zaman Öneki (Se-) ve Neden Bildirme (Li-enne)
Muzari (şimdiki/geniş zaman) fiilin başına bitiştirilen سَـ (se-) harfi, fiili gelecek zamana (-ecek/-acak) taşır. Örneğin أَكُونُ (oluyorum/olurum) fiili سَأَكُونُ (se-ekûnü: olacağım); أَعْمَلُ (çalışıyorum) fiili ise سَأَعْمَلُ (se-a'melü: çalışacağım) anlamına gelir.
Bir mesleği neden seçmek istediğimizi açıklarken لِأَنَّنِي أُحِبُّ... (li-ennenî uhibbü... / çünkü ben ... seviyorum) kalıbından yararlanırız. Örneğin: أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ مُعَلِّمًا لِأَنَّنِي أُحِبُّ الطُّلَّابَ (Öğretmen olmak istiyorum çünkü öğrencileri seviyorum) veya سَأَكُونُ طَيَّارًا لِأَنَّنِي أُحِبُّ الطَّيَرَانَ (Pilot olacağım çünkü uçmayı seviyorum).
6. 'Çalışmak' (Ya'melü) ve 'İstemek' (Yürîdü) Fiil Çekimleri
Meslekler ünitesinde en sık kullandığımız iki fiil يَعْمَلُ (çalışıyor) ve يُرِيدُ (istiyor) fiilleridir. Tekil şahıs zamirlerine göre çekimleri şöyledir: Ene (Ben): أَعْمَلُ (a'melü) / أُرِيدُ (ürîdü). Ente (Sen - Eril): تَعْمَلُ (ta'melü) / تُرِيدُ (türîdü).
Enti (Sen - Dişil): تَعْمَلِينَ (ta'melîne) / تُرِيدِينَ (türîdîne). Hüve (O - Eril): يَعْمَلُ (ya'melü) / يُرِيدُ (yürîdü). Hiye (O - Dişil): تَعْمَلُ (ta'melü) / تُرِيدُ (türîdü). Bu çekimleri doğru kullanmak, hem kendimizin hem de aile bireylerimizin mesleklerini anlatırken doğru cümle kurmamızı sağlar.
Örnekler
Örnek 1'أَيْنَ يَعْمَلُ الطَّبِيبُ وَالْمُمَرِّضَةُ؟' sorusunu Türkçeye çeviriniz ve Arapça olarak cevaplayınız.
Cevabı göster
Sorunun Türkçesi: 'Doktor ve hemşire nerede çalışır?' Arapça cevabı: 'يَعْمَلُ الطَّبِيبُ وَالْمُمَرِّضَةُ فِي الْمُسْتَشْفَى' (Doktor ve hemşire hastanede çalışır).
Örnek 2'مَاذَا تُرِيدُ أَنْ تَكُونَ فِي الْمُسْتَقْبَلِ؟' sorusuna 'Gelecekte mühendis olmak istiyorum' anlamında Arapça cevap veriniz.
Cevabı göster
'أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ مُهَنْدِسًا فِي الْمُسْتَقْبَلِ' (Ürîdü en ekûne mühendisen fil-müstakbeli).
Örnek 3Aşağıdaki Arapça meslek isimlerinin Türkçe karşılıklarını yazınız: فَلَّاحٌ - خَبَّازٌ - طَيَّارٌ - خَيَّاطٌ - شُرْطِيٌّ.
Cevabı göster
فَلَّاحٌ (Fellâh): Çiftçi, خَبَّازٌ (Habbâz): Fırıncı, طَيَّارٌ (Tayyâr): Pilot, خَيَّاطٌ (Hayyât): Terzi, شُرْطِيٌّ (Şurtî): Polis.
Örnek 4'أُخْتِي مُعَلِّمَةٌ، هِيَ تَعْمَلُ فِي الْمَدْرَسَةِ' cümlesinin Türkçe anlamı nedir?
Cevabı göster
'Kız kardeşim öğretmendir, o okulda çalışıyor.' anlamına gelir.
Örnek 5Arapçada muzari fiilin başına gelen 'سَـ' (se-) harfi cümleye nasıl bir anlam katar? Örnekle açıklayınız.
Cevabı göster
Muzari fiilin başına gelen 'سَـ' (se-) öneki fiile gelecek zaman (-ecek/-acak) anlamı katar. Örneğin 'أَكُونُ' (olurum) iken 'سَأَكُونُ طَبِيبًا' (Doktor olacağım) anlamını verir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1'يَعْمَلُ الْفَلَّاحُ فِي الْحَقْلِ' cümlesinin Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
El-fellâh 'çiftçi', fil-hakli ise 'tarlada' demektir.
2Bir kişiye 'Gelecekte ne olmak istiyorsun?' diye sormak için aşağıdaki Arapça soru kalıplarından hangisi kullanılır?
'Mâzâ türîdü en tekûne fil-müstakbeli?' cümlesi 'Gelecekte ne olmak istiyorsun?' anlamına gelir.
3Aşağıdaki 'Meslek - Çalışma Yeri' eşleştirmelerinden hangisi YANLIŞTIR?
Et-tabbâh (aşçı) mahkemede (fil-mahkemeti) değil, lokantada/mutfakta (fil-mat'ami / fil-matbahi) çalışır.
