Geçen hafta Doğu ve Güney cephelerinde kazanılan başarıları öğrendik. Bu hafta Kurtuluş Savaşı'nın en büyük ve belirleyici cephesi olan Batı Cephesi'ne geçiyoruz: Yunan ordusuna karşı önce Kuva-yı Milliye birliklerinin nasıl direndiğini, ardından BMM'nin düzenli orduyu nasıl kurduğunu ve bu ordunun İnönü zaferlerini inceleyeceğiz. Savaş meydanındaki her başarının bir yandan da Ankara'da anayasa, diplomasi ve millî marş gibi önemli adımlara nasıl kapı açtığını birlikte göreceğiz.
Batı Cephesi'nde Kuva-yı Milliye Birlikleri
15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgal edilmesiyle Yunan ordusu Ege kıyılarından iç bölgelere doğru ilerlemeye başladı. O sırada Osmanlı ordusu Mondros Ateşkes Antlaşması nedeniyle büyük ölçüde terhis edilmiş, silahları toplanmıştı. Bu boşluğu Kuva-yı Milliye adı verilen gönüllü halk birlikleri doldurdu. Ödemiş, Aydın, Ayvalık, Salihli, Soma ve Akhisar çevresinde kurulan bu birlikler, düşmanın ilerleyişini yavaşlatmak için baskın ve pusu yöntemini kullandı.
Batı Anadolu'da Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Çerkez Ethem gibi isimler Kuva-yı Milliye'nin önde gelen önderleri oldu. Ayvalık'ta Yunanlılara ilk silahlı direnişi gösteren Yarbay Ali Bey (Çetinkaya) ise düzenli ordu subayı olarak halkı teşkilatlandırdı. Bu birlikler BMM'nin açılmasından sonra iç ayaklanmaların bastırılmasında da önemli görevler üstlendi; Meclis'e zaman kazandırdılar.
Ancak Kuva-yı Milliye'nin önemli zayıflıkları vardı: Birlikler arasında ortak bir komuta yoktu, her birlik kendi bölgesini savunuyordu. Disiplin eksikliği nedeniyle bazı birlikler halktan zorla vergi ve erzak toplayarak halkı rahatsız ediyordu. En önemlisi, iyi donatılmış ve kalabalık bir düzenli orduyla açık meydan savaşı yapabilecek güçleri yoktu. Bu nedenle millî bağımsızlığın ancak düzenli bir orduyla kazanılabileceği anlaşıldı.
| Kuva-yı Milliye'nin Yararları | Kuva-yı Milliye'nin Eksikleri |
|---|---|
| Yunan ilerleyişini yavaşlattı, zaman kazandırdı. | Ortak bir komuta ve plan yoktu. |
| Halkta direniş ve millî bilinci uyandırdı. | Disiplinsiz davranışlar halkı zaman zaman rahatsız etti. |
| BMM'ye karşı çıkan ayaklanmaların bastırılmasına yardım etti. | Düzenli orduya karşı meydan savaşı yapacak güçleri yoktu. |
| Düzenli ordu kurulana kadar cepheyi ayakta tuttu. | Bazı önderler Meclis'in otoritesini tanımakta zorlandı. |
Düzenli Ordunun Kurulma Süreci ve Çerkez Ethem İsyanı
Düzenli ordu kurma kararını hızlandıran olay Gediz Taarruzu oldu. 24 Ekim 1920'de Çerkez Ethem'in kuvvetleri ve bazı askerî birlikler Gediz'deki Yunan kuvvetlerine saldırdı; fakat taarruz başarısız oldu ve Yunanlılar karşı saldırıyla bazı yerleri ele geçirdi. Bu yenilgi, dağınık birliklerle savaş kazanılamayacağını açıkça gösterdi.
