Geçen hafta Mustafa Kemal’in fikir hayatını besleyen şehirleri ve düşünürleri tanıdın. Bu hafta onun Birinci Dünya Savaşı’na kadar üstlendiği askerî görevleri sırayla izleyeceksin; her olayı bir kişilik özelliğiyle ilişkilendirmeyi öğreneceksin.
Görevlerin genel çerçevesi
Yirminci yüzyılın başlarında Balkanlardaki birçok ulus bağımsızlığına kavuşmuştu; yine de dağılma sürecindeki Osmanlı topraklarından pay istiyordu. Sömürgeci devletlerden İngiltere, Fransa ve Rusya da Osmanlı Devleti’ni parçalamaya yönelik girişimlerde bulunuyordu.
Bu ortam Mustafa Kemal’in askerlik hayatını biçimlendirdi ve onun birçok cephede, farklı bölgelerde görev yapmasını gerektirdi. Görseldeki şerit, Birinci Dünya Savaşı’na kadar üstlendiği başlıca görevleri sırasıyla gösterir; Şam’dan Sofya’ya uzanan bu zincirin Sofya dışındaki halkalarını bu hafta ayrı ayrı inceleyeceksin.
Her görevi incelerken iki adım izle. Önce olguyu belirle; yani ne olduğunu ve Mustafa Kemal’in ne yaptığını söyle. Sonra bu davranışın hangi kişilik özelliğiyle ilişkilendirilebileceğini gerekçesiyle açıkla. Olgu kayda geçen bir gerçektir; kişilik özelliği ise o gerçekten çıkarılan yorumdur.
Şam günleri ve Selânik yılları
Harp Akademisini kurmay yüzbaşı rütbesiyle bitirdikten sonra Mustafa Kemal, Şam’daki 5. Ordu’ya gönderildi. Burada bir yandan bazı Arap kabilelerinin isyanlarını bastırmaya yönelik çalışmalara katıldı, bir yandan da ülke meseleleri üzerinde çalışmayı sürdürdü. Bu sırada, adı Vatan ve Hürriyet olan bir cemiyetin kurucusu oldu.
Şam’dayken Selânik’e gitti, İttihat ve Terakki’nin yöneticileriyle görüşme yaptı ve kurduğu cemiyetin Selânik şubesini açtı; sonra Şam’a döndü. Mustafa Kemal, Şam’daki görevini 1907’de tamamlayarak Selânik’e geri döndü.
Mustafa Kemal Selânik’te görevliyken İkinci Meşrutiyet’i Sultan II. Abdülhamid ilan etti. Mustafa Kemal 1909’da Selânik’teki 3. Ordu’nun karargâhında kurmay şubesine atandı. Şam’da kurduğu cemiyeti ise Selânik’te İttihat ve Terakki ile birleştirdi.
Hareket Ordusu ve Picardie Manevraları
İstanbul’da bir grup 13 Nisan 1909’da hem İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne hem de meşrutiyet yönetimine başkaldırdı. Bu olay 31 Mart Olayı diye bilinir. İsyanı bastırmak için Mahmut Şevket Paşa’nın komutasında Selânik’te Hareket Ordusu adlı bir güç oluşturuldu; Mustafa Kemal, bu kuvvetin İstanbul’a gönderilmesi ve yönetilmesinde görev üstlendi.
Hareket Ordusu İstanbul’a ulaşıp isyanı bastırdı. Bu gelişmeyle birlikte İttihat ve Terakki’nin yönetimdeki ağırlığı arttı. Mustafa Kemal ise askerlik ile siyasetin birbirine karıştırılmaması gerektiğini savundu; bu yüzden ittihatçılarla ilişkisi bozuldu.
Mustafa Kemal, Selânik’teki görevi sırasında Fransa’daki Picardie Manevraları’na katıldı (12-18 Eylül 1910). Orada Fransız ordusunu ve onun komutanlarını yerinde tanıma fırsatı buldu; manevraları izleyerek askerlik mesleğine dair değerli bilgiler ve deneyimler kazandı. Bu birikimini sonraki cephelerde başarıyla kullandı.
Trablusgarp’ta gönüllü görev
İtalya, 1870’te siyasi birliğini sağlamıştı ve Akdeniz’deki sömürge girişimlerini büyütmek istiyordu. Trablusgarp (bugünkü Libya), Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’da elinde kalan son bölgesiydi; İtalya burayı 29 Eylül 1911’de işgal etti. Mustafa Kemal, 1911’in sonlarına doğru İstanbul’da Harbiye Nezareti’nin (Savaş Bakanlığı) emrine atandı.