4'الطَّبِيبُ يُعَالِجُ الْمَرْضَى' cümlesinde doktorun hangi görevi yaptığı belirtilmektedir?
'Yüâlicül-merdâ' ifadesi 'hastaları muayene ve tedavi eder' anlamına gelir.
5'أَنَا ___ أَنْ أَكُونَ مُهَنْدِسًا' cümlesinde boş bırakılan yere 'أَنَا' (Ben) zamirine uygun olarak hangi fiil gelmelidir?
'Ene' (Ben) zamiriyle muzari fiil hemze (elif) ile başlar: 'Ene ürîdü' (Ben istiyorum).
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Arapçada 'مِهْنَةٌ' (mihnetün) kelimesi 'meslek' anlamına gelir.
Mihnetün tekil meslek, mihenün ise meslekler demektir.
- Eril bir meslek isminin sonuna yuvarlak te (ة) eklendiğinde kelime dişil (müennes) olur.
Örneğin tabîbün (erkek doktor) -> tabîbetün (kadın doktor).
- 'الْخَيَّاطُ' (el-hayyât) kelimesi 'marangoz' anlamına gelir.
El-hayyât 'terzi' demektir; marangoz kelimesinin Arapçası 'en-neccâr'dır.
- 'أَيْنَ' (eyne) soru edatı yer sormak için kullanılır ve 'nerede' anlamına gelir.
Eyne ya'melü? (Nerede çalışıyor?) sorusunda olduğu gibi mekân sorar.
- 'سَأَكُونُ' (se-ekûnü) ifadesi geçmiş zamanda 'oldum' anlamına gelir.
Baştaki 'se-' öneki gelecek zaman bildirir; 'se-ekûnü' (olacağım) demektir.
- Arapçada 'مِهْنَةٌ' (mihnetün) kelimesi 'meslek' anlamına gelir.
7Aşağıdaki Arapça meslek isimlerini Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Bir erkeğe mesleğini sormak için 'Mâ ?' (Mesleğin nedir?) sorusu kullanılır.
- Doktor ve hemşirenin çalıştığı yer olan hastane kelimesinin Arapçası 'el-' sözcüğüdür.
- Gelecekte bir meslek sahibi olmak istediğimizi anlatırken ' en ekûne' (... olmak istiyorum) kalıbını kullanırız.
- Arapçada 'gelecekte' kavramını ifade etmek için 'fil-' sözcüğü kullanılır.
- Yangınları söndüren itfaiyeci mesleğinin Arapça karşılığı 'el-' kelimesidir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Kendinizi, babanızın ve anninizin mesleğini ve gelecekte hangi mesleği seçmek istediğinizi anlatan 3 cümlelik kısa bir Arapça metin (okunuşu ve Türkçe anlamıyla birlikte) oluşturunuz.
1. ipucu: 1. İpucu: 'Ene tâlibün / tâlibetün' diyerek öğrenci olduğunuzu belirtin.
2. ipucu: 2. İpucu: 'Ebî ..., hüve ya'melü fî ...' ve 'Ürîdü en ekûne ... fil-müstakbel' kalıplarını kullanın.
Cevap: 1. أَنَا طَالِبٌ فِي الصَّفِّ السَّابِعِ (Ene tâlibün fis-saffis-sâbi'i - Ben 7. sınıfta öğrenciyim). 2. أَبِي مُعَلِّمٌ يَعْمَلُ فِي الْمَدْرَسَةِ، وَأُمِّي مُمَرِّضَةٌ تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى (Ebî muallimün ya'melü fil-medreseti ve ümmî mümerridatün ta'melü fil-müsteşfâ - Babam okulda çalışan bir öğretmendir, annem ise hastanede çalışan bir hemşiredir). 3. أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ طَبِيبًا فِي الْمُسْتَقْبَلِ (Ürîdü en ekûne tabîben fil-müstakbeli - Gelecekte doktor olmak istiyorum).
Kısaca
- Arapçada 'meslek' kelimesinin karşılığı مِهْنَةٌ (mihnetün), çoğulu ise مِهَنٌ (mihenün) sözcüğüdür.
- Eril (müzekker) bir meslek isminin sonuna yuvarlak te (ة) eklendiğinde o mesleğin dişil (müennes) biçimi elde edilir: مُعَلِّمٌ (erkek öğretmen) -> مُعَلِّمَةٌ (kadın öğretmen).
- Bir kişinin mesleğini sormak için erile مَا مِهْنَتُكَ؟ (Mâ mihnetüke?), dişile ise مَا مِهْنَتُكِ؟ (Mâ mihnetüki?) sorusu yöneltilir.
- Çalışma yerini sormak için أَيْنَ يَعْمَلُ؟ (Nerede çalışıyor?) kalıbı kullanılır ve cevapta 'de/da' anlamı katan فِي (fî) harf-i cerri kullanılır.
- Gelecekte ne olmak istendiğini sorarken مَاذَا تُرِيدُ أَنْ تَكُونَ فِي الْمُسْتَقْبَلِ؟ kalıbı, cevap verirken ise أُرِيدُ أَنْ أَكُونَ... (... olmak istiyorum) veya سَأَكُونُ... (... olacağım) yapısı kullanılır.
- Muzari fiilin başına gelen سَـ (se-) öneki, fiile yakın gelecek zaman (-ecek/-acak) anlamı kazandırır.