BMM, Kasım 1920'de önemli kararlar aldı: Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa Moskova Büyükelçiliğine atandı. Batı Cephesi ikiye ayrıldı: Kuzey kesimine İsmet Bey (İnönü), Güney kesimine Refet Bey (Bele) komutan oldu. Kuva-yı Milliye birliklerinin düzenli orduya katılması istendi. Böylece ordu tek merkezden, Meclis'in emirleriyle yönetilecekti.
Bu karara en sert tepkiyi Çerkez Ethem ve kardeşleri gösterdi. Daha önce Meclis'e karşı ayaklanmaları bastırmış olan Ethem, birliğinin düzenli orduya bağlanmasını kabul etmedi ve Meclis'e karşı ayaklandı. Hükümet kuvvetleri karşısında tutunamayan Ethem, Ocak 1921'de Yunanlılara sığındı. Bu olay, Kuva-yı Milliye döneminin sona erip düzenli ordu döneminin başladığının sembolü oldu.
| Tarih | Gelişme | Sonucu |
|---|---|---|
| 24 Ekim 1920 | Gediz Taarruzu | Başarısızlık; düzenli ordu ihtiyacı kesinleşti |
| Kasım 1920 | Batı Cephesi'nin ikiye ayrılması | İsmet Bey kuzeyde, Refet Bey güneyde komutan oldu |
| Aralık 1920 | Çerkez Ethem'in düzenli orduya karşı çıkması | Meclis'e karşı isyan başladı |
| Ocak 1921 | Ethem'in Yunanlılara sığınması | Kuva-yı Milliye dönemi fiilen kapandı |
I. İnönü Muharebesi (6-10 Ocak 1921) ve Sonuçları
Yunanlılar, Türk ordusunun düzenli orduya geçiş sürecindeki karışıklıktan ve Çerkez Ethem isyanından yararlanmak istedi. Bursa'dan Eskişehir yönüne ilerleyen Yunan kuvvetleri, 6 Ocak 1921'de taarruza geçti. İsmet Bey komutasındaki yeni kurulan düzenli ordu, Eskişehir'in batısındaki İnönü mevzilerinde düşmanı karşıladı ve 10 Ocak 1921'de Yunanlıları geri çekilmeye zorladı.
Bu zafer, sayıca ve silahça küçük ama disiplinli yeni ordunun ilk sınavıydı. Zaferle birlikte halkın ve Meclis'in düzenli orduya güveni arttı; Kuva-yı Milliye'den düzenli orduya geçişin doğru bir karar olduğu kanıtlandı. Halk arasında 'Ethem'in gidişiyle ordu zayıflar' diyenler de haksız çıktı.
I. İnönü'nün siyasi sonuçları da çok önemliydi: Zafer, Ankara'da yeni devletin hukuki temelini atan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabulüne uygun bir ortam hazırladı. İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması'nı olduğu gibi uygulayamayacaklarını görerek Sevr'de bazı değişiklikler yapmak amacıyla Londra Konferansı'nı topladı. Sovyet Rusya ile yürütülen görüşmeler de hızlandı.
| Alan | I. İnönü Zaferinin Sonucu |
|---|---|
| Askerî | Düzenli ordunun ilk zaferidir; ordunun moral ve disiplini güçlenmiştir. |
| İç politika | Halkın Meclis'e ve orduya güveni artmış; 20 Ocak 1921'de Teşkilat-ı Esasiye kabul edilmiştir. |
| Dış politika | İtilaf Devletleri Sevr'i değiştirmek için Londra Konferansı'nı toplamıştır. |
| Diplomasi | Sovyet Rusya ile görüşmeler hızlanmış, Moskova Antlaşması'na giden yol açılmıştır. |
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ve Londra Konferansı
20 Ocak 1921'de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, BMM döneminin ilk anayasasıdır. Kanunun ilk maddesi olan 'Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir' (Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir) ilkesi, egemenliğin padişahtan alınıp millete verildiğini ilan ediyordu. Yasama ve yürütme yetkisi Meclis'te toplanmış (güçler birliği), devlet meclis hükümeti sistemi ile yönetilmeye başlanmıştı. Kanunda devletin adı 'Türkiye Devleti' olarak geçiyordu.