Osmanlı Devleti, içinde bulunduğu zor koşullar nedeniyle bölgeye ordu gönderemedi. Yine de aralarında Mustafa Kemal ile Enver Paşa’nın bulunduğu bir grup gönüllü subay gizlice oraya gitti (18 Aralık 1911). Bingazi, Tobruk ve Derne’de halkın İtalyanlara karşı örgütlenmesini sağlayan çalışmalarda Mustafa Kemal sorumluluk üstlendi.
İtalyanların bozguna uğratıldığı 22 Aralık 1911 günündeki başarıda Mustafa Kemal önemli rol oynadı. Dağınık durumdaki kuvvetleri bir araya getirerek işgalcilerin nasıl durdurulabileceğine dair önemli tecrübeler edindi. Bu görevde yaklaşık bir yıl kaldı ve binbaşılığa yükseldi.
Balkan Savaşları 1912’de başlayınca Osmanlı Hükûmeti, Mustafa Kemal’i İstanbul’a çağırdı. İtalya ile imzalanan Ouchy (Uşi) Antlaşması’na göre On İki Ada, Balkan Savaşları sona erene dek geçici olarak İtalya’da kalacak; Trablusgarp ise İtalya’ya kalıcı biçimde bırakılacaktı.
Balkan Savaşları
Osmanlı Devleti’nin zayıf durumunu fırsat bilen birçok Balkan ülkesi harekete geçti. Bu ülkelerin savaş açmasında üç etken öne çıkar: Rusya’nın yaydığı Panslavizm propagandası, Avrupa devletlerinin Balkan ülkelerini kışkırtması ve Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımı. Trablusgarp Savaşı sürerken Karadağ, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan ittifak kurdu; Osmanlı’yı Balkanlardan çıkarıp topraklarını bölüşmek için 8 Ekim 1912’de I. Balkan Savaşı’nı başlattı. Osmanlı Devleti, ülke içindeki siyasi çekişmeler ve ordunun savaşa hazır olmaması yüzünden ağır bir yenilgi aldı.
Bu yenilgi üzerine Osmanlı Devleti 30 Mayıs 1913’te dört Balkan ülkesiyle Londra Antlaşması’nı kabul etmek durumunda kaldı. Antlaşmaya göre Balkanlardaki Osmanlı sınırı Midye-Enez hattı oldu; Arnavutluk’un ve Ege adalarının geleceği Avrupa devletlerinin vereceği karara bağlandı. Osmanlı’dan ayrılan Balkan ülkeleri arasında Arnavutluk en sonuncusuydu. Bulgaristan Dedeağaç ile Kavala’yı, Sırbistan Orta ve Kuzey Makedonya’yı, Yunanistan ise Girit ile Selânik’i aldı.
Bulgaristan’ın Londra Antlaşması’yla daha çok toprak edinmesi üzerine ona karşı Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ’dan oluşan bir ittifak doğdu. Bulgaristan bu üç devlete saldırınca II. Balkan Savaşı çıktı (29 Haziran 1913). Kısa süre sonra Romanya da Bulgaristan’ın karşısına geçerek savaşa katıldı. Bu ortamdan yararlanan Osmanlı kuvvetleri, Enver Paşa’nın komutasında, Bulgaristan’ın elindeki Edirne ile Kırklareli’ni geri aldı; ancak İngiltere ile Fransa’nın da bulunduğu devletlerin araya girmesi daha ileri gitmelerini engelledi.
Bükreş Antlaşması, Balkan devletleri arasındaki savaşı sona erdirdi. Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasındaki İstanbul Antlaşması’na göre Edirne, Kırklareli ve Dimetoka Osmanlı’da kaldı, Kavala ise Bulgaristan’a bırakıldı; iki ülke arasındaki sınır Meriç Nehri oldu. Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasındaki Atina Antlaşması’yla (14 Kasım 1913) Yanya, Selânik ve Girit’in sahibi Yunanistan oldu. Mustafa Kemal, Bulgarlardan geri alınan Edirne’nin kurtarılmasında görev aldı.
Olaylardan kişilik özelliklerine
Askerlik hayatındaki olgularla kişilik özelliklerini şöyle ilişkilendirebilirsin. Mustafa Kemal’in Şam’da, adı Vatan ve Hürriyet olan bir cemiyeti kurması vatanseverlik ile bağlantılı bir davranıştır; cemiyetin adı da bu bağı gösterir.
Trablusgarp’a gönüllü olarak, hem de gizlice gitmesi özveri ile; yerel halkı örgütlemesi ise vatanseverlik ile ilişkilendirilebilir. Picardie’de edindiği bilgi ve deneyimleri sonraki cephelerde uygulaması da çalışkanlık ile ilişkilendirilebilir.
Birden fazla özelliğin aynı olguyla ilişkilendirilebileceğini unutma. Önemli olan, olgu ile özellik arasında gerekçeli bir bağ kurmaktır.