Teşkilat-ı Esasiye kısa ve olağanüstü dönem şartlarına göre hazırlanmış bir anayasaydı. Padişahlık ve halifelik konusuna değinmediği için 1876 Kanun-i Esasi resmen kaldırılmamış, bir süre iki anayasa birlikte yürürlükte kalmıştı. Kanunda milletvekili seçimlerinin iki yılda bir yapılacağı ve illere geniş yetkiler veren bir yerel yönetim düzeni de yer alıyordu. Bu kanun, ileride ilan edilecek Cumhuriyet'in hukuki temelini oluşturdu.
I. İnönü'den sonra İtilaf Devletleri, Sevr'i bazı değişikliklerle kabul ettirmek amacıyla 21 Şubat-12 Mart 1921 tarihleri arasında Londra Konferansı'nı topladı. Konferansa hem İstanbul Hükümeti hem de Ankara Hükümeti çağrıldı. Amaç, iki hükümet arasında ayrılık çıkarmaktı; ancak İstanbul heyetinin başkanı Tevfik Paşa, söz hakkını Bekir Sami Bey başkanlığındaki Ankara heyetine bıraktı. Türk heyeti Misakımillî'yi savundu, İtilaf Devletleri bunu kabul etmeyince konferans sonuçsuz kaldı.
| Londra Konferansı | Açıklama |
|---|---|
| Toplanma amacı | Sevr'i küçük değişikliklerle Türklere kabul ettirmek, İstanbul ile Ankara'yı karşı karşıya getirmek |
| Ankara'nın katılma nedeni | Barışçı tutumunu göstermek ve Misakımillî'yi dünyaya duyurmak |
| En önemli sonucu | TBMM, İtilaf Devletleri tarafından ilk kez fiilen (de facto) tanındı |
| Diğer sonuçlar | Misakımillî ilk kez uluslararası bir toplantıda dile getirildi; konferanstan sonuç çıkmadı, Yunanlılar yeniden saldırdı |
Afganistan Dostluk Antlaşması, İstiklal Marşı ve Moskova Antlaşması
1 Mart 1921'de Moskova'da TBMM Hükümeti ile Afganistan arasında Dostluk Antlaşması imzalandı. Afganistan, TBMM'yi tanıyan ilk Müslüman devlet oldu. İki devlet sömürgeciliğe karşı dayanışma içinde olacaklarını belirtti; Türkiye de Afganistan'a eğitim ve askerlik alanında destek vermeyi kabul etti. Bu antlaşma, Millî Mücadele'nin sömürge altındaki Doğu milletleri için bir umut kaynağı olduğunu gösteriyordu.
Millî Mücadele'nin ruhunu anlatacak bir marş için Maarif Vekâleti 1920'de bir yarışma açtı ve yarışmaya 700'ü aşkın şiir gönderildi. Ödül konduğu için başta yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey'in ısrarıyla şiirini yazdı. Akif'in şiiri 12 Mart 1921'de TBMM'de İstiklal Marşı olarak kabul edildi. Akif, ödül parasını yoksul kadın ve çocuklara iş imkânı sağlayan Dârülmesai'ye bağışladı; şiiri milletin malı saydığı için Safahat adlı eserine almadı.
16 Mart 1921'de Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı. Rusya, Türkiye'nin tanımadığı hiçbir antlaşmayı (yani Sevr'i) tanımayacağını bildirdi; Osmanlı ile Rusya arasındaki eski antlaşmalar ve kapitülasyonlar geçersiz sayıldı. Batum Gürcistan'a bırakıldı, Kars ve Ardahan Türkiye'de kaldı; böylece doğu sınırımız büyük ölçüde belirlendi (13 Ekim 1921 Kars Antlaşması ile kesinleşti). Moskova Antlaşması, TBMM'nin bir Avrupa devletiyle ve büyük bir güçle imzaladığı ilk antlaşma oldu; Sovyetlerden silah ve para yardımı alındı.
| Gelişme | Tarih | Önemi |
|---|---|---|
| Afganistan Dostluk Antlaşması | 1 Mart 1921 | TBMM'yi tanıyan ilk Müslüman devlet; sömürgeciliğe karşı dayanışma |
| İstiklal Marşı'nın kabulü | 12 Mart 1921 | Millî Mücadele'nin ruhunu ve bağımsızlık inancını sembolleştirdi |
| Moskova Antlaşması | 16 Mart 1921 | Sevr'i tanımayan, kapitülasyonları kaldıran, doğu sınırını büyük ölçüde belirleyen antlaşma |
II. İnönü ve Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Londra Konferansı'ndan sonuç çıkmayınca Yunan ordusu, İngiltere'nin desteğini alarak yeniden taarruza geçti. Yunanlılar bu kez iki koldan, Bursa ve Uşak yönlerinden ilerledi. 23 Mart-1 Nisan 1921 tarihleri arasında İnönü mevzilerinde yapılan çetin savaşlarda İsmet Bey komutasındaki ordumuz Yunan ordusunu yeniden geri çekilmeye zorladı. Mustafa Kemal Paşa, İsmet Bey'e çektiği telgrafta 'Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.' diyerek zaferin önemini vurguladı.
II. İnönü Zaferi'nin sonuçları geniş oldu: İsmet Bey generalliğe (mirliva) yükseltildi. İtilaf Devletleri Türk-Yunan savaşında tarafsız kalacaklarını açıkladı. İtalya, Anadolu'dan çekilmeye başladı. Fransa, TBMM ile görüşmek için Ankara'ya temsilci gönderdi (Haziran 1921); bu görüşmeler, geçen hafta öğrendiğimiz Ankara Antlaşması'na giden yolu açtı. Zaferin halk arasında yarattığı coşku, Millî Mücadele'ye inancı daha da artırdı.
Üst üste iki yenilgi alan Yunanistan, ordusunu takviye ederek 10-24 Temmuz 1921'de büyük bir saldırı başlattı. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde sayı ve silah üstünlüğü Yunanlılarda olduğu için ordumuz yenildi; Afyon, Kütahya ve Eskişehir düşman eline geçti. Mustafa Kemal Paşa, ordunun dağılmasını önlemek ve düşmanı ikmal merkezlerinden uzaklaştırmak için Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilme kararı verdi. Bu yenilgi Meclis'te ve halk arasında büyük bir kaygı yarattı; bundan sonraki gelişmeler gelecek haftanın konusudur.
| Muharebe | Tarih | Sonuç | Önemli Etkisi |
|---|---|---|---|
| I. İnönü | 6-10 Ocak 1921 | Türk zaferi | Teşkilat-ı Esasiye ve Londra Konferansı |
| II. İnönü | 23 Mart-1 Nisan 1921 | Türk zaferi | İtalya çekilmeye başladı, Fransa görüşmeye yanaştı |
| Kütahya-Eskişehir | 10-24 Temmuz 1921 | Yunan başarısı | Ordu Sakarya'nın doğusuna çekildi |
Örnekler
Örnek 1Kuva-yı Milliye birlikleri Batı Cephesi'nde büyük fedakârlık göstermesine rağmen BMM neden düzenli ordu kurma kararı almıştır?
Cevabı göster
1. adım: Kuva-yı Milliye'nin ortak bir komutası ve planı yoktu; her birlik kendi bölgesini savunuyordu. 2. adım: Disiplinsiz davranışlar nedeniyle bazı birlikler halktan zorla erzak ve vergi toplayarak halkı rahatsız ediyordu. 3. adım: 24 Ekim 1920 Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlık, dağınık birliklerle düzenli Yunan ordusunun yenilemeyeceğini gösterdi. Sonuç: Bağımsızlığın kalıcı olarak kazanılması için tek merkezden yönetilen, disiplinli bir düzenli ordu kurulmasına karar verildi.