Örnekler
Örnek 1Bir öğrenci “Mustafa Kemal, Hareket Ordusu’nda görev aldığı için İttihat ve Terakki ile her konuda aynı görüşteydi ve aralarında bir sorun yaşanmadı.” diyor. Bu çıkarımdaki hata nedir?
Cevabı göster
Mustafa Kemal, Hareket Ordusu’nun İstanbul’a gönderilmesi ve yönetilmesinde görev aldı; ancak askerlik ile siyasetin birbirine karıştırılmaması gerektiğini savundu. Bu görüşü ittihatçılarla ilişkisinin bozulmasına yol açtı. Bir olayda görev almak, tarafların her konuda aynı görüşte olduğunu göstermez.
Örnek 2Mustafa Kemal’in Fransa’daki Picardie Manevraları’na katılması, sonraki askerlik hayatıyla nasıl ilişkilendirilebilir?
Cevabı göster
Orada Fransız ordusunu ve komutanlarını yerinde tanıdı, manevraları izleyerek askerlik mesleğine dair bilgi ve deneyim kazandı. Bu birikimi daha sonra görev yaptığı cephelerde başarıyla kullandı; böylece manevralar sonraki görevlerinde işine yarayan bir birikim sağladı.
Örnek 3Bir tarih şeridinde şu bilgiler yer alıyor: 29 Eylül 1911 — İtalya Trablusgarp’ı işgal etti; 18 Aralık 1911 — gönüllü subaylar gizlice bölgeye gitti; 22 Aralık 1911 — İtalyanlar bozguna uğratıldı. Bu tarihlere bakarak Mustafa Kemal’in katkısı hakkında nasıl bir çıkarım yaparsın?
Cevabı göster
Gönüllü subayların bölgeye gizlice gittiği tarih ile İtalyanların bozguna uğratıldığı tarih arasında dört gün vardır. Mustafa Kemal bu bozgunda önemli rol oynadığına göre, bölgeye gelişinin kısa sürede direnişin örgütlenmesine katkı sağladığı söylenebilir.
Örnek 4Londra Antlaşması’ndan sonra Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ’ın Bulgaristan’a karşı ittifak kurmasının nedeni nedir? Bu ittifak, hangi gelişmeyle savaşa dönüşmüştür?
Cevabı göster
Bulgaristan, Londra Antlaşması’yla daha çok toprak edindiği için ona karşı ittifak kuruldu. Bulgaristan’ın bu üç devlete saldırması II. Balkan Savaşı’nı başlattı (29 Haziran 1913).
Örnek 5Osmanlı Devleti’nin I. ve II. Balkan Savaşları’ndaki durumunu sonuçları bakımından karşılaştır.
Cevabı göster
Osmanlı Devleti, I. Balkan Savaşı’nda ülke içindeki siyasi çekişme ve ordunun savaşa hazır olmaması yüzünden ağır bir yenilgi aldı ve Londra Antlaşması’nı kabul etti; II. Balkan Savaşı’nda ise Balkan devletlerinin kendi aralarındaki savaştan yararlanarak Edirne ve Kırklareli’ni geri aldı.
Örnek 6Mustafa Kemal, Şam’da adı Vatan ve Hürriyet olan bir cemiyet kurmuş ve Selânik’te şubesini açmıştır. Bu olguyu hangi kişilik özelliğiyle ve nasıl bir gerekçeyle ilişkilendirebilirsin?
Cevabı göster
Olgu: Mustafa Kemal, ülke meseleleri üzerinde çalışırken cemiyet kurmuş ve onu yaymıştır. Gerekçe: Cemiyetin adı vatan ve hürriyet kavramlarını öne çıkarır, çalışma da bu amaçla yapılmıştır. Özellik: Bu davranış vatanseverlik ile ilişkilendirilebilir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Mustafa Kemal, Selânik’te görev yaptığı dönemde Şam’da kurduğu cemiyetle ilgili hangi gelişmeyi gerçekleştirmiştir?
Mustafa Kemal, Selânik’te kendi kurduğu cemiyeti İttihat ve Terakki ile birleştirdi. Mahmut Şevket Paşa ise Hareket Ordusu’nun komutanıdır.
2Aşağıdakilerden hangisi I. Balkan Savaşı’nın sonunda imzalanan Londra Antlaşması’nın sonuçlarından biridir?
Londra Antlaşması’yla Balkanlardaki Osmanlı sınırı Midye-Enez hattı oldu. Edirne ve Kırklareli II. Balkan Savaşı’nda geri alındı; Meriç sınırı Bulgaristan ile yapılan İstanbul Antlaşması’yla belirlendi, Trablusgarp’ın durumu ise Uşi Antlaşması’nda düzenlendi.