Örnek 2Çerkez Ethem'in Millî Mücadele'deki rolü başlangıçta ve sonradan nasıl değişmiştir?
Cevabı göster
Başlangıçta: Çerkez Ethem, Kuva-yı Milliye önderi olarak Meclis'e karşı çıkan bazı ayaklanmaların bastırılmasında görev almış, Millî Mücadele'ye hizmet etmiştir. Sonra: Kasım 1920'de Kuva-yı Milliye'nin düzenli orduya katılması kararını kabul etmemiş, Meclis'e karşı ayaklanmıştır. Son durum: Hükümet kuvvetleri karşısında yenilince Ocak 1921'de Yunanlılara sığınmış, böylece düşman safına geçmiştir. Bu olay Kuva-yı Milliye döneminin fiilen sona ermesinin sembolü olmuştur.
Örnek 3Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun 'Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir' ilkesi neden bir dönüm noktasıdır?
Cevabı göster
1. adım: Osmanlı Devleti'nde egemenlik padişaha aitti; 1876 Kanun-i Esasi bile padişahın yetkilerini korumuştu. 2. adım: Teşkilat-ı Esasiye'nin ilk maddesi egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan etti. 3. adım: Yasama ve yürütme yetkisinin millet adına Meclis'te toplanması (güçler birliği) bu ilkenin uygulamasıdır. Sonuç: Bu ilke, ilerideki saltanatın kaldırılması ve Cumhuriyet'in ilanı için hukuki temel oluşturduğundan bir dönüm noktasıdır.
Örnek 4İtilaf Devletleri Londra Konferansı'na neden hem İstanbul hem de Ankara Hükümeti'ni çağırmıştır ve bu plan neden başarısız olmuştur?
Cevabı göster
Amaç: İtilaf Devletleri iki hükümeti aynı masaya oturtarak aralarında anlaşmazlık çıkarmak, Türk tarafını bölünmüş göstermek ve Sevr'i küçük değişikliklerle kabul ettirmek istedi. Başarısızlığın nedeni: İstanbul heyetinin başkanı Tevfik Paşa, söz hakkını Bekir Sami Bey başkanlığındaki Ankara heyetine bıraktı. Böylece Türk milletinin gerçek temsilcisinin TBMM olduğu ortaya çıktı. Sonuç: TBMM İtilaf Devletlerince fiilen tanındı, Misakımillî ilk kez uluslararası bir toplantıda dile getirildi; ancak İtilaf Devletleri Misakımillî'yi kabul etmeyince konferans sonuçsuz kaldı.
Örnek 5Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) Misakımillî ve tam bağımsızlık açısından nasıl değerlendirilebilir?
Cevabı göster
1. Sevr açısından: Rusya, Türkiye'nin tanımadığı hiçbir antlaşmayı tanımayacağını bildirdi; böylece Sevr'i reddetti. 2. Ekonomik bağımsızlık açısından: Eski antlaşmalar ve kapitülasyonlar geçersiz sayıldı. 3. Sınır açısından: Kars ve Ardahan Türkiye'de kaldı, doğu sınırı büyük ölçüde çizildi; ancak Batum'un Gürcistan'a bırakılması Misakımillî'den verilen bir tavizdir. 4. Diplomasi açısından: TBMM'nin bir Avrupa devleti ve büyük güçle yaptığı ilk antlaşmadır; Sovyetlerden silah ve para yardımı sağlanmıştır.
Örnek 6I. İnönü ile II. İnönü arasında geçen yaklaşık iki buçuk aylık sürede gerçekleşen siyasi gelişmeleri sırasıyla yazınız.