3İtalya’nın Trablusgarp’ı işgal etmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
İtalya siyasi birliğini sağladıktan sonra Akdeniz’deki sömürge girişimlerini büyütmek istiyordu. Panslavizm Rusya’nın propagandasıdır; Düyun-u Umumiye ise Osmanlı borçlarının tahsili için kurulmuştur.
4Her ifade için doğru ya da yanlış kararı ver.
- Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki görevi sırasında albaylığa yükselmiştir.
Bu görev sırasında binbaşı rütbesine yükselmiştir.
- Mustafa Kemal, Şam’daki 5. Ordu’da görevliyken bazı Arap kabilelerinin isyanlarını bastırmaya yönelik çalışmalarda yer almıştır.
Aynı dönemde ülke meseleleri üzerinde çalışmayı da sürdürmüştür.
- Mustafa Kemal’in Trablusgarp’a gönüllü biçimde gitmesi, özveri ve vatanseverlik gibi özelliklerle ilişkilendirilebilir.
Devlet bölgeye ordu gönderemezken gönüllü olarak ve gizlice gitmesi bu özelliklerle bağlantılı yorumlanabilir.
- Arnavutluk, Osmanlı Devleti’nden ayrılan Balkan ülkeleri arasında ilk sırada yer almıştır.
Osmanlı Devleti’nden ayrılan Balkan ülkeleri arasında en sonuncusu Arnavutluk’tur.
- Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki görevi sırasında albaylığa yükselmiştir.
5Her olay ya da antlaşmayı, ilgili olduğu bilgiyle eşleştir.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Boşlukları uygun sözcüklerle doldur; bir sözcük artacak.
- Mustafa Kemal, Bulgarlardan geri alınan şehrinin kurtarılmasında II. Balkan Savaşı sırasında görev almıştır.
- Trablusgarp’a gizlice giden gönüllü subaylar arasında Mustafa Kemal ile birlikte de bulunuyordu.
- Mustafa Kemal, Trablusgarp’ta Bingazi, Tobruk ve ’de halkın İtalyanlara karşı örgütlenmesinde sorumluluk almıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Bir öğrenci, Birinci Dünya Savaşı’na kadar Mustafa Kemal’in üstlendiği görevleri şu sırayla yazıyor: Trablusgarp, Şam, Selânik’te 3. Ordu’nun karargâhı, Balkan Savaşları. Bu sıralamayı nasıl düzeltirsin?
1. ipucu: Şam’daki görevin 1907’de bittiğini hatırla.
2. ipucu: Selânik’teki atamanın 1909, Trablusgarp’a gidişin 1911 olduğunu karşılaştır.
Cevap: Doğru sıra şöyledir: Şam’daki 5. Ordu, Selânik’te 3. Ordu’nun karargâhı (1909), Trablusgarp (1911) ve Balkan Savaşları (1912-1913). Öğrenci, Trablusgarp’ı Şam ve Selânik görevlerinden önceye koymuştur; oysa Trablusgarp’a gidiş bu iki görevden sonra, 1911’de gerçekleşmiştir.
8Bir öğrenci, Osmanlı Devleti’ne karşı savaşa giren Balkan ülkelerinin nedenleri olarak Rusların Panslavizm propagandasını, Sanayi İnkılabı’nı ve Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçiliği gösteriyor. Listedeki hatayı nasıl düzeltirsin?
1. ipucu: Savaşlara yol açan siyasi etkenleri ayır.
2. ipucu: Üç etkenden birinin ekonomik bir gelişme olduğuna dikkat et.
Cevap: Sanayi İnkılabı listeden çıkarılmalıdır. Savaşın nedenleri Rusların Panslavizm propagandası ile Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımının yanında Avrupa devletlerinin Balkan ülkelerini kışkırtmasıdır.
Kısaca
- Mustafa Kemal, Şam’da Vatan ve Hürriyet adlı cemiyeti kurdu, Selânik’te 3. Ordu’nun karargâhında görev yaptı, 31 Mart Olayı’nı bastıran Hareket Ordusu’nda yer aldı ve Fransa’daki Picardie Manevraları’na katıldı.
- Trablusgarp’a gönüllü subay olarak gizlice gitti; halkın örgütlenmesinde sorumluluk aldı, İtalyanları bozguna uğratan başarıda önemli pay sahibi oldu ve binbaşılığa yükseldi.
- Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki sınırlarını, I. ve II. Balkan Savaşları ile bunları izleyen Londra, İstanbul ve Atina antlaşmaları değiştirdi.
- Askerlik hayatındaki olgular, gerekçeli bir yorumla vatanseverlik, özveri ve çalışkanlık gibi kişilik özellikleriyle ilişkilendirilir.