Cevabı göster
1. 20 Ocak 1921: Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edildi. 2. 21 Şubat-12 Mart 1921: Londra Konferansı toplandı. 3. 1 Mart 1921: Afganistan ile Dostluk Antlaşması imzalandı. 4. 12 Mart 1921: İstiklal Marşı TBMM'de kabul edildi. 5. 16 Mart 1921: Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalandı. Ardından 23 Mart'ta Yunan taarruzuyla II. İnönü Muharebesi başladı. Bu sıralama, askerî başarının siyasi ve diplomatik başarıları desteklediğini gösterir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdaki gelişmelerden hangisi BMM'nin Kuva-yı Milliye yerine düzenli ordu kurma kararını hızlandırmıştır?
24 Ekim 1920 Gediz Taarruzu'nun başarısızlığı, dağınık Kuva-yı Milliye birlikleriyle düzenli Yunan ordusunun yenilemeyeceğini göstermiş ve düzenli ordu kararını hızlandırmıştır.
220 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Teşkilat-ı Esasiye'nin ilk maddesi 'Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir' ilkesidir. Kanun güçler birliğini benimsemiş; saltanatın kaldırılması (1922) ve Cumhuriyet'in ilanı (1923) daha sonra gerçekleşmiştir.
3Londra Konferansı'nın TBMM açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Ankara heyetinin konferansa çağrılması ve söz hakkını alması, İtilaf Devletlerinin TBMM'yi ilk kez fiilen tanıması anlamına gelir. Konferans sonuçsuz kaldığı için Sevr kaldırılmamıştır.
4Aşağıdaki gelişmelerden hangisi II. İnönü Muharebesi'nden önce gerçekleşmiştir?
İstiklal Marşı 12 Mart 1921'de kabul edilmiştir; II. İnönü ise 23 Mart'ta başlamıştır. Diğer seçeneklerdeki gelişmeler II. İnönü'den sonra yaşanmıştır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- I. İnönü Muharebesi, TBMM'nin kurduğu düzenli ordunun ilk zaferidir.
6-10 Ocak 1921'de İsmet Bey komutasındaki düzenli ordu ilk zaferini kazanmıştır.
- Afganistan, TBMM Hükümeti'ni tanıyan ilk Müslüman devlettir.
1 Mart 1921'de imzalanan Dostluk Antlaşması ile Afganistan TBMM'yi tanıyan ilk Müslüman devlet olmuştur.
- Londra Konferansı'nda İtilaf Devletleri Misakımillî'yi kabul etmiş ve Yunan ordusu Anadolu'dan çekilmiştir.
İtilaf Devletleri Misakımillî'yi kabul etmemiş, konferans sonuçsuz kalmış ve Yunanlılar yeniden saldırarak II. İnönü Muharebesi'ni başlatmıştır.
- Moskova Antlaşması ile Batum Türkiye'ye bırakılmıştır.
Moskova Antlaşması ile Batum Gürcistan'a bırakılmış, Kars ve Ardahan Türkiye'de kalmıştır.
- Kütahya-Eskişehir Muharebelerinden sonra Türk ordusu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir.
Ordunun dağılmasını önlemek ve zaman kazanmak için Mustafa Kemal Paşa Sakarya'nın doğusuna çekilme kararı vermiştir.
- I. İnönü Muharebesi, TBMM'nin kurduğu düzenli ordunun ilk zaferidir.
6Aşağıdaki gelişmeleri doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- 24 Ekim 1920'de yapılan Taarruzu'nun başarısızlığı düzenli ordu kurulmasını hızlandırmıştır.
- Batı Cephesi ikiye ayrıldığında kuzey kesiminin komutanlığına Bey getirilmiştir.
- Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan eden ilk anayasa Kanunu'dur.
- 12 Mart 1921'de kabul edilen İstiklal Marşı'nın şairi 'dur.
- 16 Mart 1921'de Sovyet Rusya ile imzalanan Antlaşması ile kapitülasyonlar geçersiz sayılmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir öğrenci Batı Cephesi'ndeki gelişmeler için şu olayları karışık sırayla not almıştır: Londra Konferansı, Gediz Taarruzu, II. İnönü, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, I. İnönü, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Moskova Antlaşması. Olayları tarih sırasına koyunuz ve her olayın bir sonrakini nasıl etkilediğini neden-sonuç zinciri olarak açıklayınız.
1. ipucu: 1. adım: Olayları 1920 ve 1921 olarak ikiye ayırınız; 1920'de kalan tek olayın Gediz Taarruzu olduğunu fark ediniz.
2. ipucu: 2. adım: 1921 olaylarını ay ay sıralayınız: Ocak (I. İnönü, Teşkilat-ı Esasiye), Şubat-Mart (Londra Konferansı, Moskova Antlaşması), Mart-Nisan (II. İnönü), Temmuz (Kütahya-Eskişehir).
3. ipucu: 3. adım: Her olay için 'Bu olay olmasaydı bir sonraki olay nasıl etkilenirdi?' sorusunu sorarak bağlantıları kurunuz.
Cevap: Doğru sıra: Gediz Taarruzu (24 Ekim 1920) → I. İnönü (6-10 Ocak 1921) → Teşkilat-ı Esasiye (20 Ocak 1921) → Londra Konferansı (21 Şubat-12 Mart 1921) → Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) → II. İnönü (23 Mart-1 Nisan 1921) → Kütahya-Eskişehir (10-24 Temmuz 1921). Neden-sonuç zinciri: Gediz'deki başarısızlık düzenli ordunun kurulmasını hızlandırdı. Yeni ordunun I. İnönü zaferi Meclis'e güven verdi ve Teşkilat-ı Esasiye'nin kabulüne uygun ortam hazırladı; aynı zafer İtilaf Devletlerini Sevr'i değiştirmek için Londra Konferansı'nı toplamaya yöneltti. TBMM'nin güçlendiğini gören Sovyet Rusya Moskova Antlaşması'nı imzaladı. Londra'dan sonuç çıkmayınca Yunanlılar yeniden saldırdı ve II. İnönü kazanıldı. Üst üste iki yenilgiden sonra ordusunu güçlendiren Yunanistan, Kütahya-Eskişehir'de başarı kazandı ve Türk ordusu Sakarya'nın doğusuna çekildi.
Kısaca
- Kuva-yı Milliye: Batı Anadolu'da Yunan ilerleyişini yavaşlatan halk birlikleri, büyük bir fedakârlık göstermiş; fakat disiplinsizlikleri ve dağınık yapıları nedeniyle düzenli bir orduya karşı kalıcı zafer kazanamamıştır.
- Düzenli Ordu: Gediz Taarruzu'nun başarısızlığından sonra BMM, Kasım 1920'de Batı Cephesi'ni Kuzey (İsmet Bey) ve Güney (Refet Bey) olarak ikiye ayırmış, Kuva-yı Milliye'yi düzenli orduya katmış; buna karşı çıkan Çerkez Ethem'in isyanı bastırılmıştır.
- I. İnönü (6-10 Ocak 1921): Düzenli ordunun ilk zaferidir; ardından 20 Ocak 1921'de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edilmiş, İtilaf Devletleri de Londra Konferansı'nı toplamıştır.
- Londra Konferansı (Şubat-Mart 1921): TBMM, İtilaf Devletleri tarafından ilk kez fiilen (de facto) tanınmış ve Misakımillî uluslararası bir toplantıda ilk kez dile getirilmiştir.
- Mart 1921: 1 Mart'ta Afganistan ile Dostluk Antlaşması imzalanmış, 12 Mart'ta Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı kabul edilmiş, 16 Mart'ta Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması yapılmıştır.
- II. İnönü ve Kütahya-Eskişehir: 23 Mart-1 Nisan 1921'de II. İnönü kazanılmış; Temmuz 1921'deki Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde ise ordumuz yenilerek Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiştir.